ABD ve İran 107 Günün Ardından Mutabakat Zaptına İmza Attı: Hürmüz Açılıyor, Sorular Kalıyor
Çerçeve anlaşma savaşı bitiriyor ama İsrail itirazı, Beyaz Saray iç çatışması ve nükleer belirsizlik sürüyor
- ABD Başkanı Donald Trump ve İran yönetimi, 28 Şubat'ta başlayan ve 107 gün süren savaşın sona erdirilmesine ilişkin 14 maddelik mutabakat zaptını dijital ortamda imzaladı.
- Anlaşma Hürmüz Boğazı'nın açılmasını, deniz ablukasının kaldırılmasını ve Lübnan dahil tüm cephelerde ateşkesi öngörürken; İsrail'in tutumu, Beyaz Saray'daki iç hesaplaşma ve nükleer taahhütlerin denetlenmesi yeni krizlerin habercisi olabilecek başlıklar olarak öne çıkıyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti, 28 Şubat 2026'da başlayan ve Ortadoğu'yu küresel bir enerji krizinin eşiğine taşıyan 107 günlük savaşın ardından 14 Haziran Pazar günü tarihi bir mutabakat zaptına imza attı. ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından "İran İslam Cumhuriyeti ile anlaşma tamamlandı" duyurusunu yaparken, İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi de devlet televizyonuna bağlanarak anlaşmayı teyit etti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in arabuluculukla duyurduğu mutabakat, resmi imza töreninin 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de gerçekleştirileceğini öngörüyor. Anlaşmaya Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf elektronik ortamda imza atarken, süreç Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin diplomatik katkılarıyla ilerledi.
14 Maddenin İçeriği: Ateşkesten Yaptırım Kaldırımına
İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr ve Suudi medya kuruluşu El Arabiya'nın aktardığı 14 maddelik mutabakat taslağı, henüz iki ülke tarafından resmi olarak teyit edilmemiş olmakla birlikte, anlaşmanın çerçevesini ortaya koyuyor. Buna göre Lübnan dahil tüm cephelerde kalıcı ateşkes ilan ediliyor; ABD İran'ın iç işlerine karışmama taahhüdü veriyor; deniz ablukası 30 gün içinde kaldırılıyor; ABD askerleri İran'dan çekiliyor; Hürmüz Boğazı İran'ın düzenlemeleri çerçevesinde 30 gün içinde yeniden açılıyor; ABD ve müttefikleri İran için en az 300 milyar dolarlık yeniden inşa planı sunuyor; İran petrolü ve enerji ürünlerine yönelik yaptırımlar kaldırılıyor; İran nükleer silah üretmeme taahhüdünü yineliyor; ABD bölgedeki asker sayısını artırmayacağını ve yeni yaptırım uygulamayacağını taahhüt ediyor. CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy'un aktardığı bilgilere göre Washington, İran'ın petrol ve petrokimya ihracatına yönelik yaptırımlarda muafiyet tanımayı taahhüt etti. Wall Street Journal'ın kaynaklara dayandırdığı habere göre ise anlaşma Tahran'ın derhal petrol satmasına olanak tanıyacak. Nihai anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması planlanıyor.
Hürmüz Boğazı: Petrol Akışının Yeniden Başlaması Ne Kadar Gerçekçi?
Trump, "Petrol akmaya başlasın!" vurgusuyla Hürmüz Boğazı'nın kısıtlama olmaksızın açılacağını ve ABD deniz ablukasının derhal kaldırılacağını açıkladı. Cumartesi günü yaptığı açıklamada "Anlaşmanın pazar günü imzalanması planlanıyor ve imzalandıktan hemen sonra Hürmüz Boğazı herkes için açık olacak" diyen Trump, daha sonra G7 zirvesinde "Hürmüz geçici olarak değil, kalıcı olarak tamamen ücretsiz olacak" ifadesini kullandı. Ancak BBC ekonomi muhabiri Jonathan Josephs, boğazda deniz trafiğinin savaş öncesi seviyelere dönmesinin zaman alabileceğini belirtiyor. Nakliye şirketlerinin anlaşmanın yürürlükte kaldığını görmek isteyeceğini vurgulayan Josephs, mürettebat ve gemi güvenliğinin en büyük öncelik olduğunu hatırlatıyor. İran Ticaret Denizciliği Sendikası başkanı Saman Rezaei ise Al Jazeera'ye verdiği röportajda Hürmüz'deki transit sistemin kriz sona erse bile "savaş öncesi durumuna asla geri dönmeyeceğini" ifade etti. Anlaşma haberinin ardından petrol fiyatları düşüşe geçti; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, G7 liderlerinin boğazın uzun vadeli yeniden açılmasını görüşeceğini açıkladı.
İsrail Faktörü: Netanyahu'nun İtirazı ve Beyrut Saldırıları
Anlaşma sürecinin en kırılgan halkası, İsrail'in tutumu oldu. Mutabakat duyurulmadan saatler önce İsrail'in Beyrut'un güney banliyöleri Dahiye'ye düzenlediği hava saldırısında üç kişi öldü, 15 kişi yaralandı. İran'ın baş müzakerecisi Kalibaf, saldırının "ABD'nin taahhütlerini yerine getirme iradesinden yoksun olduğunu gösterdiğini" söylerken Trump da İsrail'in saldırıları için "olmaması gerekirdi" dedi ve "özellikle İran'la bir barış anlaşmasına bu kadar yaklaştığımız özel bir günde" ifadesini kullandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise anlaşmanın ardından düzenlediği ilk basın toplantısında "İsrail Devleti'ni yok olmaktan kurtardık" dedi. Cumhuriyet gazetesinin aktardığına göre İsrail'de anlaşma "otobüsün altına atıldık" yorumlarına yol açarken, İsrail Hizbullah'a karşı saldırılarını sürdürme konusunda ısrarcı. Trump, İsrail'in "kendini savunma hakkı" olduğunu ancak yanıt verdiği saldırının "çok küçük ve önemsiz" olduğunu belirtti. İran ise uzun süredir Lübnan'ın anlaşma kapsamına alınması konusunda ısrarcıydı ve bu talep nihai metne dahil edildi; ancak İsrail'in bu maddeye uyma konusunda ne kadar istekli olacağı belirsizliğini koruyor.
Beyaz Saray'da İç Hesaplaşma: Nükleer Çatlak
Türkiye Gazetesi'nin Axios'a dayandırdığı habere göre, mutabakat zaptı Washington'da eşi benzeri görülmemiş bir iç hesaplaşmanın fitilini ateşledi. CIA Direktörü John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İran'ın nükleer taahhütleri konusunda Başkan Trump ile ters düştüğü bildiriliyor. Beyaz Saray, mutabakat zaptının nihai bir barış anlaşması değil yalnızca bir çerçeve anlaşması olduğunu belirtirken, ABD'li yetkililer nükleer program müzakerelerinin 19 Haziran'daki imza töreninden sonra başlayacağını ve yaptırımların hafifletilmesinin denetimlere bağlı olacağını kaydetti. Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına gönderme yaparak "uygun zamanda Nükleer Toz'u alacağız" dedi ve bunu yapabilecek kapasitenin yalnızca ABD ve "muhtemelen Çin'de" olduğunu belirtti. Ancak İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, dondurulmuş fonların yarısı serbest bırakılmadan petrol yaptırımları askıya alınmadan ve deniz ablukası kaldırılmadan nihai müzakerelerin başlamayacağını duyurdu. Bu, iki tarafın yükümlülükler sıralaması konusunda henüz uzlaşmadığını gösteriyor.
Türkiye'nin Rolü ve Bölgesel Etkiler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anlaşmaya dair "Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz" derken, "mutabakatın bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine kadar giden yolu ardına kadar açmasını" ümit ettiğini ifade etti. Erdoğan ayrıca imzalar atılana kadar "gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması" uyarısında bulundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da İranlı mevkidaşı Arakçi ile görüştü; Fidan, mutabakatı akamete uğratmaya yönelik kışkırtmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgularken Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik katkılarını sürdüreceğini belirtti. Pakistan Başbakanı Şerif, arabuluculuğa destek veren Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye'ye teşekkür ederken, İngiltere Başbakanı Keir Starmer anlaşmayı "savaşı sona erdirmek, bölgesel istikrarı sağlamak ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak için atılmış son derece önemli bir adım" olarak nitelendirdi. İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya liderleri ortak açıklamayla bu anın "bölgesel istikrarı yeniden tesis etmek ve küresel ekonomiyi dengelemek için bir fırsat" olduğunu söyledi.
Kırılgan Barış: 60 Günlük Süreç ve Belirsizlikler
Sol yelpazedeki yayın organları anlaşmanın kırılganlığına dikkat çekiyor. BirGün, "107 gün sonra kırılgan anlaşma" vurgusu yaparken, Independent Türkçe'de Nevzat Çiçek "İran Helsinki tuzağına mı çekiliyor?" sorusunu gündeme taşıdı. Evrensel ise İran'a sağlanan ekonomik kazanımların ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorguladı. Sağ yelpazedeki kaynaklar ise anlaşmayı zafer olarak sunma eğiliminde; Sabah ve Star, Trump'ın açıklamalarını öne çıkarırken, Yeni Akit İran'ın kazanımlarını vurguladı. Milliyet ise "temkinli iyimserlik" çerçevesinde değerlendirme yaptı. Anlaşma 60 günlük müzakere süreci öngörüyor; bu süre zarfında yaptırımların kaldırılması, nükleer programın denetlenmesi, İsrail'in Lübnan tutumu ve Hürmüz Boğazı'nın kalıcı açılışı gibi kritik başlıklarda somut adımlar atılması gerekiyor. Beyaz Saray'ın "çerçeve anlaşma" vurgusu, nihai barışın henüz garanti olmadığını; İsrail'in Hizbullah'a yönelik tutumunun, Washington'daki iç hesaplaşmanın ve İran'ın koşullu yaklaşımın süreci her an aksatabileceğini gösteriyor. 107 gün süren savaş, küresel petrol tedarik zincirini sarstı, Lübnan ve İsrail'de binlerce sivil hayatını kaybetti, Ortadoğu'daki ittifak haritasını yeniden çizdi. Şimdi soru, bu çerçevenin kalıcı bir barışa dönüşüp dönüşemeyeceği — yoksa bir sonraki krizin habercisi mi olacağı.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sol medya az yer verdiBu konu 18 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%22
- Merkez%33
- Sağ%45
Bu haber 18 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 4, merkez 6, sağ 8). Sol cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
İşte madde madde ABD-İran anlaşması
HürriyetABD ve İran anlaştı: Detaylar neler?
BBC TürkçeABD-İran anlaşması imzalandı: Hürmüz Boğazı yeniden açılıyor
CNN TürkArap medyası paylaştı: 14 maddelik ABD-İran anlaşması ortaya çıktı
NTVTemkinli iyimserlik
Milliyetİran-ABD anlaştı mı, yoksa İran Helsinki tuzağına mı çekiliyor?
Independent Türkçe
ABD Başkanı Trump: ABD-İran anlaşması imzalandı
SabahABD-İran anlaşması nasıl okunmalı?
Anadolu AjansıABD-İran anlaşması sonrası gözler petrol arzının toparlanma hızına çevrildi
TRT HaberABD-İran mutabakatı ardından Lübnan'a dönüşler sürüyor
Yeni Şafakİran ve ABD'nin anlaştığı maddeler ortaya çıktı
Yeni AkitBeyaz Saray'da oldu bitti isyanı! Bakanlar ve CIA Trump'a cephe aldı
Türkiye GazetesiABD-İran anlaşması imzalandı
KararGizli anlaşma sızdı: ABD-İran arasında 14 maddelik tarihi mutabakat
Star
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Her sabah günün özeti, doğrudan e-postanıza.
Her sabah 07.00’de · 2 dk okuma