Merkez Bankası faizi 150 baz puan indirerek yüzde 38'e çekti: Piyasalarda yeni dönem
TCMB yılın son toplantısında üst üste dördüncü faiz indirimini gerçekleştirdi; 2025'te toplam 950 baz puanlık gevşemeyle politika faizi yüzde 47,5'ten yüzde 38'e geriledi
- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, aralık ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 38 seviyesine çekti.
- Yıl boyunca toplam 950 baz puanlık indirim yapılan 2025'te, kasım enflasyonunun yıllık yüzde 31,07'ye düşmesi kararın zeminini hazırlarken, ekonomistler indirim hızının enflasyon hedefleriyle uyumluluğu konusunda farklı değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, 11 Aralık 2025'te gerçekleştirdiği yılın son toplantısında, piyasaların merakla beklediği faiz kararını açıkladı. Kurul, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 150 baz puan indirerek yüzde 39,5'ten yüzde 38'e düşürdü. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 42,5'ten yüzde 41'e, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 38'den yüzde 36,5'e çekildi. Böylece TCMB, temmuz ayından itibaren üst üste dördüncü kez faiz indirimine gitmiş oldu ve 2025 yılı boyunca toplam 950 baz puanlık bir gevşeme sürecini tamamladı.
2025'te faiz yolculuğu: Yüzde 47,5'ten yüzde 38'e
Merkez Bankası'nın 2025 yılındaki faiz politikası, oldukça hareketli bir seyir izledi. Yıl başında politika faizi yüzde 47,5 seviyesindeydi. Ocak ayında 250 baz puanlık indirimle süreç başlatıldı ve faiz yüzde 45'e çekildi. Mart ayında ikinci 250 baz puanlık indirimle oran yüzde 42,5'e düşürüldü. Ancak 19 Mart'ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından Türk lirası dolar karşısında değer kaybetti, BIST 100 endeksi yüzde 8,72 geriledi. Bu gelişme üzerine TCMB olağanüstü toplanarak gecelik borç verme faizini yükseltti ve nisan ayında politika faizini 350 baz puan artırarak yüzde 46'ya çıkardı. Haziran ayında faiz sabit tutulduktan sonra temmuzda 300 baz puanlık indirimle yüzde 43'e, eylülde 250 baz puanlık indirimle yüzde 40,5'e, ekimde 100 baz puanlık indirimle yüzde 39,5'e gerilendi. Aralık ayındaki 150 baz puanlık indirimle birlikte yıl toplam 9,5 puanlık net bir düşüşle kapatılmış oldu.
Kasım enflasyonu kararın zeminini hazırladı
TCMB'nin aralık kararında, kasım ayı enflasyon verileri belirleyici rol oynadı. TÜİK verilerine göre kasım ayında tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 0,87, yıllık yüzde 31,07 arttı. Bu gerçekleşme, piyasa beklentilerinin oldukça altında geldi. Merkez Bankası karar metninde, kasım ayında tüketici enflasyonunun gıda fiyatlarındaki gelişmelerle beklenenden düşük gerçekleştiği vurgulandı. Enflasyonun ana eğiliminin eylül ayındaki artıştan sonra ekim ve kasım aylarında bir miktar gerilediği belirtildi. Kurul, "Son çeyreğe ilişkin öncü göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğüne işaret etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Ancak metinde "enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir" uyarısı da yer aldı. Öte yandan, bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 56,82 seviyesinde gerçekleşti; bu da resmi verilerle alternatif hesaplamalar arasındaki ciddi uçurumu gözler önüne serdi.
Beklentiler karşılandı, ancak uluslararası bankalar bölünmüştü
Anadolu Ajansı Finans'ın düzenlediği beklenti anketine katılan 38 ekonomistin ortalaması, politika faizinin 150 baz puan indirilerek yüzde 38'e çekilmesi yönündeydi. TCMB'nin Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre ise aralık ayı politika faizi beklentisi yüzde 38,28 olarak gerçekleşmişti. Karar, piyasa beklentileriyle uyumlu olsa da uluslararası yatırım bankaları arasında görüş ayrılığı dikkat çekiyordu. JPMorgan, Goldman Sachs ve Morgan Stanley aralık ayında 100 baz puanlık indirim öngörürken, Deutsche Bank ve Barclays 150 baz puanlık bir indirim tahmin ediyordu. Nitekim Merkez Bankası, daha agresif indirim yapan kampın öngörüsünü doğrulamış oldu.
Ekonomistlerden farklı değerlendirmeler: Hedef tutarlı mı?
Kararın ardından ekonomistler, indirim hızının enflasyon hedefleriyle uyumluluğu konusunda farklı görüşler dile getirdi. Merkez Bankası eski başekonomisti Hakan Kara, karardan önce 100 baz puan indirim yapılması gerektiğini, ancak döviz rezervlerindeki iyileşmeye güvenerek 150 baz puan indirileceğini düşündüğünü belirtti. Karardan sonra ise "Merkez Bankası bugünkü kararı ile 'göründüğü gibi oldu'. Bir sonraki aşamada enflasyon hedefini 16'dan 22-26 aralığına çekmesinde fayda var" değerlendirmesini yaptı ve "Üreticinin ihtiyacı yapay şekilde indirilen faizler değil, öncelikle güven ve öngörülebilirliğin artırılarak yüklü faiz indirimi için uygun koşulların oluşturulmasıdır" uyarısında bulundu. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden iktisat profesörü Yakup Küçükkale ise "TCMB enflasyon hedeflerini rafa kaldırmış. Bu saatten sonrası çıktıyı artırma, piyasaları canlandırma politikaları" ifadelerini kullandı. İktisatçı Mustafa Sönmez, "Ortada yüzde 33 ile yılı bitirme ihtimali olan bir enflasyon belası varken 150 baz puan indirim, bazı kesimlerin basıncıyla olmuş gibi" eleştirisini yöneltti. Buna karşılık Deniz Invest'ten Orkun Gödek, karar metnindeki çelişkilere dikkat çekerek büyüme ve enflasyon tahminlerinin birbiriyle tam örtüşmediğini söyledi. Ekonomi yazarı Uğur Gürses ise Merkez Bankası'nın "yerimiz var" diyerek daha cesur hareket ettiğini, ancak daha temkinli de olabileceğini ifade etti. İstanbul Portföy'den Güzem Yılmaz Ertem, "Sene başında yıl sonu faiz beklentileri yüzde 30 civarında idi. Enflasyonda evdeki hesap çarşıya uymayınca yılı yüzde 38 faiz ile kapadık" diyerek beklentiler ile gerçekleşme arasındaki makası özetledi.
Piyasalara yansıma: Mevduat ve kredi faizlerinde düşüş başladı
Merkez Bankası'nın kararının ardından bazı bankalar mevduat faizlerini yüzde 1 ile 2 arasında değişen oranlarda düşürdü. TCMB ayrıca kredi kartı faizlerini de indirerek, dönem borcu 25 bin liranın altında olan kartlar için üst sınırı 30 bin liraya yükseltti ve bu kartlar için azami faiz oranının hesaplanmasında esas alınan baz puanı 39'dan 14'e indirdi. Yeni yıl öncesi ortalama yüzde 47 bandındaki mevduat faizleri, aralık ayı sonrasında yüzde 46'ya kadar geriledi. Kredi faizlerinde ise kademeli bir düşüş eğilimi gözlendi; ancak bankaların indirim hızının Merkez Bankası'nın adımlarıyla aynı oranda gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsizliğini korudu. Borsa İstanbul'da karar sonrası ilk tepkiler sınırlı kaldı; dolar/TL kuru ise dar bir bantta hareket etti. TCMB Başkanı Fatih Karahan, kararın ardından TÜSİAD toplantısında yaptığı konuşmada "Rezervlerde yeterlilik düzeyine ulaştık, en önemli önceliğimiz fiyat istikrarı" dedi ve "Sıkı para politikası duruşumuzu devam ettireceğiz. Dezenflasyon sürüyor ve sürecek" mesajını verdi. Karahan ayrıca 2025'te 2 binden fazla şirketle görüştüklerini ve rezervlerdeki 124 milyar dolarlık artışın ardından günlük takibin bırakıldığını açıkladı.
İleriye bakış: 2026'da ne bekleniyor?
2025 yılını yüzde 38 politika faizi ile kapatan TCMB'nin 2026 yılındaki adımları da yakından takip ediliyor. Merkez Bankası, ocak 2026 toplantısında faizi 100 baz puan daha indirerek yüzde 37'ye çekti; mart ayında ise bu seviyede sabit bıraktı. Piyasa katılımcıları anketine göre 2025 yıl sonu politika faizi beklentisi ortalama yüzde 29,50 seviyesindeydi; ancak bu hedefin gerçekleşmediği görüldü. TCMB'nin 2025 sonu enflasyon tahmin aralığı ise yüzde 25-29'dan yüzde 31-33 aralığına revize edilmişti. Merkez Bankası'nın ilerleyen dönemde atacağı adımlar, jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisi, iç talebin seyri ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin kalıcılığına bağlı olacak. Karar metninde verilen "enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun ilave sıkılaştırılabileceği" mesajı, TCMB'nin gevşeme sürecinde ihtiyatlı bir çizgiyi de korumaya çalıştığını gösteriyor. Ancak yıl boyunca yapılan toplam 950 baz puanlık indirim, bazı ekonomistlere göre enflasyonla mücadelenin ikinci plana atıldığı, büyüme ve çıkış öncelikli bir politikaya geçildiğinin sinyali olarak değerlendiriliyor. 2026 yılında enflasyonun yüzde 5 orta vadeli hedefine ne kadar yaklaşılabileceği, bu tartışmanın merkezinde yer almayı sürdürecek.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sağ medya az yer verdiBu konu 11 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%45
- Merkez%36
- Sağ%19
Bu haber 11 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 5, merkez 4, sağ 2). Sağ cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Son dakika... Merkez Bankası yılın son faiz kararını açıkladı
SözcüTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!
CumhuriyetTCMB faiz kararı aralık 2025: Faiz yüzde kaç oldu?
BirGünMerkez Bankası, yılın son faiz kararını açıkladı
DikenMerkez Bankası'ndan hükümete açık mektup: 2025 yılında enflasyon hedefinin tutmama nedeni
T24
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Her sabah günün özeti, doğrudan e-postanıza.
Her sabah 07.00’de · 2 dk okuma