Asgari ücret ve emekli zammı: Yıllar içinde derinleşen adalet tartışması ve alım gücü erimesi
Çalışan ve emekli milyonlar, zam oranları ile enflasyon arasındaki makasın açılmasına tepkili; iktidar enflasyonla mücadeleye, muhalefet asgari ücrete eşitlenme talebine odaklanıyor
- Türkiye'de asgari ücret ve emekli maaş zamları, 2025 yılında da enflasyonun gölgesinde kaldı.
- Ocak'ta yüzde 30 artırılan asgari ücret yılın ilk yarısında erirken, en düşük emekli aylığının asgari ücretin yüzde 65'ine gerilemesi tarihi bir düşüşü işaret etti.
- İktidar enflasyonla mücadele gerekçesiyle kısıtlı zammı savunurken, muhalefet ve sendikalar kök maaşların asgari ücrete eşitlenmesini talep ediyor.
Türkiye'de milyonlarca çalışanı ve emekliyi doğrudan ilgilendiren asgari ücret ile emekli maaşı zamları, 2025 yılında da ülkenin en sıcak toplumsal tartışmalarından birini oluşturdu. Ocak 2025'te net asgari ücret yüzde 30 artışla 22 bin 104 TL olarak belirlenmiş, en düşük emekli aylığı ise 14 bin 469 TL'ye çıkarılmıştı. Ancak yılın ilk yarısında gerçekleşen enflasyon, bu artışların alım gücünü hızla eritirken, farklı siyasi ve ekonomik aktörlerin konuya yaklaşımı derin bir kutuplaşmaya işaret ediyor. Tartışmanın merkezinde ise yalnızca rakamlar değil, gelir adaletsizliğinin yapısal boyutu ve sosyal devletin sorumluluğu yer alıyor.
Asgari ücret: Yüzde 30 zam, beş ayda eridi
2024 yılında yüzde 49 artırılarak 17 bin 2 TL'ye çıkarılan asgari ücret, 2025 Ocak'ında yüzde 30 zamla 22 bin 104 TL'ye yükseltildi. Ancak Hürriyet yazarı Noyan Doğan'ın da belirttiği gibi, mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 35,41'e, beş aylık birikimli enflasyon ise yüzde 15,09'a ulaştı. Bu durumda Ocak'ta yapılan yüzde 30'luk zam, yılın ilk yarısında büyük ölçüde erimiş oldu. Sözcü'nün aktardığına göre beş yılda asgari ücrette nominal olarak 8 katlık artış yaşanmasına karşın, reel alım gücü hayat pahalılığı nedeniyle bu artışı takip edemedi. BBC Türkçe'nin hesaplamalarına göre ise 2024 yılında bir asgari ücretlinin alım gücü kaybı 55 bin TL'yi buldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmasının gündemde olmadığını açıklarken, "Enflasyonda düşüş bekliyoruz, ancak bir aksilik olursa Temmuz'da ara zam gündeme gelebilir" ifadesini kullandı. Diken, bakanın bu tutumunu "gönülsüz" olarak nitelendirirken, hükümet içinde de asgari ücrete ikinci zam konusunda görüş ayrılıkları olduğunu hatırlattı.
Emekli maaşı: Asgari ücretin yarısına gerileyen tarihi oran
Tartışmanın en alevli ayağını emekli maaşları oluşturuyor. 2025 Ocak'ta en düşük emekli aylığı 12 bin 500 TL'den 14 bin 469 TL'ye çıkarıldı; bu tutar, asgari ücretin yalnızca yüzde 65,46'sına tekabül ediyordu. Euronews'ün derlemesine göre bu oran, AK Parti'nin iktidara geldiği son 23 yılın en düşük değeri. 2002'de bir emekli maaşı asgari ücretin 1,5 katı iken, 2025'te bu oran 0,65'e geriledi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Cumhuriyet'e verdiği demeçte Temmuz zammının yaklaşık 2 bin 500 TL civarında kalacağını ve bunun "emekliye öl demekten başka anlam taşımadığını" söylerken, kök maaşların asgari ücrete eşitlenmesi gerektiğini vurguladı. BBC Türkçe'nin aktardığına göre Türk-İş'in Haziran 2025 verilerine göre yoksulluk sınırı 85 bin TL'yi aştı; buna karşılık en düşük emekli aylığı bu sınırın beşte birini bile bulmuyordu.
Temmuz zammı: Enflasyon farkı yetmedi
Temmuz 2025'te TÜİK'in Haziran enflasyon verileri doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 16,67, memur ve memur emeklilerine ise toplu sözleşme zammıyla birlikte yüzde 15,57 oranında zam yapıldı. Hürriyet'in edindiği bilgiye göre en düşük emekli maaşına bu yıl artış yapılmadı; kök maaşı 8 bin TL ve altındaki emekliler artıştan yararlanamadı. SGK uzmanı İsa Karakaş, Cumhuriyet'e yaptığı açıklamada refah payı ve eşitleme ihtimalinin bulunmadığını belirtti. Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul ise BBC Türkçe'ye toplu sözleşme zamlarının sürekli enflasyonun gerisinde kaldığını ve memurların yaşam koşullarının giderek zorlaştığını ifade etti. Sabah, zammın ardından en düşük emekli aylığının yaklaşık 20 bin 250 TL'ye çıkabileceğini öngörürken, bu rakamın da yoksulluk sınırından çok uzak olduğu eleştirileri devam etti.
İktidar cephesi: Enflasyonla mücadele öncelikli
Hükümet, asgari ücret ve emekli zamlarındaki kısıtlılığı enflasyonla mücadele politikasıyla gerekçelendiriyor. MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada asgari ücrette yüzde 25'in üzerinde artışı "doğru bulmadığını" ve enflasyon hedeflerine zarar getireceğini söyledi. TRT Haber, iktidarın perspektifini yansıtarak "AK Parti'nin iktidara gelişinin ardından çalışma hayatına dair birçok kritik adım atıldı, asgari ücrette tarihi artışlar yapıldı, emeklileri koruyucu birçok uygulama devreye alındı" ifadelerini kullandı. Yeni Şafak, Çalışma Bakanı Işıkhan'ın "Asgari ücretle ilgili ara zammı konuşmak için çok erken" açıklamasını öne çıkarırken, resmi açıklamalara göre Temmuz'da asgari ücrete ek zam yapılmayacağını, ancak enflasyonun beklentilerin üzerine çıkması durumunda yeniden değerlendirme yapılabileceğini aktardı. Sabah ise asgari ücrete yapılan yüzde 30'luk zammı vurgulayarak, Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 45,28'e çıkardığını ve bu verinin zammın enflasyonu tetikleyebileceği endişesini desteklediğini belirtti.
Muhalefet ve sendikalar: Asgari ücrete eşitlenme talebi
Muhalefet partileri ve işçi sendikaları, emekli maaşlarının asgari ücrete eşitlenmesi için yoğun baskı sürdürüyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hürriyet'in aktardığına göre "Emekliye asgari ücret düzeyinde en düşük maaş, asgari ücrete de enflasyon oranında güncelleme bekliyoruz" dedi. Diken, Özel'in "En düşük emekli maaşını asgari ücret yapsınlar, eleştirmeyeceğim" şeklindeki açıklamasını manşetine taşırken, AK Parti'nin ilk iktidara geldiğinde bir emekli maaşının 1,5 asgari ücret olduğunu ve bu oranın bugün 0,6'ya düştüğünü hatırlattı. BirGün, CHP'li Ömer Fethi Gürer'in asgari ücretin altın karşısında yaklaşık yüzde 25 alım gücü kaybına uğradığını belirterek "Gerçekte maaş değil, yoksulluk artıyor" sözlerini aktardı. T24, Asgari Ücret İnisiyatifi'nin "Asgari ücrete, tüm ücretlere, emekli aylıklarına yeniden zam" talebiyle düzenlediği eylemleri haberleştirirken, kulis haberlerinde iktidarın en düşük emekli aylığıyla ilgili bir artış yapılması beklentisinin öne çıktığını ve torba kanun hazırlığında olduğunu duyurdu. BirGün'ün "Kapıdaki felaket: 19 milyona zam yok" başlıklı analizinde ise Temmuz ayında 19 milyona yakın çalışanın zam alamayacağı ve sendikasız işçilerle asgari ücretliler için ümidin olmadığı vurgulandı.
Yapısal sorun: 2008'deki yasa değişikliğinin kalıcı etkisi
Tartışmanın derinlikli boyutunu oluşturan yapısal sorun, 2008 yılında yapılan yasal değişikliğe dayanıyor. BBC Türkçe'nin kapsamlı analizine göre bu değişiklikle emeklilerin büyümeden aldığı pay sınırlandırıldı, aylık bağlama oranı düşürüldü ve uzun çalışmanın etkisi azaltıldı; sonuç olarak emekli maaşlarının alım gücü yıllar içinde sistematik olarak eridi. Prof. Dr. Aziz Çelik, BirGün'e verdiği demeçte "Büyümeden yüzde 100 pay verilmiş olsaydı 2009'da 19 bin 416 lira olan emekli aylığının 2025'te 34 bin 587 lira olması gerekecekti" dedi. OECD'nin 2025 Pensions at a Glance raporunda ise Türkiye'deki 65 yaş üzeri nüfusta harcanabilir gelir adaletsizliğinin "çok yüksek" olduğu ve ülkenin incelenen 38 ülke arasında en fazla eşitsizliğin olduğu beşinci ülke konumunda bulunduğu belirtildi. Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç, 2025 yılı enflasyonunun yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesi halinde SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına Ocak'ta yüzde 11,42 oranında artış geleceğini öngörürken, ILO Türkiye Direktörü Yasser Hassan yüksek enflasyon yaşanan ülkelerde asgari ücret zamlarının enflasyonun altında kalabileceğini ancak bu durumlarda işçilerin sosyal araçlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
2026'ya bakış: Yeni asgari ücret ve emekli tabanı belirleniyor
Aralık 2025'te yapılan Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısında 2026 yılı için net asgari ücret 28 bin 75 TL olarak belirlendi. Milliyet, bu rakamın işçi temsilcilerinin toplantıya katılmamasına karşın oybirliğiyle alındığını aktardı. TBMM'de kabul edilen torba kanunla en düşük emekli aylığı 6 aylık enflasyonun üzerinde yaklaşık yüzde 18,48 artışla 20 bin TL'ye yükseltildi. Ancak bu düzenleme de eleştirilerden kurtulamadı; BBC Türkçe, CHP milletvekillerinin Meclis'te nöbet eylemi başlatarak en düşük emekli maaşının en azından asgari ücret seviyesine çıkarılmasını talep ettiğini belirtti. Yeni Akit, asgari ücretin yüzde 30 zamla 22 bin 104 TL olarak netleşmesinin ardından gözlerin SSK ve Bağ-Kur emekli kök maaş zammına çevrildiğini aktarırken, iki düzenlemenin — kök maaş zammı ve en düşük emekli aylığı artışı — birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. T24 kulis haberlerinde ise iktidarın yeni bir torba kanun üzerinde çalıştığı ve bu düzenlemede en düşük emekli aylığıyla ilgili artış yapılması beklentisinin öne çıktığı ifade edildi. Bütün bu gelişmeler, Türkiye'de gelir adaletsizliğinin ve emekli yoksulluğunun yalnızca dönemsel zamlarla değil, yapısal reformlarla çözülebileceği gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Bu konu 13 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%38
- Merkez%31
- Sağ%31
Bu haber 13 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 5, merkez 4, sağ 4). Kaynaklar arasında dengeli yer aldı.
Görüşlere göre kaynaklar
Bu görüşten kaynak yok.
Bu görüşten kaynak yok.
Bu görüşten kaynak yok.
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Her sabah günün özeti, doğrudan e-postanıza.
Her sabah 07.00’de · 2 dk okuma