TCMB Faiz Kararı 23 Temmuz: İndirim Beklenmiyor, Neden?
Goldman Sachs ve Commerzbank faiz indiriminin 2026 dördüncü çeyreğine ertelenmesini öngörürken, Deutsche Bank kademeli gevşeme patikası çiziyor
- TCMB'nin 23 Temmuz'da yapılacak PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37'de sabit bırakılması bekleniyor.
- Haziran enflasyonunun yıllık yüzde 32,11'e gerilemesine rağmen çekirdek enflasyon yüzde 29,84 ve hizmet enflasyonu yüzde 39,64 seviyesinde dirençli seyrini koruyor.
- Goldman Sachs ve Commerzbank faiz indirimi beklentisini 2026 dördüncü çeyreğine öteledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 23 Temmuz 2026 Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit bırakılması bekleniyor. Haziran ayında yıllık enflasyonun yüzde 32,11'e gerilemesine rağmen çekirdek ve hizmet enflasyonundaki yapışkanlık, uluslararası finans kuruluşlarının faiz indirimi beklentilerini 2026'nın dördüncü çeyreğine öteledi.
Goldman Sachs, Commerzbank ve Citi gibi küresel dev bankalar, haziran enflasyon verilerinin ardından TCMB'den yakın dönemde faiz indirimi beklemiyor. Deutsche Bank ise daha ılımlı bir patika çizerek politika faizinin yıl sonunda yüzde 35'e inmesini ve dolar/TL'nin 51 seviyesine ulaşmasını öngörüyor. Piyasalar, ağustos ayında PPK toplantısı olmaması nedeniyle 23 Temmuz kararını yılın en kritik para politikası adımı olarak değerlendiriyor.
Öne Çıkanlar
- TCMB'nin 23 Temmuz 2026 Perşembe günü yapılacak PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37'de sabit kalması bekleniyor.
- Haziran 2026 enflasyonu aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak gerçekleşti; çekirdek enflasyon yıllık yüzde 29,84 seviyesinde dirençli seyrini koruyor.
- Goldman Sachs, TCMB'nin 2026 dördüncü çeyreğine kadar faiz indirimi yapmasını beklemiyor; Commerzbank ise yıl sonuna kadar indirimi rafa kaldırdı.
- Hizmet enflasyonu yıllık yüzde 39,64 ile yüksek seyrini sürdürürken, temel mallar yıllık yüzde 17,37 artış gösterdi.
- Deutsche Bank, 2026 yıl sonu dolar/TL tahminini 51, politika faizini yüzde 35, ortalama enflasyonu ise yüzde 30,5 olarak öngörüyor.
TCMB 23 Temmuz PPK Toplantısı Ne Zaman Yapılacak?
TCMB Para Politikası Kurulu, 2026 yılı takvimine bağlı kalarak temmuz ayı toplantısını 23 Temmuz Perşembe günü saat 14.00'te gerçekleştirecek. Ağustos ayında PPK toplantısı planlanmadığı için bu karar, yaz döneminin tek ve en kritik para politikası adımı olarak öne çıkıyor. Karar metnindeki enflasyon değerlendirmesi ve yönlendirme unsurları yıl sonu faiz beklentileri için belirleyici olacak.
TCMB'nin 2026 PPK takvimine göre temmuz ayından sonra sıradaki toplantı eylül ayında yapılacak. Bu durum, 23 Temmuz kararının sadece temmuz ayını değil, ağustos ayını da kapsayan bir dönem için piyasanın yönünü belirlemesi anlamına geliyor. Piyasa katılımcıları, karar metninde özellikle enflasyonun ana eğilimi, iç talep koşulları ve fiyatlama davranışlarına ilişkin mesajların yakından takip edileceğini belirtiyor.
TCMB'nin Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, 68 katılımcının politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37, ikinci toplantı beklentisi yüzde 37 ve üçüncü toplantı beklentisi ise yüzde 36,34 oldu. 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 30,14'e geriledi. Bu veriler, piyasanın kısa vadede faiz indirimi beklemediğini, ancak orta vadede kademeli bir gevşeme patikası fiyatladığını gösteriyor.
AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, küresel piyasalardaki belirsizliğin azalması ve yerleşik döviz talebinin sınırlı kalmasına bağlı olarak mevcut fonlama görünümünün yakın vadede değişebileceğini ifade etti. Bürümcekçi, 23 Temmuz toplantısında politika faizi ve koridor genişliklerinin mevcut durumunda korunmasının beklendiğini, ancak toplantı sonrası fonlamanın haftalık repo ihaleleri kanalı ile yüzde 37'den sağlanmasının başlatılabileceğini belirtti. Bu, TCMB'nin fonlama bileşiminde bir değişiklik yapabileceği ancak politika faizinde bir değişiklik yapmayacağı anlamına geliyor.
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise haziran enflasyon verisinin piyasa konsensüsü olan yüzde 0,98'e paralel gerçekleştiğini kaydederken, temmuz ayı başında otoyol ücretleri ile sağlık hizmetlerine yapılan fiyat ayarlamalarının kısa vadede enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini düşündüklerini ifade etti. Bu beklenti, TCMB'nin temmuz kararı sonrası ağustosta açıklanacak temmuz enflasyon verisinin de piyasa açısından kritik olacağını gösteriyor.
Haziran 2026 Enflasyonu Ne Kadar Oldu?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre haziran 2026'da tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon mayıstaki yüzde 32,61 seviyesinden 0,50 puan gerileyerek yüzde 32,11'e indi. Bu rakam, piyasa beklentisi olan yüzde 32 ile büyük ölçüde örtüşüyor. On iki aylık ortalama enflasyon ise yüzde 32,03 olarak hesaplandı.
Haziran verisiyle birlikte TÜFE'deki 6 aylık artış yüzde 17,76'ya ulaştı. Bu rakam, ocak ve temmuz aylarında memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranlarının belirlenmesinde kullanılan 6 aylık enflasyon farkı için belirleyici oldu. SSK ve Bağ-Kur emeklileri ile memurların maaşları bu verilere göre zamlanacak.
Yıllık enflasyona en büyük etki 8,61 puanla Gıda ve Alkolsüz İçecekler grubundan geldi. Bu grubu 5,92 puanla Konut, Su, Elektrik, Gaz ve Diğer Yakıtlar ve 5,19 puanla Ulaştırma grupları izledi. Haziran ayında konut grubu fiyatları yüzde 2,30 oranında artarak ayın enflasyonunun temel belirleyicisi oldu.
TÜİK verilerine göre haziran ayında endekste yer alan 174 alt harcama kaleminin 138'inde fiyatlar yükseldi. Buna karşılık 26 kalemde düşüş yaşanırken, 10 kalemde herhangi bir fiyat değişikliği görülmedi. Gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık fiyat artışı yüzde 0,17 ile sınırlı kalırken, ulaştırma grubunda yüzde 0,05 oranında gerileme kaydedildi.
İş Yatırım'ın değerlendirmesine göre, haziran TÜFE verisi aylık yüzde 0,99 ile piyasa ve İş Yatırım tahminleri ile uyumlu geldi. Resmi rakam, İTO İstanbul ölçümünün yüzde 1,14'ünün altında, Web-TÜFE'nin yüzde 0,92'sinin biraz üzerinde gerçekleşti. Enerji, gıda, içecek, tütün ve altın fiyatlarını dışlayan çekirdek C endeksi de aylık yüzde 1,46 artışla piyasa ve İş Yatırım tahminlerinden düşük geldi.
İş Yatırım analistleri, mevsimsellikten arındırılmış aylık hizmet enflasyonunun yüzde 2,30 ile önceki aylara kıyasla belli bir iyileşme kaydettiğine dikkat çekti. Ancak işlenmiş gıda enflasyonunun 2,1 puanlık ilave artışla son 17 ayın zirvesine geldiği ve bu durumun rahatsız edici olduğu belirtildi. Yıllık işlenmiş gıda enflasyonunun kur artış hızı ve TÜFE geneline kıyasla yüksek seyretmesi, para politikası açısından bir risk faktörü oluşturuyor.
Çekirdek ve Hizmet Enflasyonu Neden Düşmüyor?
Çekirdek enflasyon, TCMB'nin para politikası kararlarında yakından takip ettiği en kritik gösterge olmaya devam ediyor. Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre, enerji, gıda, içecek, tütün ve altın hariç çekirdek C endeksi haziran ayında aylık yüzde 1,46 arttı. Çekirdek enflasyonun yıllık artış oranı ise yüzde 29,84 olarak gerçekleşti.
Hizmet enflasyonu, enflasyonun ana eğilimindeki yapışkanlığın en önemli kaynağı olarak öne çıkıyor. Haziran ayında Hizmet Grubu fiyatları aylık yüzde 1,69 oranında yükselirken, yıllık artış yüzde 39,64 seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, genel enflasyonun önemli ölçüde üzerinde bir seviyeyi işaret ediyor. Temel Mallar Grubu yıllık fiyat artışı ise yüzde 17,37 ile görece daha ılımlı bir seyir izledi.
Goldman Sachs'ın raporunda, TÜİK'in çekirdek C endeksinin aylık artış hızının yüzde 2,4'ten yüzde 2,2'ye gerilemesine rağmen, takip edilen temel çekirdek enflasyon göstergelerinin tamamında hızlanma görüldüğü belirtildi. Özellikle medyan enflasyonun haziran ayında 0,2 puan artarak üç aylık hareketli ortalama bazında aylık yüzde 2,2'ye yükseldiği kaydedildi. Banka, bu görünümün mart ayından bu yana Türk lirasındaki değer kaybının hızlanmasını yansıttığını değerlendirdi.
Citi ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar, haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirdikleri raporda, yaklaşık yüzde 30 seviyesindeki çekirdek enflasyon ile yüzde 40 seviyesindeki hizmet enflasyonunun yüksek seyrini koruduğuna dikkat çekti. Raporda, hesaplamaların hizmet enflasyonunda aylık dezenflasyon hızında anlamlı bir iyileşmeye işaret etmediği kaydedildi. Citi'ye göre bu tablo, erken faiz indirimi için yeterli bir zemin oluşturmuyor.
İşlenmiş gıda fiyatlarındaki artış da çekirdek enflasyonu besleyen bir başka faktör. İş Yatırım'ın analizine göre, 2026 boyunca kesintisiz yükselen yıllık işlenmiş gıda enflasyonu haziran ayında 2,1 puanlık ilave artışla son 17 ayın zirvesine geldi. Kur artış hızı ve TÜFE geneline kıyasla bu alt kalemlerin yüksek seyretmesi, para politikası açısından rahatsız edici bir tablo oluşturuyor.
Çekirdek enflasyonun 12 aylık ortalama değişim oranı ise 0,45 puan azalarak yüzde 31,05 seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler, dezenflasyon sürecinin TCMB'nin öngördüğü hızda ilerlemediğini ve hizmet sektöründeki fiyat artışlarının erken faiz indirimi için risk unsuru olmaya devam ettiğini gösteriyor. Citi raporunda, fiyatlama davranışlarındaki yapısal bozulma ve çıpalanmamış beklentiler nedeniyle dezenflasyon sürecine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü belirtiliyor.
Yabancı Bankalar TCMB İçin Ne Bekliyor?
Haziran enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından uluslararası finans kuruluşları TCMB'nin para politikasına ilişkin güncellenmiş tahminlerini paylaştı. Genel eğilim, faiz indiriminin ertelenmesi yönünde. Üç büyük uluslararası bankanın değerlendirmeleri, piyasalardaki temkinli beklentiyi yansıtıyor ve 23 Temmuz kararını şekillendiriyor.
Goldman Sachs, haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirdiği raporda, manşet enflasyondaki düşüşe karşın çekirdek enflasyon göstergelerinde bozulmanın sürdüğünü belirterek TCMB'nin 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar fiili faiz indirimi yapmasını beklemediğini bildirdi. Banka, çekirdek enflasyondaki bozulmanın tersine çevrilmesi için Türk lirasındaki daha hızlı değer kaybının finansal koşullarda ilave sıkılaşmayla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Goldman Sachs'a göre ekonomik istikrar programı önündeki en büyük risk cari açıktaki genişleme.
Commerzbank ise daha da temkinli bir duruş sergileyerek, haziran enflasyonu sonrasında TCMB'nin kısa vadede faiz indirimi yapmasına imkan tanıyacak bir alan kalmadığını değerlendirdi. Alman bankası, daha önce 2026 yılı içinde sınırlı bir faiz indirimi olabileceği yönündeki beklentisini tamamen geri çekti. Commerzbank analistleri, enflasyonun ana eğiliminin politika yapıcılara kayda değer bir rahatlama sağlayacak seviyeye gerilemediğini vurguladı.
Citi ekonomistleri Domaç ve Işıklar, TCMB'nin yılın ikinci yarısında faiz indirimi için sınırlı bir alanı bulunduğunu belirtirken, politika faizinin yıl sonunda piyasa beklentisi olan yüzde 34'e karşılık yüzde 35 seviyesinde olacağını öngördü. Citi, yıl sonu enflasyon tahminini yaklaşık yüzde 31 olarak korurken, enflasyona ilişkin risk dengesinin yukarı yönlü olduğunu değerlendirdi. Raporda, yalnızca kur istikrarının enflasyon beklentilerini yeniden çıpalamaya yetmeyebileceği belirtiliyor.
Deutsche Bank ise üç büyük banka arasında en ılımlı görüşe sahip. CEEMEA 2026 ikinci yarı görünüm raporunda, TCMB'nin sıkı para politikasını korurken temkinli faiz indirimlerine devam edeceğini öngören Deutsche Bank, politika faizinin üçüncü çeyrek sonunda yüzde 36'ya, yıl sonunda yüzde 35'e, 2027 sonunda ise yüzde 31'e gerilemesini bekliyor. Banka, 2026 yılı ortalama enflasyon tahminini yüzde 30,5 olarak açıkladı ve Türkiye ekonomisinin yüzde 3 büyümesini öngördü.
Piyasalar Faiz Kararına Nasıl Tepki Verdi?
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, TCMB'nin temmuz ayı faiz kararı belirsizliği altında temkinli bir seyir izliyor. Endeks, 9 Temmuz itibarıyla yüzde 0,60 değer kaybıyla 14.105,44 puandan günü tamamladı. İşlem hacmi 152 milyar lira seviyesinde gerçekleşirken, bankacılık endeksi yüzde 1,17 değer kaybetti. Holding endeksi ise yüzde 0,65 değer kazandı.
Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.100 ve 14.000 puanın destek, 14.200 ve 14.300 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti. Faize duyarlı bankacılık ve gayrimenkul hisseleri, olası bir indirim sinyaline karşı en hassas kâğıtlar olarak öne çıkıyor. Perakende satış verilerinin beklentilerin altında kalması durumunda bu kesimlerdeki değerleme baskısının derinleşebileceği belirtiliyor.
Dolar/TL kuru ise TCMB'nin rezervlerden satış yaparak yükselişini baskılamasıyla sınırlı bir aralıkta hareket ediyor. Dolar/TL, 9-10 Temmuz günlerinde yaklaşık 46,87-46,98 TL bandında işlem gördü. TCMB'nin efektif kurunu alışta 46,7527, satışta 46,9400 lira olarak açıkladığı görüldü. Euro/TL ise 53,70-53,80 seviyelerinde dengelendi. Yılbaşı başlangıç değerine göre dolar yüzde 9,19 oranında değer kazandı.
Altın piyasası ise Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yükselişini sürdürdü. Altının kilogram fiyatı yüzde 1 yükselerek 6 milyon 202 bin liraya çıktı. Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı 4 bin 130 dolar seviyesinde işlem gördü. Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası'nda 15 Mart 2028 vadeli tahvilin basit getirisi yüzde 37,33, bileşik getirisi yüzde 40,81 olarak gerçekleşti.
VİOP'ta BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat, normal seansı yüzde 0,33 yükselişle tamamladı. Analistler, yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve 2. el konut satışlarının takip edileceğini belirtti. Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin varlık fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ettiği gözleniyor. Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, yatırımcıların risk iştahını sınırlarken güvenli liman talebini artırıyor.
Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 3,53 ile madencilik olurken, en fazla kaybettiren yüzde 3,55 ile teknoloji oldu. Bu sektörel dağılım, yatırımcıların yüksek riskli kesimlerden uzaklaşarak emtia ağırlıklı varlıklara yöneldiğini gösteriyor. BIST 100 endeksinin 14.000 puan destek seviyesini koruması, kısa vadede piyasa güveninin sürdüğüne işaret ediyor.
Dolar/TL Kuru ve Yıl Sonu Tahminleri Ne?
Deutsche Bank'ın CEEMEA 2026 ikinci yarı görünüm raporu, dolar/TL kuru için yıl sonu tahminini 51 olarak açıkladı. Bu tahmin, güncel kurun yaklaşık 46,84 TL olduğu düşünüldüğünde, yıl sonuna kadar yaklaşık yüzde 9'luk bir değer kaybını işaret ediyor. Banka, 2027 yıl sonu dolar/TL tahminini ise 65 seviyesi olarak belirledi.
Euro/TL için ise 2026 yıl sonu tahmini 63,8 olarak açıklandı. Deutsche Bank, yüksek reel faiz ortamının etkisiyle Türk lirasının son yıllarda reel bazda önemli ölçüde değerlendiğine dikkat çekti. Raporda, bu durumun tüketim amaçlı ithalatı artırdığı, doğrudan yabancı yatırımların ise son 20 yılın ardından ilk kez negatife dönmesinin kurdaki değerlenmeye ilişkin endişeleri güçlendirdiği ifade edildi.
Deutsche Bank'ın TL değerlenmesi tespiti, ekonomi politikaları açısından önemli bir kör-noktayı işaret ediyor. Yüksek reel faiz, TL varlıkların cazibesini artırarak kısa vadeli portföy girişlerini desteklerken, aynı zamanda yerli üretimin rekabet gücünü zayıflatarak ithalatı teşvik ediyor. Doğrudan yabancı yatırımın negatife dönmesi, bu dengesizliğin yapısal bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Banka, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3 büyümesini beklerken, cari açığın milli gelire oranını yüzde 2,9, bütçe açığının milli gelire oranını ise yüzde 3,5 olarak öngördü.
Buna karşın raporda, turizm gelirleri ile altın fiyatlarındaki gerilemenin kısa vadede Türk lirasını destekleyebileceği değerlendirmesi yapıldı. Turizm gelirlerinin mevsimsel olarak yaz aylarında artması ve altın fiyatlarındaki düzeltmenin cari dengeye olumlu katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak bu desteklerin yapısal nitelik taşımadığı ve kalıcı bir kur istikrarı için yeterli olmayabileceği vurgulanıyor.
Goldman Sachs da raporunda, mart ayından bu yana Türk lirasındaki değer kaybının medyan enflasyonun üç aylık hareketli ortalamasını aylık yüzde 2,2'ye yükselttiğine dikkat çekti. Banka, cari açıktaki genişlemenin ekonomik istikrar programı önündeki en büyük risk unsuru olduğunu belirtti. TCMB'nin son dönemde döviz politikasında attığı adımların bu riskleri sınırlamaya yönelik olduğu değerlendirildi. Citi de rekabet gücüne yönelik artan kaygılar ortamında yalnızca kur istikrarının enflasyon beklentilerini yeniden çıpalamaya yetmeyebileceğini ifade etti.
İTO Başkanı Avdagiç Faiz İndirimi İçin Ne Söyledi?
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO'nun temmuz ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada, enflasyondaki düşüşün TCMB'ye faiz indirimi konusunda alan açtığını belirtti. Ancak Avdagiç, küresel enflasyon riskleri ve finansal koşullar nedeniyle para politikasında erken gevşeme konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguladı. Bu değerlendirme, iş dünyasının da TCMB'nin sıkı duruşunu beklediğine işaret ediyor.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç: "Dünyada enflasyon risklerinin yeniden yukarı yönlü hareket etmesi, küresel finansal koşullarının uzun süre sıkı kalma ihtimali ve kur üzerindeki baskı, para politikasında erken gevşeme alanını sınırlıyor. Enflasyondaki düşüş seyri ise TCMB'ye faiz indirimi konusunda alan açıyor."
Avdagiç, son üç yıldır uygulanan enflasyonla mücadele programının önemli kırılganlıkları ortadan kaldırdığını ve anlamlı bir dengeleme etkisi ürettiğini ifade etti. Para politikasındaki sıkı duruşun iç talep kaynaklı enflasyonist baskıların hızını yavaşlattığını ve fiyatlama davranışlarında kademeli bir normalleşme eğilimi oluşturduğunu kaydetti. Ancak bu kazanımların kalıcı hale gelmesinin para politikasının yanı sıra mali disiplin ve yapısal reformlarla desteklenmesine bağlı olduğunu vurguladı.
Finansal istikrar tarafında risk primindeki gerileme ve portföy akımlarındaki dengelenmenin programın dış kırılganlıkları azaltıcı etkisini güçlendirdiğini belirten Avdagiç, bu kazanımların kalıcı hale gelmesinin mali disiplin ve yapısal reformlarla desteklenmesine bağlı olduğunu ifade etti. İş dünyası adına konuşan Avdagiç'in bu mesajı, TCMB'nin sıkı duruşunun sadece finansal piyasalar tarafından değil, reel sektör tarafından da desteklendiğini gösteriyor.
Avdagiç ayrıca, küresel ekonominin yılın ikinci yarısına girerken artık tekil krizlerin açıklayamadığı, daha kalıcı ve katmanlı bir belirsizlik rejiminin içine yerleşmiş görünüm sergilediğini söyledi. Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik risklerin petrol ve doğal gaz fiyatlarını arz-talep dengesinin ötesinde doğrudan risk primi üzerinden belirlenen bir yapıya taşıdığını ve bunun enerji fiyatlarında yeni bir taban oluşmasına yol açtığını kaydetti.
İTO Başkanı, enerji fiyatlarındaki bu yeni tabanın enflasyon görünümü için önemli bir risk faktörü oluşturduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda, TCMB'nin sıkı duruşunu korumasının yanı sıra mali disiplin ve yapısal reformların da sürdürülmesinin kritik olduğunu ifade etti. Avdagiç'in değerlendirmesi, yerli ve yabancı bankaların faiz indirimi beklentilerini ertelemesiyle örtüşüyor ve TCMB'nin 23 Temmuz'da faizi sabit bırakma ihtimalini güçlendiriyor.
TCMB Faiz İndirimi Ne Zaman Gelecek?
TCMB'nin faiz indirim patikası, piyasaların en çok merak ettiği konuların başında geliyor. Mevcut veriler ve uluslararası kuruluşların değerlendirmeleri, ilk fiili faiz indiriminin 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar gecikebileceğine işaret ediyor. TCMB, 2025 yılı sonunda başlattığı faiz indirim döngüsünü, enflasyondaki yapışkanlık gerekçesiyle bir süredir yavaşlatmış durumda.
Goldman Sachs raporunda: "Çekirdek enflasyondaki bozulmanın tersine çevrilmesi için finansal koşullarda ilave sıkılaşma gerekliliğine işaret ederek, TCMB'nin 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar faiz indirimine gitmeyeceğini öngörüyoruz."
TCMB'nin 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 24 ve yüzde 15 enflasyon hedefleri bulunuyor. Ancak sektörel enflasyon beklentileri, dezenflasyon sürecinin Merkez Bankası'nın öngördüğünden daha yavaş ilerleyebileceğine işaret ediyor. Citi raporunda, rekabet gücüne yönelik artan kaygılar ortamında yalnızca kur istikrarının enflasyon beklentilerini yeniden çıpalamaya yetmeyebileceği değerlendirildi. Enerji fiyatlarında beklenen yumuşamanın olumlu olduğu ancak fiyatlama davranışlarındaki yapısal bozulma nedeniyle belirsizliklerin sürdüğü belirtiliyor.
Finans kuruluşlarının yıl sonu enflasyon tahminleri yüzde 28 ile yüzde 31 bandında şekilleniyor. Citi yıl sonu enflasyonu yüzde 31, politika faizini yüzde 35 olarak öngörürken, Deutsche Bank ortalama enflasyonu yüzde 30,5 ve yıl sonu faizi yüzde 35 tahmin ediyor. Finans kuruluşlarının raporlarında, TCMB'nin temmuz toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 37 seviyesinde sabit bırakacağı görüşü öne çıkıyor. Commerzbank ise yılın geri kalanında faizin sabit kalmasını bekliyor.
Ağustos 2026 başında açıklanması beklenen temmuz ayı enflasyon verisi, piyasaların takip edeceği ana göstergeler arasında yer alacak. Temmuz enflasyonunun seyri, TCMB'nin yılın kalan döneminde para politikası alanını ve faiz patikasına ilişkin piyasa beklentilerini doğrudan etkileyecek. Otoyol ücretleri ve sağlık hizmetlerine yapılan fiyat ayarlamalarının temmuz enflasyonu üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtiliyor. Eylül ayındaki bir sonraki PPK toplantısına kadar piyasanın bu verileri fiyatlaması bekleniyor.
Uluslararası Kuruluşların TCMB ve Türkiye Tahminleri
| Kuruluş | Yıl Sonu Faiz | Yıl Sonu Enflasyon | İlk İndirim Beklentisi |
|---|---|---|---|
| Goldman Sachs | %37 (sabit) | ~%31 | 2026 Q4 |
| Commerzbank | %37 (sabit) | — | Yıl sonu sonrası |
| Citi | %35 | %31 | Sınırlı alan |
| Deutsche Bank | %35 | %30,5 (ortalama) | Q3 sonu (kademeli) |
| Piyasa Anketi (12 ay) | %30,14 | — | Kademeli gevşeme |
Sık Sorulan Sorular
TCMB Temmuz 2026 faiz kararı ne zaman açıklanacak?
TCMB Para Politikası Kurulu, temmuz ayı toplantısını 23 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 14.00'te gerçekleştirecek. Ağustos ayında PPK toplantısı planlanmadığı için bu karar, yaz döneminin en kritik para politikası adımı olarak öne çıkıyor.
Merkez Bankası faiz indirimi ne zaman gelecek?
Goldman Sachs ve Commerzbank gibi uluslararası bankalar, TCMB'nin 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar faiz indirimi yapmasını beklemiyor. Deutsche Bank ise yıl sonuna kadar kademeli indirimlerle faizin yüzde 35'e inmesini öngörüyor. Piyasa anketine göre 12 ay sonrası faiz beklentisi yüzde 30,14.
Haziran 2026 enflasyonu ne kadar oldu?
TÜİK verilerine göre haziran 2026'da tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak gerçekleşti. Çekirdek enflasyon yıllık yüzde 29,84 ve hizmet enflasyonu yıllık yüzde 39,64 seviyesinde dirençli seyrini koruyor.
Dolar/TL yıl sonunda ne kadar olacak?
Deutsche Bank'ın CEEMEA 2026 ikinci yarı görünüm raporuna göre dolar/TL'nin 2026 yıl sonunda 51 seviyesine ulaşması bekleniyor. Euro/TL için yıl sonu tahmini ise 63,8 olarak açıklandı. Güncel dolar/TL kuru yaklaşık 46,84-46,98 TL bandında işlem görüyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sağ medya az yer verdiBu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%33
- Merkez%50
- Sağ%17
Bu haber 6 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 2, merkez 3, sağ 1). Sağ cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma