Bolu Belediyesi Davasında Ara Karar: Özcan'ın Tutukluluğu Devam
5 günlük duruşma sonunda 4 sanığa tutukluluğa devam, 2 sanığa tahliye kararı verildi
- Bolu Belediyesi'ne yönelik irtikap soruşturması kapsamında görülen davada 5 günlük duruşmanın ardından ara karar açıklandı.
- Mahkeme, görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil 4 sanığın tutukluluğunun devamına, 2 sanığın ise tahliyesine karar vererek davanın 7 Eylül 2026'ya ertelenmesine hükmetti.
Bolu Belediyesi'ne yönelik irtikap soruşturması kapsamında görülen davada, 5 günlük duruşmanın ardından ara karar açıklandı. Mahkeme, görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan dahil 4 sanığın tutukluluğunun devamına, 2 sanığın ise tahliyesine hükmetti. Dava, 7 Eylül 2026 tarihine ertelendi.
Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı, 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşma döneminin sonuçlanması anlamına geliyor. Özcan'ın eşi Meral Özcan ve avukatları karara itiraz edeceklerini açıklarken, dava Türkiye'de CHP'li belediyelere yönelik yargı süreçlerinin en yüksek profilli örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Öne Çıkanlar
- Tanju Özcan, Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can'ın tutukluluk haline devam edildi.
- Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tahliye edildi.
- Özcan hakkında 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
- 178 sayfalık iddianamede 41 mağdur ve 3 müşteki yer alıyor.
- Davanın bir sonraki duruşması 7 Eylül 2026'da görülecek.
- Soruşturma 28 Şubat 2026'da başlatıldı, Özcan yaklaşık 5 aydır tutuklu.
Bolu Belediyesi davasında ara karar ne oldu?
Bolu Belediyesi'ne yönelik irtikap soruşturması kapsamında 6'sı tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması 5 gün sürdü. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmanın beşinci gününde sanıkların savcılık mütalaasına karşı savunmalarını aldı ve ardından ara kararını açıkladı. Karar, 10 Temmuz 2026 akşamı açıklandı.
Mahkeme heyeti, görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız, Bolu Köroğlu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi ile Bolu Manavlar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Buna karşılık, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal'ın tahliyesine hükmetti.
Duruşmanın görüldüğü salon, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda özel olarak oluşturuldu. Güvenlik önlemlerinin yoğun olduğu duruşmaya basın mensupları, avukatlar, davanın tarafları, sanıklar ve yakınları dışında kimse alınmadı. Duruşma süreci boyunca sanıkların savunmaları, tanık ve mağdur beyanları ile savcılık mütalaası ele alındı. Salonda geniş güvenlik önlemlerinin alınması, davanın toplumsal yankısının büyüklüğünü gözler önüne serdi.
Ara kararda ayrıca, tutuksuz sanıklar Belediye Meclis Üyesi A.D. ile Belediye Başkan Yardımcısı L.B. hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin yurt dışına çıkış yasağı hariç kaldırılmasına hükmedildi. Bu karar, davanın ilerleyişinde bu isimlerin yükümlülüklerinin hafifletildiğini gösteriyor. Duruşma sonrası Özcan'ın eşi Meral Özcan ile avukatları Ferit Atalay ve Tuncay Anlıak açıklama yaparak karara itiraz edeceklerini belirtti. Meral Özcan, eşinin suçsuz olduğunun beş gün süren duruşma sonucunda görüldüğünü söyleyerek beş aydır sabırla duruşmayı beklediklerini ifade etti.
Tanju Özcan'a ne kadar hapis isteniyor?
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 178 sayfalık iddianamede, Tanju Özcan için çok ağır cezalar talep ediliyor. Özcan hakkında 6 kez icbar suretiyle irtikap, 3 kez irtikaba teşebbüs, 34 kez nitelikli dolandırıcılık ve 1 kez rüşvet suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Bu rakam, Türkiye'de bir belediye başkanı hakkında talep edilen en yüksek ceza taleplerinden biri olarak dikkat çekiyor.
İddianamede diğer sanıklar için de benzer şekilde ağır ceza talepleri yer alıyor. Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can için 5 kez icbar suretiyle irtikap ve 2 kez irtikaba teşebbüs suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız için ise 6 kez irtikap suçuna yardım, 3 kez irtikap suçuna yardıma teşebbüs ve 34 kez nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis isteniyor.
| Sanık | Suçlamalar | İstenen Ceza (Alt Sınır) | İstenen Ceza (Üst Sınır) | Durum |
|---|---|---|---|---|
| Tanju Özcan | İrtikap, dolandırıcılık, rüşvet | 90 yıl 3 ay | 263 yıl 6 ay | Tutukluluğa devam |
| Ali Sarıyıldız | İrtikaba yardım, dolandırıcılık | 72 yıl 7 ay 15 gün | 218 yıl 9 ay | Tutukluluğa devam |
| Süleyman Can | İrtikap, irtikaba teşebbüs | 27 yıl 6 ay | 64 yıl | Tutukluluğa devam |
| Mustafa Altındal | Rüşvete aracılık | Değişen süreler | Değişen süreler | Tutukluluğa devam |
| Naim Ayhan | İrtikap | Değişen süreler | Değişen süreler | Tahliye edildi |
| Cihan Tutal | İrtikap | Değişen süreler | Değişen süreler | Tahliye edildi |
İddianamede 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı davada, sanıklar hakkında irtikap, irtikaba teşebbüs, rüşvet alma, nitelikli dolandırıcılık, Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet, irtikaba yardım, rüşvete aracılık, yalan tanıklık ve suçluyu kayırma suçlarından ceza isteniyor. Talep edilen cezaların büyüklüğü, davanın Türkiye'nin yerel yönetimler tarihinde benzeri görülmemiş bir yargılama süreci olarak kayıtlara geçmesine yol açtı. Hukuk çevreleri, iddianamedeki suç çeşitliliğinin ve mağdur sayısının yüksekliğinin yargılama sürecini uzatabileceğini belirtiyor.
İddianamedeki suçlamalar neler?
İddianame, Bolu Belediyesi ve bağlı kuruluşlarda yaşandığı iddia edilen üç ana olay öbeğini merkeze alıyor. Bunlar kurban bağışı olayı, zincir marketler olayı ve ruhsat olayı olarak adlandırılıyor. Her bir olay, farklı mağdurlar ve farklı suç tipleri içeriyor. İddianamenin 178 sayfa olması, suçlamaların kapsamının genişliğini ve dosyanın karmaşıklığını gösteriyor.
Kurban bağışı olayında, BolSev Vakfı tarafından sosyal medya üzerinden 2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde kurban bağışı kampanyası düzenlendiği ve toplanan 845 bin lira karşılığında kurban kesimi yapılmadığı iddia ediliyor. BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız savunmasında, kurban bağışıyla ilgili hata yaptığını anlayınca reklamları yayından kaldırdığını ve vakfa gelen paraların kullanılmaması için güvenli hesaba aktarılmasını sağladığını öne sürdü. Sarıyıldız, olaylardan hiçbirinden menfaat elde etmediğini savunarak tahliyesini talep etti.
Zincir marketler olayında, zincir marketlerin BolSev'e bağış yapmaya veya reklam vermeye zorlandığı iddiası yer alıyor. Özcan, reklam vermedikleri için marketlerin denetlendiği iddiasını reddederek, denetimlerin önceden de yapıldığını ve müfettişlerce hukuka uygun bulunduğunu savundu. Sarıyıldız ise bu süreçte denetimlerde yer almadığını, sadece reklam sözleşmesi aşamasında bulunduğunu, hatta market yetkililerinin işini kolaylaştırmak için aracılık yapmaya çalıştığını öne sürdü.
Ruhsat olayında ise Tanju Özcan ve Süleyman Can'ın bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep ettikleri iddia ediliyor. Sarıyıldız, Özcan'ın yönlendirmesiyle hareket ederek elden para aldığını kabul ederken, tek hatasının bu parayı evraksız almak olduğunu söyledi. Mustafa Altındal ise ne kendisinin ne de Özcan'ın kimseden para istemediğini, gizli bir toplantı yapılmadığını ve müştekiden bahsedilen kişinin özgür iradesiyle yardım yapmak istediğini savundu. Altındal, iddianamede rüşvet anlaşması yapıldığı sonucuna nasıl varıldığını anlayamadığını belirterek rüşvet teklifi iletmediğini ve buna aracılık da yapmadığını öne sürdü.
BolSev Vakfı ve kurban bağışı olayı nedir?
BolSev Vakfı, Bolu Belediyesi ile yakından ilişkili bir sivil toplum kuruluşu olarak iddianamenin merkezinde yer alıyor. Vakfın resmi başkanının Tanju Özcan olduğu duruşmada Sarıyıldız tarafından ifade edildi. Vakıf üzerinden yürütüldüğü iddia edilen işlemler, davada en çok tartışılan konulardan birini oluşturuyor. BolSev'in belediye ile olan organik bağı, savcılığın irtikap suçlamasının temel dayanaklarından biri.
2025 yılı Kurban Bayramı öncesinde BolSev Vakfı'nın sosyal medya üzerinden kurban bağışı kampanyası başlattığı ve bu kampanya kapsamında 845 bin lira toplandığı, ancak karşılığında kurban kesimi yapılmadığı iddia ediliyor. Bu iddia, nitelikli dolandırıcılık suçlamasının temelini oluşturuyor. Sarıyıldız savunmasında, hatasını anlayınca reklamları kaldırdığını ve paraların güvenli hesaba aktarılmasını sağladığını belirterek, paraların kullanılmadığını öne sürdü. Ancak savcılık, toplanan paranın vakıf üzerinden kişisel amaçlarla kullanıldığına dair deliller ileri sürüyor.
Vakıf üzerinden yapılan işlemlerin belediye yetkisi kullanılarak yürütülüp yürütülmediği, davada ayrı bir tartışma konusu. İddianamede, belediye personelinin ve kaynaklarının vakıf faaliyetlerinde kullanıldığına dair tespitler yer alıyor. Savunma tarafı ise vakfın bağımsız bir tüzel kişi olduğunu ve belediye ile organik bağının bulunmadığını savunuyor. Özcan, iddianamedeki birçok iddianın yargılama aşamasında oluşmadığının görüldüğünü söyleyerek, hayatın olağan akışına uygun olmayan ifadelerle karşılaştığını kaydetti.
Bu olay, belediyelerin sosyal projeler için kurdukları vakıfların denetim mekanizmalarını da gündeme getiriyor. Hukukçular, belediye başkanlarının vakıf yönetim kurullarında bulunmasının yasal çerçevede nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda farklı görüşler bildiriyor. Bazı uzmanlar, belediye başkanlarının vakıf başkanı olmasının çıkar ilişkisi yarattığını savunurken, diğerleri bu uygulamanın Türkiye'de yaygın olduğunu ve tek başına suç teşkil etmediğini belirtiyor. Davanın sonucu, Türkiye'deki yerel yönetim-vakıf ilişkileri için emsal teşkil edebilir ve diğer belediyelerin vakıf kuruluşlarını da etkileyebilir.
CHP ve siyasi tepkiler ne yönde?
Tanju Özcan'ın CHP'li bir belediye başkanı olması, davayı siyasi bir boyuta da taşıdı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, duruşma sürecinde adliye koridorlarında siyaset dizayn edilemeyeceği yönünde açıklamalar yaparak, Özcan'a yöneltilen 6 suçlamayı tek tek yanıtladı. Günaydın'ın sözleri, partinin dava sürecini yakından takip ettiğini ve Özcan'a sahip çıktığını gösteriyor. CHP'nin tutumu, partinin yerel yönetimlerdeki belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerini siyasi baskı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Cumhuriyet gazetesinin aktardığına göre, Tanju Özcan savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Kendimi sütten çıkmış ak kaşık gibi görüyorum. Burada hiç kimseden beni suçlayan bir beyan verilmedi. Tanık ve müştekiler beni doğruladı. Aklanma açısından mahkemenin kararı çok önemli ama bir de kamuoyu tarafından aklanma çok önemli.”
Özcan'ın eşi Meral Özcan, duruşma sonrası yaptığı açıklamada eşinin ve arkadaşlarının suçlu olmadığını savunarak, beş aydır sabırla duruşmayı beklediklerini belirtti. Avukatlar Ferit Atalay ve Tuncay Anlıak ise beş gün süren duruşma sonucunda Özcan ve yargılanan belediye çalışanlarının suçsuz olduğunun görüldüğünü öne sürerek karara itiraz edeceklerini açıkladı. Özcan kendisi de duruşmada her şeyi samimiyetle anlattığını, tek kelime yalan söylemediğini ve lehine veya aleyhine olur diye düşünmeden konuştuğunu ifade etti.
Sağ cenah medya kuruluşları ise davayı CHP'nin yerel yönetimlerdeki yolsuzluk örneklerinden biri olarak çerçeveledi. Yeni Akit, haberlerinde Özcan'ın milletin parasıyla şov yaptığını ve foyasının mahkemede patladığını öne sürerken, A Haber ve Takvim de süreci CHP'li belediyelerde yolsuzluk başlığı altında ele aldı. Sol ve merkez sol medya ise daha çok hukuk sürecinin işleyişine ve delillerin yeterliliğine odaklandı. T24 ve Cumhuriyet, davanın delil boyutuna ve sanıklar arasındaki çelişkili ifadelere vurgu yaparak sürecin tarafsız takipçisi pozisyonunda kaldı.
Dava süreci nasıl başladı ve nasıl ilerledi?
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Belediyesi'ne yönelik irtikap soruşturmasını 28 Şubat 2026'da başlattı. Soruşturma kapsamında farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda 19 kişi gözaltına alındı. Dönemin Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BolSev yöneticileri Ali Sarıyıldız ve Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ile Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklandı.
Avukatların itirazları sonucunda Leyla Beykoz'un tutukluluk hali ev hapsine çevrilirken, Aydan Özdemir'in tahliyesine karar verildi. Rüşvet operasyonu kapsamında tutuklanan Mustafa Altındal'ın dosyası da ana dosyayla birleştirildi. Böylece dava, 6'sı tutuklu 19 sanıkla Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Dosyaların birleştirilmesi, yargılama sürecinin tek elden yürütülmesini sağlarken, sanık sayısının artması savunma tarafının işini de zorlaştırdı.
İlk duruşma 6 Temmuz 2026'da Bolu Sosyal Bilimler Lisesi'nin spor salonunda başladı. Beş gün süren duruşmada sanıkların savunmaları alındı, tanık ve mağdur beyanları dinlendi. Cumhuriyet savcısı mütalaasını sundu ve sanıkların mütalaaya karşı beyanları alındı. Duruşmada sanıklar arasında da çelişkili ifadeler ortaya çıktı; özellikle Ali Sarıyıldız'ın 13 Nisan tarihli ek ifadesi, diğer sanıkların aleyhine delil olarak kullanıldı. Özcan, bu ifadenin doğru olmadığını düşündüklerini dile getirerek Sarıyıldız'a karşı tek kırgınlıklarının bu ifade olduğunu söyledi.
Duruşma öncesinde Özcan'ın şoförü Suat Çelikcan da tutuklanmış, ancak itiraz üzerine tahliye edilmişti. Ayrıca Özcan hakkında ayrı bir cinsel istismar davası da bulunuyor; bu davadan tahliye kararı verilmesine rağmen Özcan irtikap davası nedeniyle cezaevinde kalmaya devam ediyor. İki davanın birbirinden bağımsız ilerlemesi, Özcan'ın hukuki durumunu daha da karmaşıklaştırıyor. Özcan'ın cezaevinde geçirdiği süre yaklaşık 5 ayı bulmuş durumda ve bu durum savunma tarafının tahliye taleplerini daha da ısrarlı hale getiriyor.
Bundan sonra ne olacak?
Davanın bir sonraki duruşması 7 Eylül 2026'da görülecek. Bu tarihe kadar savunma tarafı, ara karara karşı itirazda bulunacak ve tahliye taleplerini yenileyecek. İtiraz süreci, üst mahkemede değerlendirilecek ve sonuç, davanın gidişatını etkileyebilecek. Eylül duruşmasında yeni delillerin sunulup sunulmayacağı, tanık listesinin genişletilip genişletilmeyeceği ve savcılığın ek mütalaada bulunup bulunmayacağı merak ediliyor.
Hukuk uzmanları, 5 günlük duruşmada iki sanığın tahliye edilmesini, mahkemenin delil değerlendirmesinde bazı suçlamaların zayıflığını tespit ettiği şeklinde yorumluyor. Naim Ayhan'ın sağlık sorunları gerekçesiyle tahliye edilmesi, Cihan Tutal'ın ise BolSev ile bağlantısının bulunmaması ve sadece Sarıyıldız'ın ifadesinde adının geçmesi nedeniyle serbest bırakılması, mahkemenin delil standardını ortaya koyuyor. Ancak Özcan'ın ve üç sanığın tutukluluğunun devam etmesi, savcılığın temel iddialarının hala güçlü olduğunu gösteriyor.
Davanın siyasi boyutu da Eylül'e kadar devam edecek. CHP'nin Özcan'a desteği sürerken, iktidar kanadı davanın yolsuzlukla mücadele kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bolu Belediyesi'nin görevden uzaklaştırılan başkanın yerine vekaleten yönetilmesi de yerel hizmetlerin aksamasına yol açıp açmadığı tartışma konusu. Bolu halkının dava sürecine tepkisi ve bir sonraki yerel seçimlerde davanın siyasi sonuçları da merak ediliyor.
Benzer belediye operasyonları Türkiye'nin farklı illerinde de görülüyor. Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyonda 36 kişi hakkında gözaltı kararı çıkması, belediye soruşturmalarının yaygın bir eğilim oluşturduğunu gösteriyor. Bolu davasının sonucu, diğer belediye davaları için de emsal teşkil edebilir ve yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının nasıl şekilleneceğini belirleyebilir. Hukukçular, davanın Türkiye'de belediye-vakıf ilişkileri ve yerel yönetim hesap verebilirliği konusunda yeni bir çerçeve çizebileceğini belirtiyor.
Sık Sorulan Sorular
Bolu Belediyesi davasında ara karar ne zaman açıklandı?
Ara karar, 10 Temmuz 2026'da davanın beşinci gününde açıklandı. Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların savcılık mütalaasına karşı savunmalarını aldıktan sonra kararını verdi ve duruşmayı 7 Eylül 2026'ya erteledi. Karara karşı savunma tarafı itiraz edecek.
Tanju Özcan tahliye edildi mi?
Hayır, Tanju Özcan tahliye edilmedi. Mahkeme, Özcan'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Aynı şekilde Ali Sarıyıldız, Mustafa Altındal ve Süleyman Can'ın da tutukluluğu sürüyor. Sadece Naim Ayhan ve Cihan Tutal tahliye edildi. Özcan yaklaşık 5 aydır tutuklu bulunuyor.
Bolu Belediyesi davasında kaç sanık yargılanıyor?
Davada toplam 19 sanık yargılanıyor. Bunların 6'sı tutuklu olarak yargılanırken, 13'ü tutuksuz. İddianamede 41 mağdur ve 3 müşteki yer alıyor. Sanıklar arasında belediye başkanı, başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve BolSev vakfı yöneticileri bulunuyor.
BolSev Vakfı kurban bağışı olayı nedir?
BolSev Vakfı'nın 2025 Kurban Bayramı öncesinde sosyal medyadan kurban bağışı kampanyası düzenlediği ve 845 bin lira toplandığı, ancak kurban kesiminin yapılmadığı iddia ediliyor. Bu iddia, nitelikli dolandırıcılık suçlamasının temelini oluşturuyor. BolSev yöneticisi Ali Sarıyıldız paraların kullanılmadığını ve güvenli hesaba aktarıldığını savundu.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sol medya az yer verdiBu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%25
- Merkez%50
- Sağ%25
Bu haber 8 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 2, merkez 4, sağ 2). Sol cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma