İmamoğlu'da Tutukluluğa Devam: Aynı Günde Üç Davada Yargılandı
Casusluk davasında 29 Eylül'e erteleme, diploma davası Aralık'a, İBB davası 8-9 Temmuz'a kaldı
- 6 Temmuz 2026'da Silivri'de aynı gün casusluk, diploma ve İBB davalarında yargılanan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu devam etti.
- AP Raportörü Sánchez Amor duruşmaları izleyerek üç davanın aynı güne denk gelmesinin tesadüf olmadığını söyledi.
İmamoğlu casusluk davasında tutukluluğa devam kararı çıktı. 6 Temmuz 2026'da Silivri'de aynı gün üç ayrı davada yargılanan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun siyasal casusluk davasındaki duruşması 29 Eylül'e ertelendi. Mahkeme, İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışman Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.
İmamoğlu aynı gün sahte diploma ve 414 sanıklı İBB ana davasında da hakim karşısına çıktı. Diploma davası 25 Aralık'a ertelenirken, İBB davasında savunmasını 8-9 Temmuz'da yapması bekleniyor. Duruşmaları Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor ve beraberindeki heyet izledi. İmamoğlu, NATO Zirvesi'nin Ankara'da başladığı gün Silivri'de yargılanmasına dikkat çekerek, günü hukuksuzluk triatlonu olarak nitelendirdi.
Öne Çıkanlar
- Casusluk davasında savcı ara mütalaasında tüm sanıkların tutukluluğunun devamını talep etti, mahkeme talebi kabul etti.
- İmamoğlu aynı gün casusluk, diploma ve İBB davalarında yargılandı; duruşmalar üç ayrı salonda görüldü.
- Diploma davası 25 Aralık'a, casusluk davası 29 Eylül'e ertelendi; İBB davasında savunma 8-9 Temmuz'da yapılacak.
- AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor: Üç davanın aynı güne denk gelmesi tesadüf değil.
- Celse arasında mahkeme heyeti ve duruşma savcısı HSK kararnamesiyle değiştirildi.
Casusluk davasında tutukluluğa devam kararı ne oldu?
Casusluk davasında tutukluluğa devam kararı çıktı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen siyasal casusluk davasının ikinci duruşmasında savcı, ara mütalaasını açıkladı. Savcı, siyasal ve askeri casusluk şüphesine ilişkin somut delillerin bulunduğu gerekçesiyle Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti talebi kabul ederek dört sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi ve duruşmayı 29 Eylül 2026'ya erteledi.
Dava, TCK'nın 328/1. maddesi kapsamında siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek suçlamasıyla açıldı. İddianamede sanıkların 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Sanıklar ise iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.
Dikkat çeken bir detay ise celse arasında mahkeme heyetinin ve duruşma savcısının değişmiş olması. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran 2026 tarihli yaz kararnamesi kapsamında davaya bakan heyet değiştirildi. Yeni heyet, bir önceki celsede savunma yapan heyetle aynı değil. Bu durum, sanık avukatları tarafından eleştirildi. Merdan Yanardağ'ın avukatı Selin Nakıpoğlu, Bugün müvekkilin özgürlüğü hakkında karar verecek heyet, ilk celsedeki savunmayı dinleyen heyetle aynı değil dedi.
Hüseyin Gün de savunmasında casusluk suçlamalarını reddederek, Hiçbirimiz casus değiliz diyerek başladığı konuşmasında, Casus değilim, casusluk faaliyetinde hiç bulunmadım. Bugüne kadar devletim için mücadele verdiğim de kanıtlanmıştır ifadelerini kullandı. Gün, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından devlet adına FETÖ'ye karşı görev yaptığını, bu kapsamda yetkilendirildiğini belirtti. Savcılığın mütalaasında delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmaması gerekçesine avukatlar itiraz etti. Nakıpoğlu, Bu iddianame diyor ki casusluk için yabancı bir devlete veya istihbarat örgütüne gerek yok. Böyle bir şey olabilir mi? diyerek mütalaanın gerekçesini eleştirdi. Mahkeme ayrıca TELE1 kanalı üzerindeki kayyum kararının kaldırılması talebini de reddetti.
Üç dava neden aynı güne denk geldi?
6 Temmuz 2026, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı üç ayrı dosyanın duruşmalarının aynı güne programlandığı bir gün oldu. Sabah saatlerinde başlayan duruşmalar, Silivri'deki Marmara Cezaevi yerleşkesindeki üç ayrı salonda eş zamanlı olarak görüldü. İmamoğlu, bir duruşmadan çıkıp diğerine geçmek zorunda kaldı. Bu durum, İmamoğlu ve avukatları tarafından hukuksuzluk triatlonu olarak nitelendirildi.
İmamoğlu, duruşma takvimine tepki göstererek, Bir insanı üç ayrı mahkemede savunma yapmaya zorlamanın hukukta da vicdanda da insaniyetle açıklanacak bir tarafı yok dedi. Geçen hafta İBB davasının duruşmasında da benzer bir itirazda bulunmuş, 6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında iki ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası'nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası'nda savunma yapmamı istiyor diye konuşmuştu.
Avukatlar, İmamoğlu'nun diploma davasına katılabilmesi için casusluk davasından salondan ayrılma izni istedi. Mahkeme bu talebi kabul etti. İmamoğlu, diploma davasındaki savunmasını tamamladıktan sonra casusluk davasının görüldüğü salona geri getirildi. Bu pratik zorluk, üç davanın aynı güne denk gelmesinin yargılama hakkını nasıl kısıtladığını gözler önüne serdi.
AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor, duruşma sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, Aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil ifadelerini kullandı. Amor, İktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor diye ekledi. İmamoğlu ise bu yoğunluğu triatlon benzetmesiyle anlatarak, Bugün burada hukuk cinayeti işleniyor. Ben de hukuksuzluk triatlonuyla bu cinayet kurşunlarından kendimi korumaya çalışıyorum dedi. Duruşmaların cezaevi kampüsü içerisinde yapılmasını da eleştiren İmamoğlu, yargılamaların adliyelerde görülmesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu savunmada neler söyledi?
İmamoğlu, casusluk davasındaki savunmasında suçlamaları kesin bir dille reddetti. Mahkemeden MİT'e müzekkere yazıldığını ancak cevap verilmediğini belirterek, Niye konuşmuyor MİT Başkanı? Ekrem İmamoğlu casus mu değil mi? Hüseyin Gün, Necati Özkan, Merdan Yanardağ casus mu değil mi? diye sordu. İmamoğlu, 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu Cumhurbaşkanı adayıdır. Casus diyenin alnını karışlarım ifadelerini kullandı.
Savunmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı isim vermeden eleştiren İmamoğlu, siyasi rakiplerin mahkemeler yoluyla etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını iddia etti. Dünyada güçlü devletlerin bağımsız yargı, hukuk güvenliği ve demokratik standartlarla itibar kazandığını söyleyen İmamoğlu, Türkiye'de ise siyasi rekabetin mahkeme salonlarına taşındığını öne sürdü.
NATO Zirvesi'nin Ankara'da başladığı güne denk gelen duruşmalarda İmamoğlu, İstanbul'un rekor oyla, tarihin en yüksek oyuyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum dedi. Erdoğan'a yüklenerek, Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? Çok güçlüyüm mü diyecek? Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım. Onlar da Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri! mi diyecek? Kendini aldatan bir garip ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, hakkında açılan davaları bir bütün olarak değerlendirerek, Kimisi buna İBB davası diyor, ben artık buna Erdoğan'ı neden dört kez yendin ve bir kez daha yenebilirsin davası diyorum dedi. Hakkında 20'nin üzerinde dava bulunduğunu belirten İmamoğlu, buna rağmen moralinin yüksek olduğunu ve mücadelenin kendisini güçlendirdiğini ifade etti. İmamoğlu ayrıca Türkiye'de son dönemde şirketlere kayyum atanması, yöneticilerin tutuklanması ve bazı medya kuruluşları ile üniversitelere yönelik müdahaleleri eleştirdi. Bugün benim diplomamı yok sayan akıl yarın sizin tapunuza, şirketinize, malınıza, mülkünüze göz koyar sözlerini yineleyerek, Nitekim öyle oluyor dedi. Komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına da değinen İmamoğlu, kendisiyle ilgili hicivlerine güldüğünü belirtti.
Diploma davası ne durumda?
İmamoğlu'nun zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla yargılandığı diploma davasının beşinci duruşması görüldü. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, Danıştay'a yapılan başvurunun sonuçlanmasını beklemek üzere 25 Aralık 2026'ya ertelendi. Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.
Davanın arka planı, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 18 Mart 2025'te aldığı karara dayanıyor. Üniversite, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etti. Bu karar, İmamoğlu'nun tutuklanmasından bir gün önce geldi. Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans mezunu olmak gerekiyor.
İmamoğlu savunmasında, diplomaları iptal edilen 28 kişi arasında ceza davası açılan tek kişinin kendisi olduğuna dikkat çekerek, bu durumu utanç verici olarak nitelendirdi. Benimle beraber 28 kişinin diplomasını iptal edin ama dava sadece Ekrem'e açılır dedi. Devletin kendi verdiği bir diplomayı 36 yıl sonra geçersiz saymasının hukuk açısından tehlikeli bir anlayış olduğunu öne sürdü.
İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi'nin 2020 yılında CİMER'e verdiği yanıtta kayıt işlemlerinin usulüne uygun olduğunu belirttiğini, üniversitenin kendi bilgi notlarında ve YÖK Denetleme Kurulu raporlarında da yatay geçiş şartlarını sağladığının kayda geçirildiğini söyledi. İstanbul Üniversitesi CİMER'de Usulsüzlük yok diyor, Rektör Hukuka uygun diyor, YÖK Denetleme Kurulu Bütün şartları taşıyor diyor; biz burada neyi yargılıyoruz? diye sordu. Duruşmada İmamoğlu, diplomasını iptal eden İstanbul Üniversitesi rektörüyle yaptığı telefon görüşmesini de anlattı. Rektörün kendisine Çok zor durumdayım başkanım dediğini belirten İmamoğlu, bu ifadenin sürecin siyasi baskıyla yürütüldüğünün kanıtı olduğunu savundu. İmamoğlu, 6 Mayıs 2025'te diploma kararının iptali için idare mahkemesine başvurmuş, bu başvuru 23 Ocak 2026'da reddedilmişti.
İBB ana davası ve 8-9 Temmuz beklentisi nedir?
İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasında 62. duruşma görüldü. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen dava, Silivri'deki Marmara Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam ediyor. Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, suç örgütü kurmak ve yönetmek başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.
Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor. İmamoğlu'nun 8 Temmuz Çarşamba ve 9 Temmuz Perşembe günleri savunma yapması bekleniyor.
Geçen haftaki 61. celsede mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı. Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi. İmamoğlu, savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesinin mümkün olmadığını belirterek, Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil dedi.
İmamoğlu, mahkemenin savunmaları öne alma kararını da eleştirdi. Daha önce savunmasını en son yapacağı anlaşılan İmamoğlu'nun sırası, herhangi bir gerekçe gösterilmeden değiştirildi ve savunması öne alındı. İmamoğlu, Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı? 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak? diye sordu. Duruşmaya CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve CHP'nin eski genel başkanı Murat Karayalçın da katılarak İmamoğlu'ya destek verdi. Tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de sanıklar arasında yer alıyor.
AP Raportörü Sánchez Amor ne dedi?
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, İzlanda ve Portekiz'den AP üyeleriyle birlikte İmamoğlu'nun Silivri'deki duruşmalarını takip etti. Amor, duruşma sonrası adliye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'deki yargı bağımsızlığındaki gerilemeyi yerinde görmek için geldiklerini belirtti.
Amor, Aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil ifadelerini kullandı. Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmediklerini belirten Amor, Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor diye konuştu. Amor, burada bulunmalarının Türkiye'nin iç işlerine müdahale olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de kaydetti.
Aynı kişinin üç ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil. — AP Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor
Amor, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik de sert ifadeler kullandı. Türkiye dışında herhangi biri bu yargının bağımsız olduğuna inanabilir mi? sorusunu yönelten Amor, Akın Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz dedi. Amor, Avrupa Parlamentosu adına Türkiye'deki yargı süreçlerini izlemeye devam edeceklerini söyledi.
Sánchez Amor, duruşmalardan önce sosyal medya hesabından da dikkat çekici bir paylaşım yapmıştı. Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaparken, demokratik geleceği Silivri'deki bir mahkeme salonunda şekilleniyor. Avrupa Birliği, sadece Ankara'ya odaklanmamalı ifadelerini kullanan Amor, NATO liderlerinin Ankara'da bulunduğu sırada İmamoğlu'nun yargılanmasının sembolik anlamına vurgu yaptı. Duruşmayı izleyen heyette bulunan AP üyesi Rui Tavares ise Macaristan'da değişim umudunun yeniden doğduğunu ifade ederek, Bu nedenle Türkiye için de umut olduğunu düşünüyorum. Bugün duruşma salonunda Ekrem İmamoğlu'nun sergilediği liderliği gördüm dedi. Avrupa'daki belediye ağlarından Eurocities, Özgür Şehirler Paktı ve B40 Balkan Kentleri Ağı da süreçle ilgili ortak bildiri yayımlayarak savunma hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.
NATO Zirvesi ile Silivri duruşmaları aynı güne denk geldi
6 Temmuz 2026, Türkiye'nin iki farklı şehrinde iki tarihi olayın aynı anda yaşandığı bir gün olarak kayıtlara geçti. Ankara'da 32 devlet başkanını bir araya getiren 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi başlarken, İstanbul Silivri'de İmamoğlu üç ayrı davada yargılandı. Bu eş zamanlılık, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
İmamoğlu, duruşmada bu tesadüfe dikkat çekerek, NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün yargılanıyorum dedi. Ankara'da Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve diğer NATO liderlerini ağırlarken, Silivri'de muhalefetin cumhurbaşkanı adayı hakim karşısına çıktı. İmamoğlu, Madem beni casuslukla, ağır bir suçlamayla yargılıyorsunuz, böyle ağır ithamlar hangi sözde delillerin üzerine inşa ediliyor? Yarın NATO Zirvesi dolayısıyla Ankara'da olacaklar. En üst düzeyde ağırlanacaklar. Nasıl çelişkiler içerisinde yaşıyoruz, görüyor musunuz? diye konuştu.
Bugün burada hukuk cinayeti işleniyor. Ben de hukuksuzluk triatlonuyla bu cinayet kurşunlarından kendimi korumaya çalışıyorum. — Ekrem İmamoğlu
Gazeteci Merdan Yanardağ da savunmasında NATO'ya atıfta bulunarak, Hayatını NATO'ya karşı mücadele ile geçirmiş insanlar siyasi casuslukla suçlanıyor. Bu dava Ekrem İmamoğlu davasıdır, bizi susturmak amacıyla açılan siyasi bir davadır dedi. Yanardağ, iddianameyi hazırlayan savcılardan Can Tuncay'ın bugün Adalet Bakan Yardımcısı olduğunu belirterek, Bu davadan ceza çıkarsa Türkiye'de herkes casusluktan yargılanabilir ifadelerini kullandı.
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde Trump, CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını ve F-35 satışının değerlendirileceğini açıklarken, Silivri'deki duruşmalarda İmamoğlu'nun tutukluluğu sürdü. Bu kontrast, uluslararası basında da Türkiye'deki demokrasi ve hukuk durumu üzerine tartışmaları beraberinde getirdi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Ankara'da Sadece serbest seçim yapmak yetmez demecinin, İmamoğlu'nun yargılanmasıyla aynı güne denk gelmesi de dikkat çekti.
İmamoğlu'nun yargılandığı üç dava özeti
| Dava | Mahkeme | Suçlama | Ceza Talebi | Sonraki Duruşma |
|---|---|---|---|---|
| Casusluk | İstanbul 25. Ağır Ceza | Siyasal casusluk (TCK 328/1) | 15-20 yıl | 29 Eylül 2026 |
| Diploma | İstanbul 59. Asliye Ceza | Resmi belgede sahtecilik | 2.5-8.75 yıl | 25 Aralık 2026 |
| İBB Ana Davası | İstanbul 33. Ağır Ceza | Suç örgütü kurma/yönetme | 828-2352 yıl | 8-9 Temmuz 2026 |
Sık Sorulan Sorular
İmamoğlu'nun casusluk davasında ne karar çıktı?
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Temmuz 2026'da görülen ikinci duruşmada İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma 29 Eylül 2026'ya ertelendi. Sanıklar 15'er yıldan 20'şer yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor.
İmamoğlu aynı gün kaç davada yargılandı?
İmamoğlu, 6 Temmuz 2026'da Silivri'de üç ayrı davada aynı gün hakim karşısına çıktı: siyasal casusluk davası, sahte diploma davası ve 414 sanıklı İBB ana davası. Üç duruşma da Marmara Cezaevi yerleşkesindeki farklı salonlarda görüldü.
Diploma davası ne zaman?
Diploma davasının beşinci duruşması 6 Temmuz'da görüldü ve Danıştay başvurusunun sonuçlanması beklenerek 25 Aralık 2026'ya ertelendi. İmamoğlu, 1990'da Girne Amerikan Üniversitesi'nden yaptığı yatay geçişin usulsüz olduğu iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanıyor.
İBB davasında savunma ne zaman?
414 sanıklı İBB ana davasında İmamoğlu'nun savunma yapması 8-9 Temmuz 2026'da bekleniyor. Savcılık, İmamoğlu hakkında suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sağ medya az yer verdiBu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%50
- Merkez%50
- Sağ%0
Bu haber 8 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 4, merkez 4, sağ 0). Sağ cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Casusluk davasında ara karar açıklandı: Mahkeme sanıkların tutukluluğunun devamına karar verdi
CumhuriyetCasusluk davasında ara karar: Tahliye çıkmadı, duruşma eylüle ertelendi
BirGünBiri bitiyor diğerine geçiyor: İmamoğlu üç hakim karşısında: Triatlon mücadelesi
OdaTVİmamoğlu: 28 diploma iptal, dava sadece Ekrem'e
Diken
Bu görüşten kaynak yok.
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma