İçeriğe geç
Türkiye Arşivi

İmamoğlu Silivri'de aynı günde üç ayrı davada hakim karşısına çıktı

Casusluk davasında tutukluluğa devam istendi, diploma davası 25 Aralık'a ertelendi, İBB davasında savunma çarşamba başlayacak

Türkiye Arşivi Haber Merkezi 7 Temmuz 2026 1 dk okuma
Paylaş
İmamoğlu Silivri'de aynı günde üç ayrı davada hakim karşısına çıktı
Özet — 30 saniyede
Yapay Zekâ
  • Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 6 Temmuz'da Silivri'de 'siyasal casusluk', diploma ve İBB davalarının aynı gün görüldüğü üç ayrı duruşmada hakim karşısına çıktı.
  • Casusluk davasında savcılık ara mütalaa vererek İmamoğlu ve üç sanığın tutukluluğunun devamını talep ederken, diploma davası 25 Aralık'a ertelendi.
  • NATO Liderler Zirvesi'nin Ankara'da başladığı gün Silivri'deki eş zamanlı duruşmalar, yurt içi ve yurt dışı geniş tepki çekti.

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 6 Temmuz 2026'da Silivri'de yargılandığı üç ayrı davada aynı gün hakim karşısına çıktı. Casusluk davasında savcılık ara mütalaa vererek İmamoğlu ve beraberindeki üç sanığın tutukluluğunun devamını istedi; diploma davası 25 Aralık'a ertelendi. İBB ana davasında ise İmamoğlu'nun 8-9 Temmuz'da savunma yapması planlanıyor.

Durüşmalar, NATO Liderler Zirvesi'nin Ankara'da başladığı güne denk getirilmesiyle hem yurt içinde hem de uluslararası alanda dikkat çekti. Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve Avrupa Yeşiller Partisi heyeti duruşmaları yerinde izlemek üzere Silivri'ye geldi. İmamoğlu savunmasında süreci 'hukuksuzluk triatlonu' olarak nitelendirdi.

Öne Çıkanlar

  • İmamoğlu aynı gün 'siyasal casusluk', diploma ve İBB davalarında olmak üzere üç ayrı salonda hakim karşısına çıktı.
  • Casusluk davasında savcılık ara mütalaa verdi; İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün için tutukluluğun devamı talep edildi.
  • Diploma davası, idare mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekçe gösterilerek 25 Aralık 2026'ya ertelendi.
  • İBB davasında savunmaların 9 Temmuz'a kadar tamamlanması hedefleniyor; İmamoğlu'nun savunması 8 Temmuz Çarşamba başlayacak.
  • AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, üç davanın aynı güne denk gelmesinin 'tesadüf olmadığını' söyledi.

İmamoğlu'nun üç davası aynı güne nasıl denk geldi?

İmamoğlu'nun yargılandığı üç ayrı dosyanın duruşmalarının 6 Temmuz'a denk getirilmesi, geçen haftadan bu yana tartışma konusuydu. İmamoğlu, 2 Temmuz'daki İBB davası 61. duruşmasında mahkeme başkanının savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz etmiş ve 'Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok' demişti. Mahkeme başkanı ise İmamoğlu'nun CMK 203. maddesi uygulanarak salondan çıkarılmasına karar vermişti.

İBB davasının 62. duruşması bugün Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz'ın savunmalarıyla devam etti. Mahkeme başkanı, 'Çarşamba sabah Ekrem Bey'e geçeceğiz' diyerek İmamoğlu'nun 8 Temmuz Çarşamba günü savunma yapacağını açıkladı. İmamoğlu'nun avukatları Tora Pekin, Mehmet Can Seyhan ve Deniz Yavuzyılmaz'ın geçen hafta salondan çıkarılma yasakları ise bugün kaldırıldı.

İmamoğlu, diploma davasından casusluk davasına geçiş yaparken jandarma ekipleri eşliğinde farklı salonlar arasında taşındı. BBC Türkçe'nin aktardığına göre İmamoğlu, duruşma takvimine 'Bugün burada hukuk cinayeti işleniyor. Ben de hukuksuzluk triatlonuyla bu cinayet kurşunlarından kendimi korumaya çalışıyorum' sözleriyle tepki gösterdi.

CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel de duruşmaları takip etmek için sabah saatlerinde Silivri'ye geldi. Özel, 'Mahkeme başkanı geçen hafta sanki bir yerden düğmeye basılmış gibi bu duruşmayı 9 Temmuz günü her türlü bitireceğiz diyerek yarattığı fiili durum, savunma hakkının kısıtlanması anlamına geliyor' dedi. Özel ayrıca 'Savunmadan korkan bir iddia makamı varsa o makam iftira makamına dönüşmüştür' ifadelerini kullandı.

Casusluk davasında savcı ne talep etti?

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 'siyasal casusluk' davasının ikinci duruşmasında savcılık ara mütalaasını sundu. Yeni Şafak'ın aktardığına göre savcılık, delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmadığına dikkat çekerek, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gerekçe gösterdi ve tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme, dört sanığın da tutukluluklarının devamına karar vererek bir sonraki celseyi 29 Eylül 2026'ya erteledi.

Davada İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün tutuklu yargılanıyor. Sanıklara yöneltilen temel suçlama, TCK 328/1 maddesi uyarınca 'siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek'. İddianamede dört sanık için 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İmamoğlu savunmasında, hakkında açılan davaların siyasi saikli olduğunu savunarak 'Halk gücünü arkasına almış bir insana casusluk gibi son derece ağır ve son derece vahşi bir suçlamanın olduğu mahkemedeyiz' dedi. Hüseyin Gün'ü tanımadığını söyleyen İmamoğlu, aynı kişinin başka bir davada 'örgüt yöneticisi' olarak gösterilmesinin hukuki olmadığını öne sürdü. İmamoğlu ayrıca mahkemeden MİT'e yazılan müzekkereye cevap verilmediğini belirterek tepki gösterdi.

Gazeteci Merdan Yanardağ ise savunmasında iddianameyi hazırlayan savcılardan Can Tuncay'ın bugün Adalet Bakan Yardımcısı olduğunu belirterek 'Bu davadan bir ceza çıkarsa Türkiye'deki herkes casusluktan yargılanabilir' dedi. Yanardağ'ın sahibi ve genel yayın yönetmeni olduğu TELE1'e ise daha önce kayyum atanmıştı.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre İmamoğlu, savunmasında şöyle dedi: 'Bir insanı üç ayrı mahkemede savunma yapmaya zorlamanın hukukta da vicdanda da insaniyetle açıklanacak bir tarafı yok. Yaklaşık dört aydır süren bir davanın sonuna gelmişken bu acele ve bu ısrarın da anlamı yok.'

Diploma davasında neler yaşandı?

İmamoğlu'nun 'zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik' suçlamasıyla yargılandığı diploma davasının beşinci duruşması görüldü. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı idari davanın reddedilmesine ilişkin kararın dosyaya geldiğini belirtti. Mahkeme, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin kararının kesinleşmesinin beklenmesine hükmederek duruşmayı 25 Aralık 2026'ya erteledi.

İmamoğlu savunmasında, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi'ne yaptığı yatay geçişin usulüne uygun olduğunu savundu. İstanbul Üniversitesi'nin CİMER'e verdiği yanıtta kayıt işlemlerinin usulüne uygun olduğunu belirttiğini, üniversitenin kendi bilgi notlarında ve YÖK Denetleme Kurulu raporlarında da yatay geçiş şartlarını sağladığının kayda geçirildiğini söyledi. İmamoğlu, 'İstanbul Üniversitesi CİMER'de usulsüzlük yok diyor, Rektör hukuka uygun diyor, YÖK Denetleme Kurulu bütün şartları taşıyor diyor; biz burada neyi yargılıyoruz?' diye sordu.

Diploması iptal edilen 28 kişi arasında ceza davası açılan tek kişinin kendisi olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, bu durumu 'utanç verici' olarak nitelendirdi. '18 yaşındaki Ekrem'i burada yargılıyorsunuz Sayın Hakim' diyen İmamoğlu, devletin kendi verdiği bir diplomayı 36 yıl sonra geçersiz saymasının hukuk açısından tehlikeli bir anayış olduğunu öne sürdü. Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İmamoğlu savunmasında İstanbul Üniversitesi rektörüyle yaptığı telefon görüşmesini de anlattı. DW Türkçe'nin aktardığına göre İmamoğlu, rektörle görüşmesinde 'Zor durumdayım başkanım' dediğini belirterek, diplomasının iptal sürecinin siyasi baskıyla yapıldığını ima etti. İmamoğlu ayrıca hakkında açılan davaları 'Erdoğan'ı neden dört kez yendin ve bir kez daha yenebilirsin davası' olarak nitelendirdi.

İBB ana davasında durum ne?

İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 59'u tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 62. duruşması görüldü. Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, 'suç örgütü kurmak ve yönetmek' başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor. Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

Bugünkü duruşmada İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş savunma yaptı. Yılmaz, 'Ben sadece ve sadece İmamoğlu İnşaat'ın genel müdürüyüm. Belediyelle hiçbir zaman irtibatım yok' diyerek suçlamaları reddetti. Keleş ise savunmasında 'Savcılık sayısız suç isnat ediyor ama davanın özünü oluşturan soruya cevap veremiyor: Para nerede?' dedi. Keleş, iddianamede suçlandığı 137 eylemden 120'sinin olay örgüsünde isminin geçmediğine dikkat çekti.

Cumhuriyet gazetesinin aktardığına göre geçen haftaki duruşmada mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert tartışma yaşanmış, İmamoğlu salondan çıkarılmıştı. CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya ara verilmişti. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Avrupa'dan ve uluslararası toplumdan nasıl tepkiler geldi?

Duruşmaları izlemek üzere Silivri'ye gelen AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, duruşma sonrasında gazetecilere açıklama yaptı. Halk TV'nin aktardığına göre Amor, 'Aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil' ifadelerini kullandı. Amor ayrıca 'İktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor' dedi.

Amor'un yanı sıra Avrupa Yeşiller Partisi Komite Üyesi ve Portekiz Milletvekili Rui Tavares ile beraberindeki heyet de duruşmaları takip etti. Tavares ve heyet, Türkiye'de yargı bağımsızlığındaki gerilemeyi yerinde görmek istediklerini belirtti. Duruşmalarda ayrıca CHP'nin eski genel başkanlarından Murat Karayalçın, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve görevden alınan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de hazır bulundu.

İmamoğlu, NATO Liderler Zirvesi'nin Ankara'da başladığı gün yargılanmasını da eleştirdi. Hürriyet'in aktardığına göre İmamoğlu, 'İstanbul'un rekor oyla, tarihin en yüksek oyuyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum' dedi ve 'Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? Rakibimi hapse attım, 20 tane dava açtım mı diyecek? Onlar da yaşasın, ne büyük lider mi diyecek?' ifadelerini kullandı.

AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, duruşma sonrasında şöyle konuştu: 'Bugün Ankara'da NATO Zirvesi düzenlenirken aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değildir. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil.'

İmamoğlu'nun yargı süreci nasıl başladı?

Ekrem İmamoğlu'nun hukuki süreci, 18 Mart 2025'te İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle lisans diplomasını iptal etmesiyle yeni bir boyut kazandı. İmamoğlu, diplomasının iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alındı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te 'yolsuzluk' suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderildi. İçişleri Bakanlığı tarafından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.

Diploma davasının temelinde, İmamoğlu'nun 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden aldığı lisans diplomasının sahte olduğu iddiası yatıyor. CİMER'e 18 Eylül 2024'te başvuruda bulunulması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı şubat 2025'te soruşturma başlattı. İmamoğlu'nun diploma bilgileri 5 Ağustos 2025'te İstanbul Üniversitesi'nin veri tabanından silindi ve e-Devlet'te de görünmez hale geldi. Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans mezunu olmak gerekiyor.

Casusluk davası ise geçen yıl temmuz ayında Hüseyin Gün'ün tutuklanmasıyla başladı. İddianamede Gün'ün ajanlık faaliyetinde bulunduğu, görüşmelerini kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği ve farklı ülkelerdeki iç karışıklıkları finanse ettiği öne sürüldü. Dosya kapsamında gazeteci Merdan Yanardağ tutuklandı ve TELE1'e kayyum atandı. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun 12 Haziran 2026 tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirildi; İmamoğlu'nun avukatı son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını belirterek bu durumun 'farklı kaygılar doğurduğunu' savundu.

Üç davanın istenen cezaları ve sonraki duruşma tarihleri

DavaSuçlamaİstenen CezaSonraki Duruşma
İBB Ana DavasıSuç örgütü kurma ve yönetme (142 eylem)828 yıldan 2.352 yıla kadar hapis8-9 Temmuz 2026
Casusluk DavasıSiyasal casusluk (TCK 328/1)15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis29 Eylül 2026
Diploma DavasıZincirleme resmi belgede sahtecilik2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis25 Aralık 2026

Savunma hakkı tartışmaları neden büyüyor?

İmamoğlu'nun üç ayrı davanın aynı güne denk getirilmesi, Türk hukuk sisteminde savunma hakkının kullanımı konusunda geniş tartışmalara yol açtı. İmamoğlu ve avukatları, bir kişinin aynı gün üç ayrı salonda savunma yapmasının fiilen imkansız olduğunu, bu durumun CMK ve Anayasa'da güvence altına alınan savunma hakkının ihlali anlamına geldiğini savundu. Geçen haftaki duruşmada İmamoğlu'nun salondan çıkarılması ve avukatlarının duruşmaya alınmaması da eleştirilere neden oldu.

İmamoğlu, mahkeme başkanının 9 Temmuz'da davayı bitirme ısrarını sorgulayarak '9 Temmuz ısrarı neden? Yeni bir operasyon mu var?' demişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bu yaklaşımı 'Sanki bir yerden düğmeye basılmış gibi' sözleriyle eleştirdi. Özel, 'Bu haksız rejime meydan okuyoruz' diyerek duruşma takviminin siyasi bir kararlılık göstergesi olduğunu öne sürdü.

İBB davasında savunma yapan Fatih Keleş de iddianamenin 3 bin 900 sayfa olduğunu ve tutuklu bulunduğu cezaevinde bugüne kadar yaklaşık 10 saat inceleyebildiğini belirterek 'Saat başına 10 bin sayfa okumam gerekiyor. Bu durumun fiili imkansızlığı açıktır' dedi. Keleş, savunmasını 'iddianameyi okuyabildiğim kadarıyla' yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Avukatlar ise gizli tanık beyanlarıyla yürütülen soruşturmanın hukuka aykırı olduğunu savundu.

Bundan sonra ne olacak?

İmamoğlu'nun önündeki en kritik hafta 8-9 Temmuz olacak. İBB davasında İmamoğlu'nun çarşamba günü savunma yapması ve mahkeme heyetinin savunmaları perşembe gününe kadar tamamlaması bekleniyor. İmamoğlu, savunma süresinin yetersizliği konusunda ısrarını sürdürürken, mahkeme başkanının takvim dayatması devam ederse yeni bir kriz yaşanması olası.

Casusluk davası ise 29 Eylül 2026'ya ertelendi. Bu süreçte savcılığın delil toplama işlemlerinin tamamlanması bekleniyor. Diploma davası ise 25 Aralık'a ertelendi; bu tarihe kadar İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin diploma iptaline ilişkin kararının kesinleşmesi öngörülüyor. Üç davanın toplamında İmamoğlu hakkında binlerce yıl hapis talebi bulunuyor.

Öte yandan CHP'de butlan yönetimiyle göreve dönen Kemal Kılıçdaroğlu'nun 36 il başkanını görevden alması ve 21 ilde atama yapamaması da parti içi krizi derinleştiriyor. İmamoğlu ve Özgür Özel cephesinin yeni parti kurma hazırlıklarının olduğu da konuşulanlar arasında. Siyasi ve hukuki süreçlerin iç içe geçtiği bu dönemde, uluslararası toplumun dikkatini Silivri'ye çevirmesi, hükümet ile muhalefet arasındaki gerilimi daha da artırabilir.

Sık Sorulan Sorular

İmamoğlu'nun yargılandığı üç dava hangileridir?

İmamoğlu; 'siyasal casusluk' suçlamasıyla açılan dava, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla açılan 'resmi belgede sahtecilik' davası ve İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 'suç örgütü kurmak ve yönetmek' suçlamasıyla açılan ana dava olmak üzere üç ayrı davada yargılanıyor. Üç davanın duruşması 6 Temmuz 2026'da aynı gün Silivri'de görüldü.

Casusluk davasında savcı ne talep etti?

Savcılık, casusluk davasında ara mütalaa verdi ve İmamoğlu ile birlikte Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Mahkeme bu talebi kabul ederek dört sanığın tutukluluğuna devam kararı verdi ve bir sonraki celseyi 29 Eylül 2026'ya erteledi. Sanıklar için 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Diploma davası neden ertelendi?

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı idari davanın sonucunun kesinleşmesini beklemeye karar verdi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin kararının dosyaya geldiği belirtildi. Duruşma 25 Aralık 2026'ya ertelendi. Savcılık bu dosyada İmamoğlu için 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İBB davasında İmamoğlu hakkında ne kadar ceza isteniyor?

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, 142 ayrı eylemden sorumlu tutuluyor ve 'suç örgütü kurmak ve yönetmek' başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor. Savcılık, İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. İmamoğlu'nun İBB davasında savunması 8 Temmuz Çarşamba günü başlayacak.

Bu haber sizde ne uyandırdı?

Bu habere sor

Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.

Kör Nokta Analizi

Kör Nokta· Sağ medya az yer verdi

Bu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.

  • Sol%38
  • Merkez%50
  • Sağ%12

Bu haber 8 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 3, merkez 4, sağ 1). Sağ cenahı görece az yer verdi.

Tüm kaynakları ve kör nokta detayını gör

Yorumlar

(0)

İlk yorumu siz yapın.

·

İlgili Haberler