İçeriğe geç
Türkiye Arşivi

Zihni Göktay Vefat Etti: Tuluat Geleneğinin Son Çınarı 80 Yaşında

28 yıl Lüküs Hayat'ın Rıza'sı, 53 yıl İstanbul Şehir Tiyatroları'nın anıtı

Türkiye Arşivi Haber Merkezi 6 Temmuz 2026 1 dk okuma
Paylaş
Zihni Göktay Vefat Etti: Tuluat Geleneğinin Son Çınarı 80 Yaşında
Özet — 30 saniyede
Yapay Zekâ
  • Türk tiyatrosunun tuluat geleneğinin son temsilcilerinden Zihni Göktay, 5 Temmuz akşamı rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede 80 yaşında hayatını kaybetti.
  • 28 yıl boyunca sahnelediği Lüküs Hayat operetindeki Rıza karakteriyle ve 72 farklı oyunla Türk tiyatro tarihine damga vuran sanatçının vefatı, kültür-sanat dünyasında büyük üzüntü yarattı.

Zihni Göktay, 5 Temmuz 2026 Pazar akşamı İstanbul-Maltepe'de kaldığı bakımevinde aniden rahatsızlanarak Maltepe Hastanesi'ne kaldırıldı ve yoğun bakım ünitesine alındı. Tiyatrocu Nedim Saban'ın sosyal medyadan dua isteyerek duyurduğu sağlık durumunun ardından, 6 Temmuz 2026'nın ilk saatlerinde usta sanatçının vefat haberi geldi. 80 yaşındaki Göktay'ın hayatını kaybettiğini ilk olarak İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat açıkladı.

Vefat haberini sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz da sosyal medya hesabından yaptığı duyuruyla paylaştı. Türk tiyatrosunun tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak gösterilen Göktay, 28 yıl boyunca kapalı gişe oynanan Lüküs Hayat operetindeki Rıza karakteriyle nesillerin hafızasına kazınmış, 53 yıllık Şehir Tiyatroları kariyerinde 72 farklı oyunda sahne almıştı.

Öne Çıkanlar

  • Zihni Göktay, 5 Temmuz akşamı rahatsızlanarak Maltepe Hastanesi yoğun bakımına kaldırıldı, 6 Temmuz'da 80 yaşında vefat etti.
  • 28 yıl boyunca kapalı gişe oynanan Lüküs Hayat operetindeki Rıza rolüyle Türk tiyatro tarihine damga vurdu.
  • 53 yıl İstanbul Şehir Tiyatroları'nda görev aldı, 72 farklı oyunda sahne aldı.
  • Tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu; Cibali Karakolu'nda Komiser Cafer Sabbah'ı canlandırdı.
  • Eşi Sevinç Göktay'ı 2022'de kaybetti, evinin yıkımı sonrası huzurevine yerleşmiş, 2026 başında kalça kırığı geçirmişti.

Zihni Göktay Kimdi?

Abdullah Zihni Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'un Fatih ilçesinde dünyaya geldi. Pertevniyal Lisesi'nden mezun olan sanatçı, tiyatroya olan ilgisini çok erken yaşlarda keşfetti. 1960-1964 yılları arasında Eminönü Halkevi ve İ.M.T.B. Gençlik Tiyatroları'nda amatör olarak sahne alarak sanat yaşamına ilk adımını attı. Bu yıllar, Göktay'ın sahne disiplinini ve tuluat geleneğine olan bağlılığını şekillendiren temel dönem oldu.

Profesyonel tiyatro kariyerine 1964 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde başlayan Göktay, 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları kadrosuna katıldı. Bu tarihten itibaren tam 53 yıl boyunca kesintisiz olarak Şehir Tiyatroları'nda görev yaptı. Bu süre zarfında 72 farklı oyunda sahne aldı ve kurumun yaşayan bir anıtı haline geldi. Göktay'ın Şehir Tiyatroları'ndaki 53 yıllık hizmeti, Türk tiyatro tarihinde bir kurumda bu kadar uzun süre kesintisiz çalışmış nadir isimlerden biri olma özelliğini taşıyor.

1978-1996 yılları arasında İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde hem yönetmen hem de oyuncu olarak görev yapan sanatçı, çok sayıda filmde de seslendirme çalışması yaptı. Radyo tiyatrosu dönemi, Göktay'ın sesinin ve anlatım gücünün milyonlarca eve ulaştığı, Türk radyo tiyatrosu geleneğinin altın çağında önemli bir konum edinmesini sağladı. Göktay, sadece sahne oyunculuğuyla değil, radyo tiyatrosundaki yönetmenliği ve seslendirmeleriyle de Türk kültür hayatına derin izler bıraktı.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Göktay için şu ifadeleri kullandı: Göktay'ın sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle herkese ilham olduğunu belirtti. Polat, sanatçıyı Eminönü Halkevi'nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları'nın yaşayan bir anıtı haline gelen bir usta olarak tanımladı.

Lüküs Hayat ve Rıza Karakteri Neden Unutulmazdı?

Zihni Göktay'ın kariyerinin en belirgin ve unutulmaz eseri, şüphesiz Lüküs Hayat operetinde 28 yıl boyunca canlandırdığı Rıza karakteridir. Bu operet, Türk tiyatro tarihinde en uzun süre kesintisiz sahnelenen yapımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Göktay'ın Rıza'sı, sadece bir tiyatro karakteri olmaktan çıkarak Türk halkının kolektif hafızasında yer eden bir kültür ikonuna dönüştü.

Lüküs Hayat'ın 28 yıllık serüveni boyunca kapalı gişe oynanması, Göktay'ın sahne performansının ne kadar güçlü ve seyirciyi ne kadar derinden etkilediğinin bir göstergesidir. Operet, kuşaklar boyunca tiyatroseverlerin buluşma noktası haline geldi. Göktay'ın Rıza karakterine kattığı tuluat geleneğinden gelen doğaçlama yeteneği, her temsilin benzersiz olmasını sağlıyordu. Seyirciler, aynı oyunu defalarca izlemeye geliyordu çünkü her akşam farklı bir Rıza görmeyi biliyorlardı.

Göktay'ın Lüküs Hayat'la kurduğu ilişki, sanatçının kendi hayat felsefesini de yansıtıyordu. Usta oyuncu bir söyleşisinde, 28 yıl Lüküs Hayat oynadığını ama hiç lüks bir hayat sürmediğini belirterek bu ironiye dikkat çekmişti. Bu söz, Göktay'ın hem sanata adanmışlığını hem de mütevazı yaşam tarzını özetleyen bir ifadedir. Lüküs Hayat'taki Rıza karakteri, Göktay'ın tiyatro anlayışının özünü taşıyordu: halktan kopmayan, güldüren ama aynı zamanda düşündüren bir sanat.

Operetin başarısı sadece Göktay'ın performansıyla sınırlı değildi, ancak onun Rıza'sı olmaksızın Lüküs Hayat'ın 28 yıl sahnede kalması düşünülemezdi. Karakter, Göktay'ın fiziksel komedi anlayışı, ses tonlaması ve seyirciyle kurduğu doğrudan iletişim sayesinde her kuşağa hitap edebildi. Genç tiyatro oyuncuları için de bir okul niteliğinde olan bu performans, Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin sahnede nasıl yaşatılabileceğinin en somut örneği oldu.

Tuluat Geleneğinin Son Temsilcisi Ne Anlama Geliyor?

Tuluat tiyatrosu, doğaçlamaya dayalı, seyirciyle doğrudan etkileşim kuran ve geleneksel Türk halk tiyatrosu ile modern tiyatro arasında köprü kuran bir sahne sanatıdır. Bu geleneğin kökleri, Ortaoyunu ve Karagöz-Hacivat gibi anonim halk oyunlarına dayanır. Tuluat oyuncusunun en önemli özelliği, metne bağlı kalmakla birlikte seyircinin tepkisine göre anında doğaçlama yapabilme yeteneğidir. Zihni Göktay, bu geleneğin sahnede yaşayan son büyük temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu.

Göktay'ın tuluat geleneğindeki yeri, sadece bu sanatı icra etmesiyle değil, aynı zamanda önceki kuşaklardan devraldığı mirası yaşatmasıyla da önemlidir. Muammer Karaca ve Nejat Uygur gibi Türk tiyatrosunun efsane isimlerinin ardından Cibali Karakolu oyununda Komiser Cafer Sabbah karakterini devralan Göktay, bu mirası sahnede yaşatan son isim oldu. Cibali Karakolu, Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin en önemli yapıtlarından biridir ve Göktay'ın bu rolü üstlenmesi, geleneğin kuşaklar arası aktarımında kritik bir halka olduğunu gösteriyordu.

Tuluat geleneğinin son temsilcisi olarak Göktay'ın vefatı, bu sanat formunun sahnede fiilen sona ermesi anlamına geliyor. Günümüz tiyatrosunda doğaçlama ve seyirci etkileşimi farklı biçimlerde varlığını sürdürse de, geleneksel tuluat anlayışını sahnede temsil eden nesil artık geride kaldı. Göktay'ın ölümüyle birlikte, bu geleneğin sözlü ve performansa dayalı aktarım zinciri kopmuş oldu. Tiyatro eleştirmenleri ve akademisyenler, tuluat geleneğinin konservatuvar eğitiminde ve akademik araştırmalarda yaşatılabileceğini, ancak sahnedeki canlı performans deneyiminin artık mümkün olmadığını belirtiyorlar.

Göktay'ın tuluat geleneğine katkısı, sadece sahne performanslarıyla sınırlı kalmadı. Sanatçı, kariyeri boyunca genç oyunculara bu geleneğin inceliklerini aktardı. Şehir Tiyatroları'nda çalıştığı 53 yıl boyunca sayısız genç oyuncunun yetişmesine katkıda bulunan Göktay, tuluat geleneğinin günümüz tiyatrosuna entegrasyonu konusunda da öncü bir rol üstlendi.

Zihni Göktay'ın Son Dönemi Nasıl Geçti?

Zihni Göktay'ın son yılları, hem kişisel kayıplar hem de sağlık sorunlarıyla geçti. Usta sanatçının eşi Sevinç Göktay, Ocak 2022'de hayata veda etti. Eşinin ölümünün ardından derin bir üzüntü yaşayan Göktay, aynı dönemde İstanbul Fenerbahçe semtinde ikamet ettiği evinin yapı güvenliği nedeniyle yıkım sürecine girmesiyle yeni bir sınavla karşılaştı. Çocuklarının ısrarına rağmen kendi kararını veren sanatçı, Maltepe'deki bir huzurevine yerleşti.

Göktay, huzurevine yerleşme kararını Hürriyet Gazetesi'ne yaptığı açıklamada anlatmış ve bu süreci büyük bir olgunlukla karşıladığını ifade etmişti. Sanatçının huzurevi deneyimini aktarırken kullandığı ifadeler, onun insan doğasına ve yaşama bakışına dair önemli ipuçları içeriyordu. Göktay, bu dönemde bile tiyatro sevgisini ve sahneye dönüş umudunu korudu. Çevresine duyduğu merakı ve yaşama sevincini hiç kaybetmeyen sanatçı, huzurevinde de diğer sakinlerle iletişimini sürdürdü.

2026 yılının başlarında Ankara'da bir tiyatro turnesi sırasında kalça kemiğini kıran Göktay, ameliyat geçirdi. Bu sakatlık, sanatçının sağlık sorunlarının artmasına yol açtı. Kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının vefatını duyurduğu mesajda, Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen yaşama sevincini ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmediğini belirtti. Bu ifadeler, Göktay'ın sanata ve seyircisine olan bağlılığının ölümüne kadar sürdüğünü gösteriyor.

5 Temmuz 2026 Pazar akşamı, Maltepe'deki bakımevinde aniden fenalaşan Göktay, acil olarak hastaneye sevk edildi. Tiyatrocu Nedim Saban, saat 22.11'de sosyal medyadan yaptığı paylaşımla usta sanatçının yoğun bakımda olduğunu duyurdu ve sevenlerinden dua istedi. Saban'ın paylaşımının kısa süre ardından vefat haberi geldi. Göktay'ın neden hayatını kaybettiğine dair yakınları ve doktorları tarafından resmi bir açıklama yapılmadı, ancak kalça kırığı sonrası artan sağlık sorunlarının rol oynadığı belirtiliyor.

Sanat Camiasından Tepkiler Neler Oldu?

Zihni Göktay'ın vefat haberi, Türk sanat camiasında büyük bir üzüntü yarattı. Haberin duyulmasının ardından tiyatro dünyasından, kültür-sanat kurumlarından ve sevenlerinden peş peşe mesajlar geldi. İBB Şehir Tiyatroları tarafından yapılan açıklamada, Türk tiyatrosunun ve İBB Şehir Tiyatroları'nın usta sanatçılarından Zihni Göktay'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içinde olduğu belirtildi. Kurum, Göktay'ın 53 yıllık hizmetine ve tuluat geleneğine katkılarına vurgu yaptı.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, X hesabından paylaştığı mesajda Göktay'ı Türk tiyatrosunun asırlık çınarı ve geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi olarak tanımladı. Polat, Göktay'ı tanıyan herkesin onun insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olduğunu ifade etti. Polat'ın açıklaması, Göktay'ın sadece bir sahne sanatçısı olarak değil, bir insan olarak da çevresindekiler üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne serdi.

Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay hocamızı ne yazık ki kaybettik. Onu tanıyan herkes, Zihni hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur.

Sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz'ın sosyal medyadan yaptığı açıklama, babasının son anlarına dair duygusal detaylar içeriyordu. Dilbaz, babasının son ana kadar sahneye çıkma umudunu kaybetmediğini ve seyircisi tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandığını belirtti. Açıklamada, Göktay ailesi adına bu süreçte ilgi gösteren, arayan soran ve yanında olan herkese gönülden minnettar oldukları ifade edildi.

Sosyal medyada da Göktay'ın vefatı geniş yankı buldu. Tiyatro severler, Göktay'ın Lüküs Hayat performanslarını, Cibali Karakolu'ndaki Komiser Cafer Sabbah'ı ve televizyon dizilerindeki rollerini anarak paylaşım yaptılar. Birçok kullanıcı, tuluat geleneğinin son temsilcisinin kaybının Türk tiyatrosu için telafisi zor bir boşluk yarattığını vurguladı. Sanatçıların ve kültür eleştirmenlerinin de katıldığı bu anma dalgası, Göktay'ın Türk kültür hayatındaki yerinin ne kadar derin olduğunu gösterdi.

Zihni Göktay Hangi Dizi ve Filmlerde Oynadı?

Zihni Göktay'ın sahne kariyerinin yanı sıra televizyon ve sinema dünyasında da önemli bir geçmişi bulunuyordu. Televizyon ekranlarında uzun yıllar boyunca izleyici karşısına çıkan sanatçı, özellikle Türk televizyon tarihinin kült dizilerinde canlandırdığı karakterlerle geniş kitlelere ulaştı. Göktay'ın televizyon kariyeri, onun tiyatro kökenli oyunculuk anlayışını ekranlara taşımasını sağladı.

Göktay'ın televizyonda yer aldığı yapımlar arasında Bizimkiler, Kuruntu Ailesi, Koçum Benim, Cennet Mahallesi, Avrupa Yakası ve Üvey Baba başta olmak üzere pek çok sevilen dizi bulunuyor. Özellikle Cennet Mahallesi dizisinde canlandırdığı Ethem karakteri, televizyon izleyicisi tarafından büyük beğeni topladı. Bu diziler, Göktay'ın tiyatro seyircisinin ötesinde milyonlarca kişiye ulaşmasını sağladı ve onu Türk halkının sevdiği bir yüz haline getirdi.

Sinema alanında da faaliyet gösteren Göktay, Döngel Karhanesi, Fahriye Abla, Atla Gel Şaban ve Çıngıraklı Top gibi yapımlarda kamera karşısına geçti. Bu filmlerde genellikle komedi ve karakter rollerini üstlenen sanatçı, tuluat geleneğinden gelen doğal oyunculuğunu sinemaya da taşıdı. Fahriye Abla gibi Türk sinemasının önemli yapımlarında yer alması, Göktay'ın sadece komedi değil, dramatik rollerde de yetkin bir oyuncu olduğunu gösterdi.

Göktay'ın kariyerinin bir başka önemli boyutu da seslendirme çalışmalarıydı. Çok sayıda filmde seslendirme yapan sanatçı, sesinin tonu ve anlatım gücüyle bu alanda da aranan bir isimdi. Radyo tiyatrosu döneminde edindiği ses teknikleri ve diksiyon disiplini, onu seslendirme dünyasında da başarılı kılan temel özelliklerdi. Göktay'ın çok yönlü sanat geçmişi, onun Türk sahne ve ekran sanatlarında nadir rastlanan bir kuşağın son temsilcisi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

YılOlay
19452 Aralık'ta İstanbul Fatih'te doğdu
1960-1964Eminönü Halkevi'nde amatör tiyatro başlangıcı
1964Ankara Meydan Sahnesi'nde profesyonel kariyer
1973İstanbul Şehir Tiyatroları'na katıldı
1978-1996İstanbul Radyosu Radyo Tiyatro Şubesi'nde görev
1980-2008Lüküs Hayat'ta 28 yıl Rıza karakterini canlandırdı
2022 OcakEşi Sevinç Göktay'ı kaybetti
2026 OcakAnkara turnesinde kalça kırığı, ameliyat oldu
6 Temmuz 2026İstanbul'da 80 yaşında vefat etti

İstanbul Şehir Tiyatroları'nda 53 Yıl: Bir Mirasın Hikâyesi

Zihni Göktay'ın İstanbul Şehir Tiyatroları'ndaki 53 yıllık kariyeri, Türk tiyatro kurumculuğunun en uzun süreli hizmetlerinden biridir. 1973 yılında kadroya katılan Göktay, bu tarihten vefatına kadar geçen sürede kurumun ayrılmaz bir parçası oldu. 72 farklı oyunda sahne alması, onun hem üretken bir sanatçı hem de kurumun hafızası olduğunu gösteriyor. Şehir Tiyatroları'nda geçirdiği bu süre, Göktay'ın Türk tiyatrosunun kurumsal geleneğine ne kadar derin kökler saldığını ortaya koyuyor.

Göktay'ın Şehir Tiyatroları'ndaki hizmeti, sadece sahne performanslarıyla sınırlı değildi. Sanatçı, kurum içinde genç oyuncuların yetişmesine de katkıda bulundu. Tuluat geleneğinin sözlü aktarım yoluyla kuşaklararası iletimini sağlayan Göktay, konservatuvar eğitimi almamış ancak sahne pratiğiyle yetişmiş genç oyuncular için bir okul işlevi gördü. Onun sahne üzerindeki doğaçlama yeteneği ve seyirciyle kurduğu iletişim, genç kuşak oyuncular için canlı bir ders niteliğindeydi.

Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi.

Şehir Tiyatroları'nın Göktay'la birlikte yaşadığı dönüşüm de önemli bir konudur. Sanatçının 1973'te katıldığı kurum, bu 53 yıl içinde Türk tiyatrosunun önemli değişimlerine tanıklık etti. Göktay, hem klasik repertuvarın hem de çağdaş Türk oyunlarının sahnelendiği bir dönemde aktif olarak görev yaptı. Tuluat geleneğinin temsilcisi olarak, bu geleneği modern tiyatro anlayışıyla buluşturmayı başardı. Kurumun repertuvar politikasında ve sahne anlayışında Göktay'ın etkisi, onun 53 yıllık birikimiyle şekillendi.

Göktay'ın vefatıyla birlikte, Şehir Tiyatroları sadece bir sanatçısını değil, kurumun yaşayan tarihini de kaybetmiş oldu. 72 oyunluk repertuvar deneyimi, 53 yıllık kurumsal hafıza ve tuluat geleneğinin sahne pratiği, Göktay'la birlikte son buldu. Kurumun gelecekte bu mirası nasıl yaşatacağı ve tuluat geleneğinin sahnede hangi biçimlerde var olmaya devam edeceği, Türk tiyatro dünyasının önündeki önemli sorulardan biri olarak duruyor.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Zihni Göktay'ın vefatıyla birlikte Türk tiyatro dünyası, tuluat geleneğinin sahnede temsil edildiği dönemin resmen sona erdiğini kabul etmek durumunda. Sanatçının cenaze töreni ve anma etkinlikleriyle ilgili detaylar henüz açıklanmadı, ancak Şehir Tiyatroları'nın ve sanat camiasının Göktay için bir anma düzenlemesi bekleniyor. Tiyatro çevreleri, Göktay'ın mirasının konservatuvar eğitiminde ve arşiv çalışmalarında yaşatılması gerektiğini vurguluyor.

Göktay'ın 72 oyunluk kariyeri ve 28 yıllık Lüküs Hayat deneyimi, Türk tiyatro araştırmacıları için zengin bir kaynak oluşturuyor. Akademisyenler, Göktay'ın sahne performanslarının video ve ses kayıtlarının toplanarak bir arşiv oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Bu arşiv, gelecek kuşak oyuncuların ve araştırmacıların tuluat geleneğini incelemesi için kritik bir öneme sahip. Ayrıca, Göktay'ın genç oyunculara aktardığı deneyimlerin yazılı ve görsel olarak kayıt altına alınmamış olması, bu geleneğin kaybının ağırlığını daha da artırıyor.

Şehir Tiyatroları'nın Göktay sonrası dönemde tuluat geleneğini repertuvarında nasıl konumlandıracağı da merak konusu. Kurumun, geleneksel tuluat oyunlarını modern sahne teknikleriyle yeniden yorumlayarak bu mirası yaşatma çabası sürdürebileceği, ancak Göktay'ın doğaçlama yeteneğinin ve seyirciyle kurduğu organik bağın yerinin doldurulmasının zor olacağı ifade ediliyor. Türk tiyatrosu, bir ustasını daha uğurlarken, onun bıraktığı mirasın geleceğe nasıl taşınacağı sorusuyla da yüzleşiyor.

Sık Sorulan Sorular

Zihni Göktay kaç yaşında vefat etti?

Zihni Göktay, 2 Aralık 1945 doğumlu olduğu için 6 Temmuz 2026'da 80 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçı, Aralık ayında 81 yaşına girecekti. Vefat haberini İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz duyurdu.

Zihni Göktay'ın en ünlü rolü hangisiydi?

Zihni Göktay'ın en ünlü rolü, 28 yıl boyunca sahnelediği Lüküs Hayat operetindeki Rıza karakteriydi. Bu operet, Türk tiyatro tarihinde en uzun süre kesintisiz sahnelenen yapımlardan biri olarak kapalı gişe oynadı. Ayrıca Cibali Karakolu'nda Komiser Cafer Sabbah ve Cennet Mahallesi'nde Ethem karakterleriyle de tanındı.

Zihni Göktay neden öldü?

Zihni Göktay'ın ölüm nedenine dair resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak sanatçının 2026 Ocak ayında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığı sonrası sağlık sorunlarının arttığı biliniyor. 5 Temmuz akşamı aniden rahatsızlanarak Maltepe Hastanesi yoğun bakımına kaldırıldı ve 6 Temmuz'da vefat etti.

Zihni Göktay tuluat geleneğinin son temsilcisi miydi?

Evet, Zihni Göktay Türk tiyatrosunda tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu. Muammer Karaca ve Nejat Uygur gibi ustaların ardından Cibali Karakolu'nda Komiser Cafer Sabbah karakterini devralan Göktay, bu geleneği sahnede yaşatan son büyük isimdi. Vefatıyla birlikte bu geleneğin sahnede canlı temsili sona erdi.

Bu haber sizde ne uyandırdı?

Bu habere sor

Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.

Kör Nokta Analizi

Kör Nokta· Sol medya az yer verdi

Bu konu 7 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.

  • Sol%0
  • Merkez%71
  • Sağ%29

Bu haber 7 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 0, merkez 5, sağ 2). Sol cenahı görece az yer verdi.

Tüm kaynakları ve kör nokta detayını gör

Yorumlar

(0)

İlk yorumu siz yapın.

·

İlgili Haberler