Glokomda 2 Dakikalık Lazer Devrimi: FLIGHT Tedavisi Türkiye'de
İngiltere ve Almanya'dan sonra üçüncü ülke Türkiye: Kesisiz, implantsız femtosaniye lazerle glokom artık 1-2 dakikada tedavi ediliyor
- Dünyagöz Etiler Hastanesi'nde Prof.
- Ümit Aykan öncülüğünde uygulanan FLIGHT tekniği, femtosaniye lazerle 1-2 dakikada kesisiz ve implantsız glokom tedavisi sağlıyor.
- İngiltere ve Almanya'dan sonra Türkiye'de de uygulanmaya başlanan yöntem, ESCRS 2025 Kongresi'nde tanıtılmış ve ilk klinik sonuçlarını vermişti.
Glokom, halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak bilinen ve dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişiyi etkileyen sinsi bir hastalıktır. Erken teşhis edilmediğinde geri dönüşsüz körlüğe yol açabilen bu hastalığın tedavisinde artık Türkiye'de de devrim niteliğinde bir yöntem uygulanmaya başlandı: FLIGHT tekniği.
İngiltere ve Almanya'dan sonra dünyada üçüncü ülke olarak Türkiye'de uygulanan bu yöntem, femtosaniye lazer teknolojisiyle 1-2 dakika içinde, kesi gerektirmeden ve implant takmadan glokom tedavisi yapabiliyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi'nde Prof. Dr. Ümit Aykan öncülüğünde gerçekleştirilen operasyonlar, göz cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Öne Çıkanlar
- Dünya genelinde 80 milyon kişiyi etkileyen glokom, geri dönüşsüz körlüğün ikinci en sık nedeni konumunda.
- FLIGHT tekniği, femtosaniye lazerle 1-2 dakikada kesisiz ve implantsız glokom tedavisi sağlıyor.
- Yöntem, İngiltere ve Almanya'dan sonra Türkiye'de uygulanmaya başlandı; ilk hasta Halim Ege'nin operasyonu başarıyla tamamlandı.
- ESCRS 2025 Kongresi'nde tanıtılan tekniğin ilk klinik verileri göz içi basıncında anlamlı düşüşler gösterdi.
- 2040 yılına kadar glokom hastası sayısının 112 milyona ulaşacağı öngörülüyor.
Glokom nedir ve neden salgın boyutunda?
Glokom, göz içi sıvısının dengelenememesi sonucu göz içi basıncının yükselmesi ve buna bağlı olarak görme sinirlerinin kalıcı olarak zarar görmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak bilinen bu durum, sinsi seyri nedeniyle genellikle geç fark ediliyor. Hastalar, görme alanlarında ciddi kayıplar oluşana kadar sorunun farkına varmıyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre glokom, dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kişiyi etkiliyor ve geri dönüşsüz körlüğün ikinci en sık nedeni olarak kayıtlara geçmiş durumda. Daha da endişe verici olan ise bu rakamın 2040 yılına kadar 112 milyona ulaşacağının öngörülmesi. Yaşlanan nüfus, artan diyabet prevalansı ve miyopi epidemiyolojisi gibi faktörler bu artışın temel nedenleri arasında gösteriliyor.
Türkiye'de durum farklı değil. Türkiye Oftalmoloji Derneği'nin verilerine göre ülkemizde 40 yaş üzeri her 100 kişiden yaklaşık 4-5'inde glokom görülüyor. Bu, yaklaşık 2-3 milyon kişinin bu hastalıkla yaşadığı anlamına geliyor. Ancak hastaların önemli bir kısmı henüz teşhis edilmemiş durumda. Prof. Dr. Ümit Aykan, glokomun sinsi seyirli bir hastalık olduğunu ve erken tanı ile tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan görme kaybına yol açabileceğini vurguluyor.
Salgın tanımının abartılı olmadığını belirten uzmanlar, glokomun küresel bir halk sağlığı krizi haline geldiğine dikkat çekiyor. NTV'nin sağlık sayfasında da yer alan bilgilere göre, göz muayenelerinde yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşması erken teşhiste umut vad ediyor. Sabah gazetesinin aktardığına göre, glokom bugün 'çığ gibi büyüyen' ve 'salgın' diye nitelendirilen bir boyuta ulaşmış durumda.
FLIGHT tekniği nedir ve nasıl çalışıyor?
FLIGHT tekniği, 'Femtosaniye Lazer ile Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi' işleminin kısaltmasıdır. Bu yenilikçi yöntem, ön segment görüntüleme sistemleriyle eş zamanlı olarak yönlendirilen femtosaniye lazer kullanarak, gözün trabeküler ağı üzerinde mikroskobik kanallar oluşturuyor. Bu kanallar sayesinde aköz hümörün doğal dışa akımı artıyor ve göz içi basıncı düşüyor.
Yöntemin en dikkat çekici özelliği, tüm işlemin sadece 1-2 dakika sürmesi. Prof. Dr. Ümit Aykan, femtosaniye lazer teknolojisinin son derece kısa süreli, 10-15 saniyelik lazer atımları sayesinde hedef dokuda mikron düzeyinde hassas işlemler yapılmasına olanak tanıdığını belirtiyor. Bu ultra kısa atımlar, çevre dokularda ısıya bağlı hasar oluşturmadan etki göstererek cerrahi güvenliği artırıyor.
FLIGHT tekniğinin mevcut tedavilere göre öne çıkan özellikleri arasında kesi gerektirmemesi, herhangi bir implant kullanılmaması ve görüntü kılavuzlu lazer sayesinde yüksek cerrahi hassasiyet sağlanması bulunuyor. Operasyonun ardından hasta aynı gün taburcu edilebiliyor; iyileşme süresi daha kısa ve hasta konforu belirgin şekilde artıyor. Görüntü kılavuzlu yaklaşım, işlemin tekrarlanabilirliğini artırırken cerrahın deneyimine bağlı değişkenliği de azaltmayı hedefliyor.
Tekniğin geliştirilmesi, 2025 yılında Kopenhag'da düzenlenen ESCRS (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi'nde ilk kez tanıtıldı ve büyük ilgi topladı. Femtosaniye lazerler zaten refraktif cerrahi, katarakt cerrahisi ve diğer ön segment cerrahilerinde kullanılıyordu; ancak bunların glokom tedavisine uyarlanması yeni bir atılım olarak değerlendiriliyor. Prof. Aykan, bu lazerlerin genellikle mekanik araçların yerini alarak daha güvenli ve kontrollü işlemler yapılmasına imkan verdiğini söylüyor.
Türkiye'de ilk uygulama nasıl gerçekleşti?
Türkiye'de FLIGHT tekniğinin ilk uygulaması, Dünyagöz Etiler Hastanesi'nde gerçekleştirildi. İngiltere ve Almanya'dan sonra dünyada üçüncü sıraya yerleşen Türkiye, bu teknolojiyi benimseyen ilk ülkelerden biri oldu. Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Ümit Aykan, yöntemin umut verici sonuçlarına işaret ederek yeni bir dönemin habercisi olduğunu vurguladı.
İlk hastalardan biri olan Halim Ege, 8 yıl önce glokom teşhisi konulduğunu belirtti. Ege, 'İki gözümde de glokom teşhis edildi. 25-26 tansiyonla doktora gittim. Bana ilaç verdi. İlacı düzenli kullanmadım. Daha sonra göz tansiyonum 45-50'lere kadar çıktı' dedi. Yeni cihazla 1-2 dakika içinde tedavi yapılabileceğini öğrenince hemen operasyona girmek istediğini belirten Ege, 'Göz hiçbir organa benzemiyor. Bir anda dünyam kararabilir. Dünyamı karartmamak için bu operasyona giriyorum' ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ümit Aykan: 'FLIGHT tekniği, implant gerektirmeyen ve kesisiz yapısıyla glokom cerrahisinde yeni bir dönemin habercisi. Mevcut bulgular son derece umut verici.'
Operasyon sonrası Halim Ege, 'Ameliyatım çok başarılı geçti. Daha net görebiliyorum. Renk değiştiren yerlerde çok zorlanıyordum. Merdiven çıkarken de net göremediğim için ayağım takılacak gibi hissediyordum ve çok zorlanıyordum. Ancak operasyondan sonra fark ettim ki bu hastalığa yakalanmadan önceki gibi görebiliyorum. Hemen taburcu edildim' diyerek duygularını anlattı. Hastanın aynı gün taburcu edilmesi, yöntemin hasta konforu açısından sağladığı avantajı somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Operasyonun gözlemi için ameliyathaneye giren Sabah gazetesi muhabiri Gül Kireklo, göz gibi hassas bir organa mikron düzeyinde yapılan operasyonun ne kadar incelikle uygulandığını belirtti. Prof. Aykan'ın da ayrı bir heyecan taşıdığı operasyonda, yeni teknolojinin yapay zeka ve üst teknolojilerle birleşince dakikalar içinde sonuç alınabildiği ifade edildi.
Mevcut tedavilerle FLIGHT karşılaştırması
Glokom tedavisinde geleneksel olarak bir basamaklı yaklaşım izleniyor. İlk aşamada göz damlalarıyla başlanan tedavi, yeterli kontrol sağlanamadığında lazer tedavilerine, ardından minimal invaziv glokom cerrahilerine (MIGS) ve son aşamada klasik invaziv filtrasyon cerrahilerine (tüp veya trabekülektomi) geçiliyor. Ancak her basamağın kendine özgü sorunları bulunuyor.
Prof. Dr. Aykan, orta ve uzun dönemde hasta uyum sorunları, cerrahi komplikasyonlar ve implant temelli yöntemlerin tansiyonu düşürmede yetersizliklerinin daha güvenli ve yenilikçi tekniklere olan ihtiyacı artırdığını belirtiyor. Göz damlalarında hasta uyumu özellikle düşük; yaşlı hastaların damlaları düzenli kullanmada zorlandığı, bazı ilaçların yan etkileri nedeniyle bırakıldığı biliniyor. Halim Ege'nin de damlaları düzenli kullanmadığı için tansiyonunun 45-50'lere fırladığı vakasından anlaşılacağı gibi, bu pratik bir sorun.
| Özellik | Göz Damlaları | Trabekülektomi | MIGS | FLIGHT Tekniği |
|---|---|---|---|---|
| İşlem süresi | Sürekli kullanım | 30-60 dk | 15-30 dk | 1-2 dk |
| Kesi gerektirir mi? | Hayır | Evet | Minimal | Hayır |
| İmplant gerekir mi? | Hayır | Bazen | Evet | Hayır |
| Hasta uyumu | Düşük | Orta | Yüksek | Yüksek |
| İyileşme süresi | Yok | 2-4 hafta | 1-2 hafta | Aynı gün |
| Komplikasyon riski | Düşük | Yüksek | Orta | Düşük (erken veri) |
Tablodan da anlaşılacağı üzere, FLIGHT tekniği mevcut tedavilerin birçoğunun dezavantajlarını ortadan kaldırma potansiyeli taşıyor. Ancak uzmanlar, bu verilerin henüz erken aşamada olduğunu ve uzun dönem sonuçlarının beklenmesi gerektiğini de hatırlatıyor. Yine de kesisiz, implantsız ve görüntü kılavuzlu yapısı, özellikle damla uyumsuzluğu yaşayan ve klasik cerrahiden çekinen hastalar için cazip bir alternatif oluşturuyor.
ESCRS 2025 ve ilk klinik sonuçlar ne diyor?
FLIGHT tekniği, 2025 yılında Kopenhag'da düzenlenen ESCRS (European Society of Cataract and Refractive Surgeons) Kongresi'nde ilk kez tanıtıldı. Avrupa'nın en önemli katarakt ve refraktif cerrahi kongrelerinden biri olan bu etkinlikte, yöntem glokom cerrahisi alanında yenilikçi bir gelişme olarak dikkatleri üzerine çekti.
Prof. Dr. Aykan, ESCRS 2025'te paylaşılan ilk klinik verilerin FLIGHT tekniğinin göz içi basıncında anlamlı düşüşler sağladığını ve işlem sırasında cerrahi travmanın düşük olduğunu gösterdiğini belirtti. Bu durum, komplikasyon risklerinin azalabileceğine işaret ediyor. Ancak klinik verilerin henüz ilk aşamada olduğu ve daha geniş hasta gruplarında uzun dönem takip sonuçlarının beklenildiği de vurgulanıyor.
Sabah'ın aktardığına göre Prof. Dr. Ümit Aykan: 'FLIGHT tekniğini, glokom tedavisinde daha güvenli, daha konforlu ve daha hassas cerrahi yaklaşımların önünü açabilecek, yenilikçi bir gelişme olarak ifade edebiliriz.'
Türkiye'nin bu teknolojiyi erken benimseyen ülkelerden biri olması, ülkenin göz cerrahisi alanındaki konumunu güçlendiriyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun NTV'de yer alan açıklamalarına göre, Türkiye sağlık alanında yerli ve milli teknoloji ile birçok başlıkta ilerleme kaydetti. Hürriyet'in bildirdiğine göre, TÜSEB ve Novo Nordisk Türkiye'nin uluslararası klinik araştırmalar iş birliği protokolü imzalaması da Türkiye'nin küresel klinik araştırmalar alanındaki bilimsel üretimini artırma hedefini yansıtıyor.
Uzmanlar, FLIGHT tekniğinin gelecekteki klinik çalışmalarda daha geniş hasta popülasyonlarında test edilmesi gerektiğini, özellikle farklı glokom tiplerinde (açık açı, dar açı, normal tansiyonlu) etkinliğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca yöntemin uzun dönem, yani beş yıldan uzun süreli göz içi basıncı kontrolü ve görme alanı korunması üzerindeki etkilerinin de kanıtlanması bekleniyor.
Glokomda erken teşhis neden kritik?
Glokomun en büyük tehlikesi, sinsi ilerleyişidir. Hastalık, görme sinirlerinde hasar oluşturmaya başladığında genellikle hiçbir belirti vermez. Hastaların çoğu, görme alanlarında belirgin kayıplar oluşana kadar sorunun farkına varmaz. Bu nedenle erken teşhis, glokom yönetiminde en kritik adımdır.
Cumhuriyet gazetesinin sağlık sayfasında yer alan uzman uyarılarına göre, yaz aylarında artan güneş ışınları, havuz ve deniz kullanımı ile ekran maruziyeti göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, düzenli göz muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğini ve UV ışınlarına karşı koruyucu önlem alınmasının görme kaybını önlemede kritik olduğunu vurguluyor. Bu uyarılar, sadece yaz ayları için değil, yıl boyunca göz sağlığının takibi için de geçerli.
Glokom risk faktörleri arasında 40 yaş üstü olmak, ailede glokom öyküsü, yüksek göz içi basıncı, miyopi veya hipermetropi, diyabet, yüksek tansiyon ve uzun süreli kortizon kullanımı bulunuyor. Risk gruplarında yer alan kişilerin yılda en az bir kez göz muayenesi olmaları ve göz içi basıncı ile görme siniri muayenesi yaptırmaları öneriliyor. NTV'nin aktardığına göre, yapay zeka destekli göz muayenesi sistemleri de erken teşhiste giderek daha fazla rol oynuyor.
Türkiye'de glokom taramalarının yetersizliği, geç tanının en önemli nedenlerinden biri. Özellikle kırsal bölgelerde göz muayenesine erişim sınırlı olması, hastalığın ileri evrede fark edilmesine yol açıyor. Uzmanlar, aile hekimliği sisteminde göz tansiyonu ölçümünün rutin hale getirilmesini ve risk gruplarına yönelik toplum tabanlı tarama programlarının yaygınlaştırılmasını öneriyor.
Bundan sonra ne olacak?
FLIGHT tekniğinin Türkiye'ye gelmesi, glokom tedavisinde yeni bir kapı aralıyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin henüz erken aşamada olduğunu ve tüm glokom hastaları için uygun olmayabileceğini hatırlatıyor. Yöntemin hangi hastalarda en etkili olduğunu belirlemek için daha fazla klinik veriye ihtiyaç var.
Önümüzdeki dönemde, FLIGHT tekniğinin daha fazla merkezde uygulanmaya başlaması ve Türk oftalmoloji topluluğu tarafından klinik çalışmaların yürütülmesi bekleniyor. Türkiye Oftalmoloji Derneği ve ilgili akademik birimlerin bu yöntemi standart tedavi protokollerine entegre etme süreci, elde edilecek verilerin niteliğine bağlı olacak. Ayrıca yöntemin SGK kapsamına alınması, geniş hasta kitlelerinin erişimini kolaylaştıracak önemli bir adım olabilir.
Uluslararası alanda da benzer teknolojilerin geliştirilmesi sürüyor. Femtosaniye lazerin göz cerrahisindeki kullanım alanının genişlemesi, gelecekte katarakt ve glokomun eş zamanlı tedavi edilebildiği kombine prosedürlerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Yapay zeka destekli görüntüleme sistemlerinin lazer cerrahisiyle entegrasyonu, operasyonların hassasiyetini daha da artırması beklenen bir başka gelişme.
Türkiye'nin bu alandaki konumu, hem teknoloji transferi hem de yerli üretim açısından önemli. Sağlık Bakanı Memişoğlu'nun açıkladığı gibi, yerli ilaç, aşı ve tanı kitlerinde sonuç alınmaya başlanması, göz cerrahisi ekipmanlarında da benzer bir yerlileşme sürecinin başlatılabileceğine işaret ediyor. Önümüzdeki yıllarda glokom tedavisinin daha erişilebilir, daha güvenli ve daha konforlu hale gelmesi için FLIGHT tekniğinin önemli bir adım teşkil edeceği değerlendiriliyor.
Sık Sorulan Sorular
Glokom nedir ve belirtileri nelerdir?
Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görme sinirlerinin zarar görmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Sinsi seyirli olduğu için erken aşamalarda genellikle belirti vermez. İlerleyen evrelerde görme alanında daralma, kenarları net görememe ve renk algısında bozulma gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
FLIGHT tekniği ile glokom tedavisi ne kadar sürüyor?
FLIGHT tekniği ile glokom tedavisi sadece 1-2 dakika sürüyor. Femtosaniye lazer kullanılarak kesisiz ve implantsız şekilde uygulanan bu yöntem, operasyon sonrası hastanın aynı gün taburcu edilmesine imkan tanıyor. Geleneksel cerrahi yöntemlere göre iyileşme süresi belirgin şekilde daha kısa.
FLIGHT tekniği Türkiye'de hangi hastanede uygulanıyor?
FLIGHT tekniği şu anda Dünyagöz Etiler Hastanesi'nde Prof. Dr. Ümit Aykan tarafından uygulanıyor. Türkiye, İngiltere ve Almanya'dan sonra bu teknolojiyi benimseyen üçüncü ülke konumunda. Önümüzdeki dönemde daha fazla merkezde uygulanmaya başlaması bekleniyor.
Glokomdan korunmak için ne yapmalıyım?
40 yaş üstü herkesin yılda en az bir kez göz muayenesi olması öneriliyor. Ailede glokom öyküsü, diyabet, yüksek tansiyon veya yüksek miyopisi olanlar daha sık kontrol ettirmeli. Göz damlalarını düzenli kullanmak, güneş gözlüğü takmak ve düzenli göz tansiyonu ölçümü yaptırmak korunmada önem taşıyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Bu konu 4 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%25
- Merkez%50
- Sağ%25
Bu haber 4 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 1, merkez 2, sağ 1). Kaynaklar arasında dengeli yer aldı.
Görüşlere göre kaynaklar
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma