Gençlerde Kanser Tırmanışı: 34 Yaşında Mide Kanseri, Biyolojik Yaşlanma Alarm Veriyor
Carly Douglas'ın ölümüyle gündeme gelen genç yaşta kanser dalgası: Türkiye'de de vakalar artıyor, bilim insanları hızlı biyolojik yaşlanmayı suçluyor
- 34 yaşındaki sosyal medya fenomeni Carly Douglas'ın mide kanserinden vefat etmesi, dünya genelinde 50 yaş altı kanser vakalarındaki yüzde 79'luk artışı yeniden gündeme taşıdı.
- Nature Medicine'de yayımlanan araştırma, genç kuşakların biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını ve bunun erken yaş kanser riskiyle bağlantılı olabileceğini gösterdi.
- Türk uzmanlar da Türkiye'de 30'lu ve 40'lı yaşlarda mide kanseri vakalarının arttığını, belirtilerin çoğu zaman gastrit ve reflüye bağlanarak tanının geciktiğini açıkladı.
34 yaşındaki sosyal medya fenomeni Carly Douglas'ın mide kanserinden vefat etmesi, dünya genelinde 50 yaş altı bireylerde kanser vakalarındaki endişe verici artışı yeniden gündeme taşıdı. Yaklaşık 140 bin takipçiye sahip olan üç çocuk annesi Douglas, teşhisinden yalnızca üç ay önce sosyal medyadan kanser mücadelesini duyurmuş, ancak hastalık hızla ilerleyerek genç fenomenin yaşamına mal olmuştu.
Türkiye'de de benzer bir tablo gözleniyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karabulut, son yıllarda özellikle 40'lı ve hatta 30'lu yaşlardaki mide kanseri hastalarıyla daha sık karşılaştıklarını belirterek, 20'li yaşlarda bile tanı alan hastalar olduğunu açıkladı. Nature Medicine'de yayımlanan son araştırma ise genç kuşakların biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını ve bunun erken yaş kanser riskiyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.
Öne Çıkanlar
- 50 yaş altı kanser vakaları 1990'dan bu yana küresel ölçekte yüzde 79 arttı.
- 20-49 yaş grubunda kolorektal kanser görülme sıklığı her yıl yüzde 3 yükseliyor.
- 1990'larda doğan kuşağın biyolojik yaşlanma düzeyi önceki nesillere göre belirgin şekilde daha yüksek.
- Prof. Dr. Karabulut: Türkiye'de 20'li yaşlarda bile mide kanseri tanısı alan hastalar olabiliyor.
- ASCO Kongresi'nde pankreas kanserinde KRAS inhibisyonu yaşam süresini ikiye katladı, FDA onay süreci devam ediyor.
Genç yaşta kanser neden artıyor?
Genç yaşta kanser vakalarındaki artışın arkasında tek bir neden değil, birden fazla faktörün bir araya gelmesi yatıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç, özellikle kolorektal, meme, mide, pankreas ve bazı jinekolojik kanserlerin genç yaş grubunda daha sık görülmeye başlandığına dikkat çekti. Bilimsel çalışmalar, obezite, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların fazla tüketimi, ciddi hava kirliliği, çevresel maruziyetler, bağırsak mikrobiyotasındaki değişiklikler ve genetik yatkınlık gibi birçok faktörün bu artışta rol oynayabileceğini düşündürüyor.
Prof. Dr. Sevinç, konuya ilişkin olarak sözlerine şöyle devam etti:
Eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kanser, son yıllarda genç erişkinlerde de daha sık görülmeye başladı. Özellikle 20-50 yaş arasındaki bireylerde bazı kanser türlerinde gözlenen artış, bilim dünyasının üzerinde yoğunlaştığı önemli sağlık başlıklarından biri haline geldi.Uzman, görüntüleme ve tanı yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde daha önce fark edilmeyen bazı kanserlerin artık daha erken teşhis edilebilmesinin de istatistiklere yansıdığını, ancak bunun tek başına artışı açıklamaya yetmediğini vurguladı.
Öte yandan Prof. Dr. Mehmet Karabulut, beslenme alışkanlıklarının değişmesinin en önemli nedenlerden biri olduğunu ifade ederek, günümüzde ultra işlenmiş gıdaların, hazır yiyeceklerin, yüksek tuz içeren ürünlerin, işlenmiş etlerin ve katkı maddesi içeren besinlerin tüketiminin belirgin şekilde arttığını belirtti. Bu beslenme biçiminin mide mukozasında uzun süreli tahrişe ve kronik iltihabi değişikliklere zemin hazırlayabildiğini vurgulayan Karabulut, obezite ve hareketsiz yaşamın da mide kanseri riskini net olarak artırdığını sözlerine ekledi.
Sigara kullanımı halen mide kanseri için önemli risk faktörlerinden biri olarak gösteriliyor. Samsun Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniği'nden Uzm. Dr. Ömür Kaman, ağız içi, gırtlak, yutak, yemek borusu, mide, kalın bağırsak, meme, rahim ağzı, pankreas ve idrar kesesi gibi birçok kanserin başlıca nedeninin sigara olduğunu açıkladı. Aşırı alkol tüketimi, kronik mide iltihabı, reflü hastalığının bazı tipleri, genetik yatkınlık ve bazı kalıtsal sendromlar da risk oluşturan diğer faktörler arasında sayılıyor.
Biyolojik yaşlanma gençleri nasıl etkiliyor?
Nature Medicine dergisinde 22 Haziran 2026'da yayımlanan araştırma, 55 yaş altındaki 154 binden fazla kişinin verilerini inceledi ve genç kuşakların biyolojik olarak önceki nesillere göre daha hızlı yaşlandığını ortaya koydu. Çalışmaya göre, 1965-1974 yılları arasında doğan bireyler, 1950-1954 doğumlulara göre daha ileri biyolojik yaş göstergelerine sahip. 1990-1999 yılları arasında doğan katılımcılarda ise biyolojik yaşlanma düzeyinin daha da yüksek olduğu belirlendi.
Araştırmanın ortak yazarlarından Yin Cao, bazı genç yetişkinlerin biyolojik değişimleri beklenenden daha erken yaşadığını ve bunun gençlerde görülen kanser artışıyla bağlantılı olabileceğini belirtti. İncelemede, bağışıklık sistemindeki yaşlanma belirtileri erken yaş akciğer kanseriyle, yağ dokusundaki yaşlanma ise kolorektal kanserle ilişkilendirildi. Bu durum, kanserin yalnızca genetik değişikliklerden değil, uzun yıllar boyunca oluşan biyolojik ortamdan da etkilendiğini düşündürüyor.
Hürriyet'in aktardığına göre, en belirgin ilişki akciğer, rahim ve mide-bağırsak sistemi kanserlerinde görüldü. Buna karşılık meme, prostat, tiroit, melanom ve merkezi sinir sistemi tümörlerinde aynı düzeyde bir ilişki saptanmadı. Bu da biyolojik yaşlanmanın tüm kanserleri aynı şekilde açıklamadığını gösteriyor. Uzmanlar, bu sonucun biyolojik yaşlanmanın doğrudan kanser nedeni olduğu anlamına gelmediğini, ancak önemli bir risk göstergesi olabileceğini vurguluyor.
Sabah gazetesinde yayımlanan köşe yazısında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu da biyolojik yaş konusuna dikkat çekerek, nüfus cüzdanı 60 yaş gösteren birinin kalbinin 48, beyninin 52, bağışıklık sisteminin ise 68 yaşında olabileceğini belirtti. Müftüoğlu, iyi çalışan bir bağışıklık sisteminin birçok organı aynı anda genç tutabildiğini ve bağışıklık sisteminin kanseri de etkilediğini vurguladı.
Türkiye'de mide kanseri nasıl seyrediyor?
Prof. Dr. Mehmet Karabulut, Türkiye'de mide kanserinin hâlâ en sık 60 yaş üzerindeki bireylerde görüldüğünü, ancak son yıllarda özellikle 40'lı ve hatta 30'lu yaşlardaki hastalarla daha sık karşılaşıldığını açıkladı. Karabulut, nadir olmakla birlikte 20'li yaşlarda bile mide kanseri tanısı alan hastalar olabildiğini ve bu durumun özellikle aile öyküsü bulunan, genetik yatkınlığı olan veya uzun süredir mide şikayetleri yaşayan kişilerde daha dikkat çekici hale geldiğini belirtti.
Genç yaş grubunda mide kanseri görüldüğünde bazen hastalığın daha agresif seyredebildiğini ifade eden Karabulut, bunun önemli nedenlerinden birinin genç bireylerde mide kanseri ihtimalinin çoğu zaman akla gelmemesi olduğunu söyledi. Belirtilerin gastrit ya da reflü gibi daha masum hastalıklara bağlanarak tanının gecikebilmesi, genç hastalarda hastalığın ileri evrede yakalanmasına yol açıyor. Karabulut, yaşın tek başına koruyucu bir faktör olmadığını ve uzun süren mide şikayetleri olan genç bireylerin de gerekli görüldüğünde endoskopi ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'de mide kanserinin çoğunlukla ileri evrede teşhis edildiğinin altını çizen Karabulut, bunun en önemli nedenlerinden birinin belirtilerin başlangıçta çok hafif olması olduğunu belirtti. Hastaların şikayetlerini gastrit, ülser veya strese bağlaması, bazı kişilerin mide koruyucu ilaçları uzun süre kendi kendine kullanması ve geçici rahatlama nedeniyle doktora başvurmayı ertelemesi, tanı gecikmesinin ana nedenleri arasında sayılıyor. Diğer önemli neden ise endoskopiden çekinilmesi; oysa günümüzde endoskopi oldukça güvenli, kısa süren ve sedasyon altında konforlu şekilde uygulanabilen bir işlem.
Sağlık Bakanlığı'nın Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) aracılığıyla özellikle meme, kolon ve rahim ağzı kanserleri için ücretsiz tarama programları yürüttüğü biliniyor. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, vatandaşlara Sağlık Bakanlığı'nın tarama programlarına katılma çağrısı yaparak, erken evrede yakalanan kanserlerde tedavi başarısının ileri evrelere göre çok daha yüksek olduğunu vurguladı.
Hangi belirtiler alarm veriyor?
Toplumda sık görülen şişkinlik, hazımsızlık ve mide yanması gibi şikayetler çoğu zaman mide kanseri anlamına gelmiyor. Ancak Prof. Dr. Karabulut, bazı belirtilerin alarm bulgusu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek sekiz kritik işarete dikkat çekti: şikayetlerin haftalarca devam etmesi, ilaç tedavisine rağmen düzelmemesi, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, çok az yemekle erken doyma hissi ve yutma güçlüğü, sürekli mide ağrısı ve kan kusma, siyah renkli dışkılama, kansızlık ve sürekli halsizlik.
Mide kanserinin en önemli sorunlarından biri, erken evrede belirti vermemesi. Bu nedenle hastalık başlangıç döneminde sessiz ilerleyebiliyor. İleri evrelerde ise karın ağrısı, bulantı, kusma, kilo kaybı, yemek yiyememe, karında şişlik ve kansızlık gibi belirtiler daha belirgin hale geliyor. Prof. Dr. Karabulut, özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde veya aile öyküsü bulunan kişilerde uzun süren mide yakınmalarının mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Alper Sevinç de benzer uyarılarda bulunarak, uzun süren karın ağrısı, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süreli halsizlik, ele gelen kitle veya geçmeyen kanamalar gibi belirtilerin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sevinç, kanserin yaş tanımadığını ve genç bireylerin de sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, erken teşhis edilen birçok kanser türünde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu dile getirdi.
Amerikan Kanser Derneği'nin 2026 raporuna göre, 50 yaş altındaki kolorektal kanser vakalarının dörtte üçü kanser ileri evreye ulaştıktan sonra teşhis ediliyor. Rapora göre kolorektal kanserlerin yarısından fazlası sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, alkol tüketimi, fiziksel hareketsizlik ve fazla kilo gibi değiştirilebilir risk faktörleriyle ilişkili. Bu veriler, hem sağlık çalışanlarının hem de toplumun belirtiler konusunda bilinçlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.
| Kanser Türü | Genç Yaş Artış Eğilimi | Yıllık Artış (20-49 yaş) |
|---|---|---|
| Kolorektal | Yüksek | %3 |
| Mide | Yüksek | Veri toplanıyor |
| Pankreas | Orta-Yüksek | Veri toplanıyor |
| Meme | Orta | %0,4 (50-64 yaş) |
| Akciğer | Biyolojik yaşlanma ile ilişkili | Veri toplanıyor |
Pankreas kanserinde umut veren gelişme ne?
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) Kongresi'nde, tüm dünyadan yaklaşık 40 bin uzmanın katılımıyla gerçekleştirilen oturumlarda pankreas kanseriyle ilgili sunulan klinik çalışma sonuçları büyük dikkat çekti. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tülay Eren, KRAS inhibisyonu üzerinden etki eden bir molekülün mevcut yaşam sürelerini iki katına çıkardığını vurguladı. Pankreas kanseri genellikle erken evrede tespit edilemediği ve organın retroperiton adı verilen bölgesindeki yerleşimi nedeniyle hastaların çoğunlukla 3. veya 4. evrede hastaneye başvurduğu belirtiliyor.
Doç. Dr. Eren, bu molekülün sadece pankreas kanserinde değil, aynı mutasyonu taşıyan diğer kanser türlerinde de umut vadettiğini ve başka kanserler için de kapı aralanabileceğini gösterdiğini açıkladı. İlacın FDA onay sürecinin devam ettiğini ve şu an için ABD dahil hiçbir ülkede raflardan ulaşılamadığını belirten Eren, ilacın şimdilik sadece erken erişim programlarıyla kısıtlı bir kullanım alanı bulduğunu; ancak FDA onayının çok uzun sürmeyeceğini öngördüklerini ve ruhsatlandırma süreçlerinin ardından Türkiye'de de ilaca erişimin mümkün olabileceğini ifade etti.
Kongrede ön plana çıkan bir diğer önemli konu ise tümörün genetik yapısının değerlendirilerek her hastaya özel planlanan kişiye özgü tedavi yaklaşımı oldu. Doç. Dr. Eren, bu yaklaşımın gelecekte onkolojinin temel tedavi yöntemlerinden biri olacağının altını çizdi. Kanda dolaşan tümör hücrelerinin hem tedavi sürecinde hem de tedaviye yanıt döneminde tespit edilmesinin tedavi seçeneklerini belirlemedeki rolüne de dikkat çekildi. Meme kanserli bazı hasta gruplarında kemoterapinin azaltılabilme ihtimaline yönelik çalışmalar da kongrede umut verici sonuçlarla tartışıldı.
Zayıflama iğneleriyle ilgili olarak da kongrede sunulan gözlemsel bir çalışmaya değinen Eren, kanser tanısı almış ve zayıflama iğnesi kullanan hastalarda metastaz gelişme riskinin daha az olduğunun görüldüğünü aktardı. Ancak Eren, bunun bir Faz-3 çalışması olmadığını ve zayıflama iğnelerinin kanseri direkt önlediğine dair şu an bilimsel bir kanıt bulunmadığını; ancak obeziteyi ve insülin direncini düşürerek obezite kaynaklı kanser türlerinin görülme olasılığını azaltıyor olabileceğini uyarısında bulundu.
Geçmişte ne olmuştu? Kanserde tarihsel seyir
Mide kanseri uzun yıllar boyunca gerileme eğilimindeydi. Özellikle 1970'li yıllardan itibaren hijyen koşullarının iyileşmesi, antibiyotik kullanımının yaygınlaşması ve gıda saklama yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde hastalık önemli ölçüde azaldı. Helicobacter pylori enfeksiyonunun tedavi edilebilir hale gelmesi de bu düşüşte rol oynadı. Ancak son yıllarda tablo tersine dönmeye başladı ve İngiltere ile ABD başta olmak üzere birçok ülkede 50 yaş altındaki bireylerde mide kanseri tanılarında dikkat çekici bir artış yaşandı.
İngiltere Mide Kanseri Derneği Direktörü Sheena Dewan, Daily Mail'e yaptığı açıklamada son 10 yılda hasta profilinin ciddi şekilde değiştiğini belirterek, geçmişte daha çok ileri yaş grubundaki hastalarla ilgilenirken artık 25 ila 50 yaş arasındaki bireylerin ağırlık kazandığını ifade etti. Dewan'a göre bazı büyük kanser merkezleri, genç hastalardaki artış nedeniyle özel mide kanseri birimleri kurmaya başladı.
2023 yılında yayımlanan bir çalışma, erken başlangıçlı kanser oranlarının 1990'dan 2019'a kadar küresel ölçekte yüzde 79 arttığını gösterdi. 2025 yılında yapılan başka bir araştırma, Avustralya, Kanada, İngiltere ve ABD'de 1990'larda doğan kişilerin, 1960'larda doğanlara kıyasla erken başlangıçlı kolorektal kanser açısından en az dört kat daha yüksek risk taşıdığını ortaya koydu. Amerikan Kanser Derneği'nin Ocak 2026 raporuna göre ise kolorektal kanser, ABD'de 50 yaş altındaki bireylerde kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedeni haline geldi.
Türkiye'de de Sağlık Bakanlığı kanser tarama programlarını yaygınlaştırma çabası içinde. Bakanlığın açıkladığı verilere göre, Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında vatandaşlar kısa mesajla kanser taramalarına davet ediliyor. Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi 2024'ten bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucunu değerlendirdi. Hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi ise tamamen yerli imkanlarla geliştirildi.
Bundan sonra ne olacak? Uzmanlar ne diyor?
Uzmanlar, genç yaşta kanser vakalarındaki artışın yakın gelecekte devam etmesini bekliyor. Nörobilimci Dr. David Cox, son 10 yılda obezite, diyabet ve metabolik hastalıklarda artış yaşandığını, 50 yaş altındaki kişilerde kanser vakaları ile gençlerde görülen iltihabi hastalıkların da arttığını belirterek tüm bu tabloyu hızlanmış yaşlanmanın işaretleri olarak değerlendirdi. Cox, özellikle ultra işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesinin, yüksek kalori alımının ve vücudun ihtiyaç duyduğu temel besinlerin yeterince alınmamasının yaşlanma sürecini hızlandırabileceğini söyledi.
Doç. Dr. Tülay Eren, yapay zekanın kanser taramalarına entegrasyonu konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Eren, yapay zekanın belli bir güvenilirliğe ulaştığını ancak henüz yüzde 100 oranında tek başına karar verici olamayacağını, insan yönlendirmesine ve denetimine ihtiyaç duyduğunu belirtti. Gelecekte yapay zeka destekli tarama sistemlerinin erken teşhiste önemli rol oynaması bekleniyor, ancak bu sistemlerin klinik pratiğe tam entegrasyonu için daha fazla geliştirme gerekiyor.
Bugünün gençleri önceki kuşaklardan farklı bir çevrede yaşıyor. Obezite, hareketsizlik, uyku düzensizliği, kronik stres, ultra işlenmiş gıdalar ve hava kirliliği gibi birçok faktörün yıllar içinde bedende bıraktığı yükün biyolojik yaşlanmayı hızlandırdığı düşünülüyor.
Uzmanlar, genç yaşlarda metabolik sağlığı korumanın, düzenli uyumanın, fiziksel olarak aktif olmanın, sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmanın, alkol tüketimini sınırlamanın ve dengeli beslenmenin yalnızca kronik hastalıkları değil, biyolojik yaşlanmayı da etkileyebileceğini vurguluyor. Ailede erken yaş kanser öyküsü bulunan kişilerin ise belirtileri Ben daha gencim diyerek ertelememesi gerektiği belirtiliyor. Klinik çalışmalar, Omega-3 alımının DNA seviyesinde yaşlanmayı yavaşlatabildiğini gösterirken, yeşil yapraklı sebzeler, flavonoidler ve doğru öğün düzeninin de yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Mide kanserinden korunmak için ne yapmalı?
Prof. Dr. Mehmet Karabulut, mide kanserini tamamen önlemek mümkün olmasa da riskin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirterek sekiz korunma kuralı sıraladı: sigara kullanılmaması, alkol tüketiminin sınırlandırılması, taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesi, işlenmiş et ürünleri ve aşırı tuzlu gıdaların mümkün olduğunca azaltılması, ideal kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite yapılması, ailede mide kanseri öyküsü bulunan bireylerin düzenli hekim kontrolünde olması ve uzun süren mide şikayetlerinin ihmal edilmemesi ile gerektiğinde endoskopik inceleme yaptırılması.
Erken evrede teşhis edilen mide kanserlerinde tamamen iyileşme mümkün. Özellikle tümör sadece mide duvarıyla sınırlıysa cerrahi tedaviyle oldukça başarılı sonuçlar alınıyor. Günümüzde tedavi seçenekleri de oldukça gelişmiş durumda; immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler, geleneksel kemoterapiye alternatif veya tamamlayıcı olarak kullanılıyor. Doç. Dr. Eren, kemoterapi ile immünoterapinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, kemoterapinin doğrudan tümör hücresini öldürme mantığıyla çalıştığını, immünoterapinin ise hastanın kendi bağışıklık sistemini aktive ederek bağışıklık hücrelerinin tümöre saldırmasını hedeflediğini ve dolayısıyla yan etkilerinin tamamen farklı olduğunu vurguladı.
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği'nden hastalara yapılan çağrıda, onkolojik tedavinin sadece ilaç verilmesi anlamına gelmediği, ilaç yan etkilerinin yönetilmesinin de çok önemli olduğu ve bunun uzmanlaşmış onkologlar tarafından yapılması gerektiği vurgulandı. Dernek, hastaları ve yakınlarını sorularını çekinmeden sormaya ve tedavilerini mutlaka bir tıbbi onkoloji uzmanına yaptırmaya davet etti.
Sık Sorulan Sorular
Genç yaşta mide kanseri belirtileri nelerdir?
Genç yaşta mide kanseri belirtileri arasında haftalarca süren mide şikayetleri, ilaca rağmen düzelmeyen ağrı, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, erken doyma, yutma güçlüğü, siyah dışkılama ve kansızlık bulunur. Bu belirtiler genellikle gastrit veya reflüye bağlanarak gözden kaçabiliyor.
Biyolojik yaşlanma kansere neden olur mu?
Nature Medicine'de yayımlanan araştırma, biyolojik yaşlanmanın doğrudan kanser nedeni olduğuna dair kesin bir sonuca ulaşmadı. Ancak biyolojik yaşı yüksek olan genç bireylerde bazı kanser türlerinin daha erken yaşlarda görülebileceğine işaret ediyor ve önemli bir risk göstergesi olarak değerlendiriliyor.
50 yaş altı kanser vakaları ne kadar arttı?
1990'dan 2019'a kadar erken başlangıçlı kanser oranları küresel ölçekte yüzde 79 arttı. Kolorektal kanserde 20-49 yaş grubunda her yıl yüzde 3 artış kaydedilirken, 1990'larda doğan kuşağın riski 1960'larda doğanlara göre dört kat daha yüksek.
Türkiye'de mide kanseri taraması ücretsiz mi?
Sağlık Bakanlığı'nın KETEM merkezlerinde meme, kolon ve rahim ağzı kanserleri için ücretsiz tarama programları yürütülüyor. Uzun süren mide şikayetleri olan kişilerin ise gastroenteroloji veya genel cerrahi uzmanına başvurarak endoskopik değerlendirme yaptırması öneriliyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sol medya az yer verdiBu konu 7 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%0
- Merkez%71
- Sağ%29
Bu haber 7 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 0, merkez 5, sağ 2). Sol cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Bu görüşten kaynak yok.
Genç fenomenin ani ölümü, sessiz tehlikeyi gündeme taşıdı: Bu 8 belirti varsa dikkat
HürriyetPankreas kanserinde tarihi gelişme! Tıp dünyasında heyecan yaratan yenilikler
HabertürkProf. Dr. Sevinç: Belirtiler yaşa bağlanmamalı, erken tanı her yaşta hayat kurtarır
MilliyetBiyolojik Yaşı Artıran Gizli Tehlike: Her Gün Tüketiliyor, Yaşlanmayı Hızlandırıyor
CNN TürkResmi Gazete'de bugün (8 Temmuz 2026 Resmi Gazete kararları)
NTV
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma