Uluslararası Bankalar Türkiye İçin Alarm Verdi: Cari Açık Enflasyonu Gölgede Bıraktı
Goldman Sachs, Deutsche Bank ve Fitch'in Türkiye raporları cari açık riskine odaklandı; 23 Temmuz PPK öncesi faiz indirimi beklentisi zayıflıyor
- Goldman Sachs, Türkiye ekonomisinde cari açığın yapışkan enflasyondan daha kritik bir risk haline geldiğini açıkladı.
- Deutsche Bank yıl sonu dolar/TL tahminini 51, politika faizini yüzde 35 öngörürken, Fitch Türk finans sektörü görünümünü kötüleşen seviyesine revize etti.
- Haziran ayında dış ticaret açığı yüzde 26,3 artışla 10,4 milyar dolara yükseldi.
Türkiye ekonomisinde yıllık enflasyon Haziran ayında yüzde 32,11'e gerilese de uluslararası yatırım bankaları risk haritasını değiştiriyor: Goldman Sachs, cari açığın enflasyondan daha büyük bir tehdit oluşturduğunu açıkladı. Deutsche Bank ise yıl sonu dolar/TL için 51, politika faizi için yüzde 35 tahminini paylaştı.
Bu değerlendirmeler, 23 Temmuz'da toplanacak TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) öncesi piyasa beklentilerini şekillendiriyor. Ağırlıklı beklenti, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde korunması yönünde. Haziran ayında dış ticaret açığının yüzde 26,3 artışla 10,4 milyar dolara ulaşması, cari denge endişelerini besliyor.
Öne Çıkanlar
- Goldman Sachs, cari açığın enflasyondan daha önemli bir risk haline geldiğini açıkladı ve TCMB'den 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar faiz indirimi beklemediğini yineledi.
- Deutsche Bank yıl sonu dolar/TL tahminini 51, politika faizini yüzde 35, ortalama enflasyonu yüzde 30,5 olarak öngördü; Türk lirasının reel değerlenmesinin tüketim ithalatını artırdığına dikkat çekti.
- Fitch Ratings, Türk bankaları, banka dışı finansal kuruluşlar ve sigorta şirketleri için 2026 yıl ortası sektör görünümünü Nötr'den Kötüleşen'e revize etti.
- Haziran ayında ihracat yüzde 21,9 artışla 25 milyar dolara ulaşırken, ithalat yüzde 23,1 artışla 35,3 milyar dolara çıktı ve dış ticaret açığı 10,4 milyar dolara yükseldi.
- TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,14, dolar/TL beklentisi 51,47 oldu; 23 Temmuz PPK'da faizin sabit bırakılması öngörülüyor.
Cari açık neden enflasyondan daha büyük risk haline geldi?
Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil, 6 Temmuz'da yayımladıkları analizde Türkiye ekonomisinin risk haritasında köklü bir değişim olduğuna dikkat çekti. Buna göre, ekonomik istikrar programı açısından en önemli risk unsuru artık enflasyon değil, cari açıktaki genişleme. Haziran ayında yıllık tüketici enflasyonu enerji fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle yüzde 32,6'dan yüzde 32,1'e gerilemiş olsa da, çekirdek enflasyon göstergelerinin tamamı yükseliş kaydetti.
Goldman Sachs'ın notunda özellikle medyan enflasyonun Haziran ayında 0,2 puan artarak 3 aylık hareketli ortalamada aylık yüzde 2,2 seviyesine ulaştığı vurgulandı. Bu, fiyat artışlarının enerji dışı kalemlerde de devam ettiğini gösteriyor. Banka, TCMB'nin Mart ayından bu yana Türk lirasının daha hızlı değer kaybetmesine izin verdiğini hatırlatarak, çekirdek enflasyon ivmesini dizginlemek için zayıf para biriminin yanı sıra muhtemelen daha sıkı finansal koşullara da ihtiyaç duyulacağını belirtti.
Raporda, finansal koşullarda ilave bir sıkılaşma sağlanmaması halinde yüzde 29 olan yıl sonu enflasyon tahmini üzerinde yukarı yönlü kayda değer riskler bulunduğu uyarısında bulunuldu. Goldman Sachs, TCMB'den 2026'nın dördüncü çeyreği öncesinde anlamlı bir faiz indirimi beklemiyor. Bu, piyasadaki faiz indirim beklentilerinin Eylül'den en erken Ekim-Kasım'a ötelenebileceği anlamına geliyor.
Cari açık riskinin öne çıkmasının temel nedeni, Haziran ayı dış ticaret verilerindeki tablo. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın açıkladığı verilere göre, Haziran'da ihracat yıllık bazda yüzde 21,9 artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 23,1 artışla 35 milyar 319 milyon dolara ulaştı. Dış ticaret açığı ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,3 oranında artarak 10,4 milyar dolar seviyesine çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70,6'da kaldı. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığı ise yüzde 7,4 artışla 95,8 milyar dolara yükseldi.
Goldman Sachs ekonomistleri yayımladıkları notta, 'Tüm temel enflasyon göstergelerimiz yükseliş kaydetti; özellikle medyan enflasyon Haziran ayında 0,2 puan artarak 3 aylık hareketli ortalamada aylık yüzde 2,2 seviyesine ulaştı' ifadelerine yer verdi.
Deutsche Bank'ın yıl sonu tahminleri ne?
Deutsche Bank, 7 Temmuz'da yayımladığı CEEMEA 2026 ikinci yarı görünüm raporunda Türkiye'ye ilişkin kapsamlı tahminlerini paylaştı. Banka, TCMB'nin sıkı para politikasını korurken kademeli faiz indirimlerini sürdüreceğini öngörüyor. Politika faizinin mevcut yüzde 37 seviyesinden üçüncü çeyrek sonunda yüzde 36'ya, yıl sonunda yüzde 35'e ve 2027 sonunda yüzde 31'e gerilemesi bekleniyor.
Dolar/TL için yıl sonu tahmini 51, 2027 sonu için 65 olarak açıklandı. Euro/TL tahmini ise 2026 sonu için 63,8 olarak belirlendi. Deutsche Bank, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3 büyümesini beklerken, ortalama enflasyon tahminini yüzde 30,5 olarak açıkladı. Cari açığın GSYD'ye oranının yüzde 2,9, bütçe açığının ise yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleşeceği öngörüldü.
Raporda dikkat çeken bir başka nokta, Türk lirasının son yıllarda reel olarak önemli ölçüde değerlenmiş olması. Analistler, yüksek reel faizin tüketim amaçlı ithalatı artırdığına ve doğrudan yabancı yatırımların (FDI) son 20 yılın ardından ilk kez negatife döndüğüne dikkat çekti. Bu durum, kur üzerindeki yukarı yönlü beklentileri besliyor. Buna karşın turizm gelirleri ile altın fiyatlarındaki gerilemenin kısa vadede lirayı destekleyebileceği ifade edildi.
Deutsche Bank ayrıca politika yapıcıların kur rejiminde değişiklik ya da erken seçim ihtimaline yönelik güçlü mesajlar verdiğini vurguladı. Bu, piyasa katılımcılarına TCMB'nin mevcut sıkı duruşunu sürdüreceği sinyalini iletiyor. Bankanın yıl sonu dolar tahmini olan 51 TL, TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ndeki 51,47'lik beklentiyle de uyumlu.
Fitch'in Türk finans sektörüne revizyonu ne anlama geliyor?
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankaları, banka dışı finansal kuruluşlar ve sigorta şirketleri için 2026 yıl ortası sektör görünümünü Nötr'den Kötüleşen'e revize etti. Kararda yüksek enflasyon, uzun süre yüksek kalması beklenen faizler, ABD-İran çatışmasının yarattığı jeopolitik riskler ve ekonomik büyümedeki yavaşlama etkili oldu.
Fitch'e göre Türk bankaları açısından en büyük zorluk, uzun süre yüksek kalacak faiz oranları olacak. Kuruluş, TL faiz indirimlerinin net faiz marjlarını desteklemesinin, yükümlülüklerin varlıklardan daha hızlı yeniden fiyatlanması nedeniyle beklenenden daha uzun süreceğini öngörüyor. Aylık kredi büyüme sınırları, zorunlu karşılıklar, TL mevduat payına ilişkin düzenlemeler, artan kredi karşılıkları ve enflasyona bağlı maliyetlerin de kârlılık üzerinde baskı oluşturacağı belirtildi.
Fitch, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve yüksek faiz ortamı nedeniyle 2026 yılında bankaların aktif kalitesinde ılımlı bir bozulma öngörüyor. Özellikle teminatsız bireysel krediler ve KOBİ segmentinde tahsili gecikmiş alacak oranlarının artması bekleniyor. Buna rağmen yeterli karşılıklar ve karşılık öncesi kârlılık sayesinde bozulmanın yönetilebilir kalacağı değerlendiriliyor.
Önemli bir ayrım olarak, Fitch sektör görünümlerindeki revizyonun kredi notu görünümlerinden farklı olduğunu vurguladı. Türk bankaları, sigorta şirketleri ve banka dışı finansal kuruluşların kredi notu görünümleri Durağan seviyesinde kaldı. Yani bu revizyon doğrudan bir not düşüşü anlamına gelmiyor, ancak sektörün faaliyet koşullarının zorlaştığına işaret ediyor. 17 Temmuz'da Fitch'in Türkiye kredi notu değerlendirmesinin de açıklanması bekleniyor.
23 Temmuz PPK'da faiz indirimi gelecek mi?
23 Temmuz 2026 Perşembe günü TCMB Para Politikası Kurulu toplanacak ve karar aynı gün saat 14.00'te açıklanacak. Ağustos ayında PPK toplantısı planlanmadığı için bu karar, yaz döneminin en kritik para politikası adımı olarak öne çıkıyor. Piyasa beklentisi, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde korunması yönünde.
TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37, ikinci toplantı beklentisi yüzde 37 ve üçüncü toplantı beklentisi yüzde 36,34 oldu. 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 30,14'e geriledi. Bu, piyasalarda orta vadede faiz indirim sürecine ilişkin sınırlı bir beklenti olduğunu gösteriyor.
Yapı Kredi Yatırım Başstratejisti Murat Berk, TCMB'nin Temmuz ayında bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlayabileceğini öngördü. Bu hamleyle efektif fonlama maliyetinin mevcut yüzde 40 seviyesinden yüzde 37'ye gerileyeceği ve bunun piyasada örtülü bir faiz indirimi anlamına geleceği belirtildi. Politika faizinde ilk indirim ise Eylül ayından itibaren başlatılabilir.
Commerzbank ise daha temkinli bir duruş sergileyerek, enflasyonun ana eğiliminin Merkez Bankası'na kayda değer bir hareket alanı sağlayacak seviyeye gerilemediğini belirtti. Banka, mevcut tablo altında TCMB'nin yakın vadede faiz indirimi yapmasını destekleyen bir görünüm bulunmadığını değerlendirdi. AA Finans analisti Haluk Bürümcekçi de 23 Temmuz'da politika faizi ve koridor genişliklerinin mevcut durumunda korunmasını beklediklerini, ancak toplantı sonrası repo ihalelerinin yüzde 37'den başlatılabileceğini söyledi.
| Kurum | Yıl Sonu Faiz | Yıl Sonu Dolar/TL | Yıl Sonu Enflasyon | İlk İndirim Beklentisi |
|---|---|---|---|---|
| Goldman Sachs | Yüzde 37 (Q4'e kadar) | - | Yüzde 29 (risk yukarı) | 2026 Q4 |
| Deutsche Bank | Yüzde 35 | 51 TL | Yüzde 30,5 (ortalama) | Q3 sonu |
| Commerzbank | Yüzde 37 (sabit) | - | - | Erken değil |
| Yapı Kredi Yatırım | Eylül'de indirim | - | - | Eylül 2026 |
| TCMB Anketi (68 katılımcı) | Yüzde 34,72 | 51,47 TL | Yüzde 29,14 | - |
| AA Finans (Bürümcekçi) | Yüzde 34 (yıl sonu) | - | Yüzde 28,8 | Eylül PPK |
Türkiye ekonomisi için asıl risk ne?
Birden fazla uluslararası kurumun ortak mesajı, Türkiye ekonomisinde risk odağının enflasyondan cari açığa kaymış olması. Goldman Sachs'ın cari açığı enflasyondan daha kritik bir risk olarak tanımlaması, Deutsche Bank'ın doğrudan yabancı yatırımların (FDI) 20 yıl sonra ilk kez negatife döndüğüne dikkat çekmesi ve Fitch'in finans sektörü görünümünü aşağı çekmesi, aynı yönü işaret ediyor.
TCMB'nin Mart ayından bu yana Türk lirasının daha hızlı değer kaybetmesine izin vermesi, cari açık ile enflasyon arasındaki dengeyi zorluyor. Liranın değer kaybı çekirdek enflasyonu beslerken, yüksek reel faizin yarattığı TL değerlenmesi tüketim ithalatını artırarak cari açığı genişletiyor. Bu kısır döngü, TCMB'nin faiz indirim alanını da daraltıyor.
Haziran ayı verilerine göre yıllıklandırılmış mal ihracatı ilk kez 278 milyar dolara ulaşırken, yıllıklandırılmış mal ithalatı 374 milyar dolara çıktı. İhracattaki rekor artışa rağmen ithalatın daha hızlı büyümesi, dış ticaret açığını genişletmeye devam ediyor. 13 Temmuz'da TCMB'nin açıklayacağı Mayıs ayı cari işlemler dengesi verisi, bu endişelerin boyutunu netleştirecek. Matriks Haber'in 12 ekonomistle yaptığı ankete göre, Mayıs ayında cari işlemler dengesinin 1 milyar 275 milyon dolar açık vermesi bekleniyor.
Türkiye'nin NATO ülkeleriyle ticaret hacmi yılın ilk yarısında 144 milyar doları aşarak dış ticarette yeni bir boyuta işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026'nın ilk altı ayında NATO ülkelerine gerçekleştirilen ihracat 75,9 milyar dolar, bu ülkelerden yapılan ithalat ise 68,3 milyar dolar oldu. Türkiye, NATO ülkeleri ile ticaretinde 11 milyar dolar fazla verdi. Bu, cari açık riskine karşı bir denge unsuru olarak değerlendirilebilir.
Deutsche Bank raporunda, 'Yüksek reel faiz nedeniyle Türk lirasının son yıllarda reel olarak önemli ölçüde değerlendiği, bunun güçlü tüketim ithalatına yol açtığı ve doğrudan yabancı yatırımların 20 yılın ardından ilk kez negatife döndüğü' belirtilerek TL için kritik uyarı yapıldı.
BIST 100 ve piyasalar nereye gidiyor?
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 7 Temmuz'da haftanın ilk işlem gününü yüzde 0,05 artışla 14.425 puandan tamamladı. Endeks, son 30 günde en yüksek 14.876 puana, en düşük 12.966 puana işlem gördü. Gedik Yatırım, teknik görünümde 14.550-14.650 puan aralığını önemli direnç bölgesi olarak değerlendiriyor. Bu bölgenin üzerinde kapanış yapılması halinde 14.850 puanın gündeme gelebileceği belirtiliyor.
Dolar/TL, 7 Temmuz itibarıyla 46,83-46,84 seviyelerinde yataya yakın seyretti. Euro/TL ise 53,44-53,62 bandında hareket etti. Türkiye'nin 5 yıllık CDS primi 220 baz puanda bulunuyor. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre dolar/TL'nin 2026 sonunda 51,47, 12 ay sonrasında 55,72 seviyesinde öngörüldüğü ifade edildi. Bu beklentiler, Deutsche Bank'ın 51'lik tahminiyle uyumlu.
Piyasaların odağında NATO Zirvesi'nin ardından gelen CAATSA yaptırımlarının kaldırılma sinyali ve 23 Temmuz PPK kararı yer alıyor. Ayrıca 17 Temmuz'da Fitch ve 24 Temmuz'da Moody's'in kredi notu değerlendirme raporları izlenecek. Bu iki değerlendirme, yabancı yatırımcının Türkiye'ye bakışını doğrudan etkileyebilir. Fitch'in sektör görünümünü aşağı çekmesinin ardından, not değerlendirmesinde de sinyal gelip gelmeyeceği merak konusu.
Ak Yatırım analistlerine göre BIST 100, sekiz günlük gerilemesini sonlandırıp bir gün yüzde 1,6 yükselişle tamamladı, ancak genele yayılan bir alım görülmedi. Endeksin günlük yükselişinin önemli kısmı Aselsan, Destek Faktoring gibi belirli hisselerden geldi. Bankacılık, savunma sanayi, enerji ve teknoloji hisseleri son bir haftada çift haneli getiri sağlayan sektörler olarak öne çıktı.
Emekli ve memur zamları ne durumda?
TÜİK'in 3 Temmuz'da açıkladığı Haziran ayı enflasyon verileriyle birlikte 2026'nın ilk altı aylık enflasyon oranı kesinleşti ve memur ile emekli zam oranları netleşti. Haziran ayında TÜFE aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak açıklandı. ENAG ise yıllık enflasyonu farklı bir metodolojiyle daha yüksek hesapladı.
En düşük emekli maaşı 23.552 TL'ye yükselirken, asgari ücret 2026 boyunca net 28.075,50 TL seviyesinde değişmeden geçerliliğini koruyor. Açlık sınırı 35.750 TL, yoksulluk sınırı ise 116.500 TL seviyesinde bulunuyor. Bu rakamlar, maaş artışlarının yaşam maliyetini karşılama konusunda yetersiz kaldığı eleştirilerini besliyor. CHP lideri Özgür Özel, Zonguldak mitinginde açlık sınırı ile emekli maaşı arasındaki farkı vurgulayarak ekonomik iyileştirme adımları çağrısında bulundu.
Temmuz ayında emekli maaş zammının ardından bankalar promosyon kampanyalarını güncelledi. Türkiye Finans 32.000 TL'ye varan, TEB 21.000 TL'ye varan, DenizBank ve Yapı Kredi ise yüksek tutarlı promosyon ödemeleri sunuyor. En az 15 banka emeklilere yönelik promosyon kampanyalarını duyurdu veya mevcut kampanyalarını güncelledi. Sosyal yardımlarda da artış yapıldı: Evde Bakım Yardımı 15.755 TL'ye, çocuk başına SED ödemesi 11.038 TL'ye yükseltildi.
Asgari ücrete Temmuz'da ara zam gelmeyeceği kesinleşti. Pandemi döneminde uygulanan yılda iki zam modeli terk edildi; mevcut tutar olan net 28.075,50 TL, Aralık ayındaki Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısına kadar geçerli olacak. Yeni bir maaş artışı ancak Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Bu durum, enflasyonun maaşlar üzerindeki erozyon etkisini gündemde tutuyor.
Gelecek hafta ne bekleniyor?
13 Temmuz Pazartesi günü TCMB, Mayıs ayı ödemeler dengesi (cari denge) verilerini saat 10.00'da yayımlayacak. Bu veri, Goldman Sachs'ın cari açık uyarısının somut bir şekilde test edileceği ilk fırsat. Matriks Haber'in 12 ekonomistle yaptığı ankete göre medyan beklenti, 1 milyar 275 milyon dolar açık yönünde. Nisan ayında cari açık 5 milyar 695 milyon dolar olarak açıklanmıştı.
17 Temmuz'da Fitch'in Türkiye kredi notu değerlendirmesi gelecek. Fitch'in finans sektörü görünümünü aşağı çekmesinin ardından, kredi notu değerlendirmesinde de bir sinyal gelip gelmeyeceği yakından takip edilecek. 24 Temmuz'da ise Moody's'in değerlendirmesi açıklanacak. İki büyük kredi derecelendirme kuruluşunun ardışık değerlendirmeleri, yabancı sermaye akımları üzerinde belirleyici olabilir.
23 Temmuz'da TCMB PPK toplantısı ise Temmuz ayının en kritik olayı. Ağustos'ta toplantı olmaması nedeniyle, bu karar Eylül'e kadar piyasanın yönünü belirleyecek. Piyasa beklentisi faizin sabit kalması yönünde olsa da, toplantı sonrası repo ihalelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı ve TCMB'nin geleceğe yönelik sinyalleri yakından izlenecek. 30 Temmuz'da ise toplantı özetleri yayımlanacak.
29 Temmuz'da ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı açıklayacak. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın vereceği mesajlar, küresel piyasalar ve dolayısıyla gelişen piyasalar üzerinde etkili olacak. Piyasalar, FOMC toplantısının ardından Eylül ayında 25 baz puanlık faiz artırım ihtimalini fiyatlıyor. Fed'in şahin duruşu, TL ve diğer gelişen piyasa para birimleri üzerinde baskı oluşturabilir.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye'de faiz ne zaman düşecek?
Piyasa beklentisine göre TCMB, 23 Temmuz PPK toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit bırakacak. Yapı Kredi Yatırım ilk indirimi Eylül'de beklerken, Goldman Sachs 2026'nın dördüncü çeyreğine kadar anlamlı bir indirim beklemiyor. Commerzbank ise yakın vadede indirim için erken olduğunu değerlendiriyor. Genel konsensüs, ilk indirimin en erken Eylül-Ekim döneminde gelebileceği yönünde.
Dolar yıl sonunda kaç TL olur?
Deutsche Bank yıl sonu dolar/TL tahminini 51, 2027 sonu için 65 olarak açıkladı. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre yıl sonu dolar beklentisi 51,47 TL, 12 ay sonrası beklenti 55,72 TL. Euro/TL için yıl sonu tahmini 63,8 olarak öngörülüyor. Bu tahminler, mevcut 46,84 TL seviyesinden yaklaşık yüzde 9'luk bir değer kaybını işaret ediyor.
Cari açık neden riskli?
Goldman Sachs'a göre cari açık, dış finansman ihtiyacı ve Türk lirası üzerindeki baskılar nedeniyle ekonomik istikrar programı için enflasyondan daha kritik bir risk. Haziran ayında dış ticaret açığı yüzde 26,3 artışla 10,4 milyar dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış açık 95,8 milyar dolara ulaştı. Doğrudan yabancı yatırımların 20 yıl sonra negatife dönmesi, dış finansman kalitesinin bozulduğuna işaret ediyor.
Fitch'in kararının etkisi ne olacak?
Fitch, Türk finans sektörü için 2026 yıl ortası görünümünü Nötr'den Kötüleşen'e revize etti. Bu, bankaların faaliyet koşullarının zorlaştığına işaret ediyor ancak doğrudan bir kredi notu düşüşü anlamına gelmiyor. Kredi notu görünümleri Durağan seviyesinde korundu. 17 Temmuz'da açıklanacak Fitch Türkiye kredi notu değerlendirmesi, bu sinyalin notlara yansıp yansmayacağını gösterecek.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sol medya az yer verdiBu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%0
- Merkez%60
- Sağ%40
Bu haber 5 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 0, merkez 3, sağ 2). Sol cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Bu görüşten kaynak yok.
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma