Lindsey Graham Öldü: Türkiye'ye Son Sözleri ve F-35 Çarkı
Ankara NATO Zirvesi sonrası ani kalp durmasıyla hayatını kaybeden ABD'li Senatör Lindsey Graham'ın Türkiye'ye karşı tutumundaki dramatik dönüş ve ölümünün ilişkilere etkisi
- ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Ankara NATO Zirvesi ve Kiev ziyaretinin ardından 11 Temmuz'da ani kalp durması sonucu 71 yaşında hayatını kaybetti.
- Graham, son açıklamalarında Türkiye'yi 'muazzam müttefik' olarak nitelendirmiş ve F-35 programına dönüşe açık olduğunu söylemişti.
- Ölümü, Türkiye-ABD savunma işbirliği sürecini belirsizliğe sürüklüyor.
ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, 11 Temmuz 2026 Cumartesi akşamı geçirdiği ani kalp durması sonucu 71 yaşında hayatını kaybetti. Graham'ın ölümü, bir hafta önce Ankara'daki NATO Zirvesi'ne katılması ve ardından Kiev'de Zelenskiy ile görüşmesinin hemen ardından geldi. Türkiye kamuoyunda ise Graham, son dönemde Türkiye'yi 'muazzam bir müttefik' olarak nitelendirmesi ve F-35 programına dönüşe açık olduğunu söylemesiyle gündeme gelmişti.
Graham'ın ofisinden yapılan açıklamada, senatörün 'kısa süren ve ani gelişen bir rahatsızlık' sonucu vefat ettiği belirtildi. Ailesi mahremiyetlerine saygı gösterilmesini rica ederken, NBC News'in elde ettiği polis telsizi kayıtlarına göre acil durum ekipleri Graham'ın evinden 'ani kalp durması' ihbarı almıştı. Ölümü, Türkiye-ABD ilişkilerinde son dönemin en önemli isimlerinden birinin kaybı anlamına geliyor.
Öne Çıkanlar
- Lindsey Graham, 11 Temmuz 2026'da 71 yaşında ani kalp durması sonucu hayatını kaybetti.
- Son ziyareti 7-8 Temmuz'da Ankara'daki NATO Zirvesi, ardından 10 Temmuz'da Kiev'di.
- Graham, NATO Zirvesi'nde Türkiye'yi 'muazzam bir müttefik' ve NATO'nun 'sarsılmaz sütunu' olarak nitelendirmişti.
- Geçmişte Türkiye'ye yaptırım ve F-35 programından çıkarılma çağrısı yapan Graham, son döneminde F-35 dönüşüne açık olduğunu söylemişti.
- Trump, Netanyahu ve Zelenskiy'den taziye mesajları geldi; ölümün zamanlaması komplo teorilerini de beraberinde getirdi.
Lindsey Graham Nasıl Öldü?
ABD Senatörü Lindsey Graham'ın 11 Temmuz 2026 Cumartesi akşamı hayatını kaybettiği ofisi tarafından duyuruldu. Resmi açıklamada, Graham'ın 'kısa süren ve ani gelişen bir rahatsızlık' sonucu vefat ettiği belirtildi. Ailesi, bu zor dönemde edilen dualar için teşekkür ederek mahremiyetlerine saygı gösterilmesini rica etti.
NBC News'in elde ettiği polis telsizi kayıtlarına göre, acil durum ekipleri Cumartesi gecesi Graham'ın evinden 'ani kalp durması' ihbarı aldı. Bölgeye ambulans ve polis ekipleri sevk edildi ancak Graham kurtarılamadı. Ölümünden önce bilinen bir sağlık sorununun bulunmadığı belirtiliyor.
Graham'ın vefatı, yoğun bir diplomatik seyahat programının hemen ardından geldi. Senatör, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi'ne ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte katılmış, ardından 10 Temmuz'da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmek üzere Kiev'e gitmişti. Kiev ziyaretinden yeni dönmüşken hayatını kaybetmesi, ölümün zamanlamasıyla ilgili soru işaretleri yarattı.
Türkiye Gazetesi'nin aktardığına göre, Graham'ın ölümü; Trump'ın Ankara'da suikast istihbaratı nedeniyle uçak değiştirmesi ve Tel Aviv-Tahran hattındaki gerilimle birleşince dünya kamuoyunda dört farklı ihtimalin konuşulmasına yol açtı. Resmi açıklama ani kalp rahatsızlığı olarak öne çıksa da, bazı çevreler ölümün zamanlamasını sorguladı. ABD yetkilileri ise ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiğini teyit etti.
Lindsey Graham'ın Türkiye'ye Karşı Tutumu Nasıldı?
Lindsey Graham, Türkiye'de özellikle Suriye, Kürt güçleri, NATO ve savunma politikaları konularındaki sert tutumuyla tanınıyordu. 2019 yılında Türkiye'nin kuzey Suriye'ye yönelik Barış Pınarı Harekâtı sırasında Graham, operasyonu en sert eleştiren ABD'li siyasetçiler arasında yer aldı. Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte Türkiye'ye yönelik yaptırım tasarısı hazırladı.
Graham, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasına da karşı çıktı ve bunun NATO açısından sorun yarattığını savundu. Bu konuda Türkiye'ye yönelik ABD yaptırımlarının uygulanmasını destekleyen isimlerden biri oldu. CAATSA yaptırımlarının uygulanması ve Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması sürecinde Graham'ın etkisi büyüktü. A Haber'in aktardığına göre, Graham ve Van Hollen tarafından hazırlanan yaptırım paketinde Türkiye'yi hedef alan ağır maddelere yer verilmişti.
2024 yılında Graham ve Van Hollen, Türkiye'nin veya Türkiye destekli grupların Suriye'nin kuzeyindeki askeri faaliyetlerine karşı 'Countering Turkish Aggression Act of 2024' adlı yaptırım tasarısını sundu. Tasarının amacı, Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik yeni saldırıları engellemek ve ateşkesi teşvik etmek olarak açıklandı. Graham bu tasarısıyla Türkiye'nin Suriye politikasını sert şekilde eleştirmişti.
Ancak Graham siyasi gerilimlerle gündeme gelse de Ankara ile diyalog kurulmasını savundu ve Türkiye'nin NATO müttefiki olarak stratejik önemini vurguladı. 2019 yılında Kobani çevresinde silahsızlandırılmış bölge oluşturulmasının Türkiye'nin güvenlik kaygılarını gidermeye yardımcı olabileceğini savundu. BBC Türkçe'nin aktardığına göre, Graham Türkiye'nin kaygılarını tamamen reddetmek yerine bunların diplomatik yollarla karşılanabileceğini belirtmişti. Bu çift yönlü yaklaşım, Graham'ın Türkiye politikasındaki pragmatist yanını ortaya koyuyordu.
Graham'ın F-35 ve S-400 Konusunda Son Sözleri Neydi?
Graham'ın Türkiye'ye karşı tutumunda belirgin bir değişim, Mayıs 2025'teki Türkiye ziyaretiyle başladı. Ziyaretin ardından konuşan Graham, Kongre'deki olası itirazlara rağmen Türkiye'ye F-35 teslimatını yeniden sağlayacak yeni bir çözüm bulunabileceğine inandığını belirtti. Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunun da değerlendirildiği açıklandı.
7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde ise Graham, tutum değişikliğini daha da netleştirdi. Sondakika.com'un aktardığına göre, Graham burada Türkiye'yi 'muazzam bir müttefik' ve NATO'nun 'sarsılmaz sütunu' olarak nitelendirdi. Türkiye'nin F-35 programına dönmesine açık olduğunu ifade etti. Bu ifadeler, geçmişte Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını savunan bir senatörün ağzından geldiği için büyük yankı uyandırdı.
Türkiye Gazetesi ve Türkiye Today'e verdiği son röportajda Graham, İsrail ve Yunanistan'ın Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne karşı mesajlar vermesinin Kongre üzerinde etkili olabileceğini söyledi. Kendisinin Türkiye'nin F-35 programına dönmesine açık olduğunu belirterek, bu konuda Trump'ın kararına destek vermeye hazır olduğunu dile getirdi. Graham'ın bu açıklamaları, Türkiye-ABD savunma işbirliğinde yeni bir dönemin sinyallerini veriyordu.
Bu tutum değişikliği, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'da CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını ve F-35 konusunun yeniden değerlendirileceğini açıklamasının ardından geldi. Geçmişte Türkiye'ye yönelik sert tutumuyla bilinen Graham'ın bu çarkı, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanmıştı. Graham'ın ölümüyle bu sürecin nasıl ilerleyeceği ise belirsizliğini koruyor. Kongre'de Türkiye'nin F-35 dönüşüne karşı çıkabilecek diğer senatörlerin tutumu, süreçte belirleyici olacak.
Lindsey Graham Ankara NATO Zirvesi'nde Ne Dedi?
Lindsey Graham, 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi'ne ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte katılan heyette yer aldı. Bu zirve, NATO'nun Türkiye'de düzenlediği önemli liderler zirvelerinden biri olarak tarihe geçti. Graham'ın zirve sırasındaki açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Graham, zirvede yaptığı açıklamalarda Türkiye'yi 'muazzam bir müttefik' ve NATO'nun 'sarsılmaz sütunu' olarak nitelendirdi. Bu ifadeler, geçmişte Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını ve F-35 programından çıkarılmasını savunan bir senatörün ağzından geldiği için büyük yankı uyandırdı. Graham, Türkiye ile işbirliğinin ABD'nin çıkarlarına uygun olduğunu vurguladı ve bölgesel güvenlik meselelerinde iki ülkenin ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Zirve sırasında Graham, bölgesel güvenlik meseleleri hakkında da görüş alışverişinde bulundu. Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunun değerlendirildiği açıklandı. Graham, Türkiye'nin NATO içindeki stratejik rolünü ve bölgesel güvenliğe katkısını öne çıkaran ifadeler kullandı. Bu açıklamalar, Türkiye'nin ittifak içindeki değerinin ABD'li karar vericiler tarafından da kabul gördüğünü gösterdi.
Graham'ın Ankara ziyareti, aynı zamanda Trump'ın CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıkladığı ziyaret oldu. Bu bağlamda Graham'ın F-35 konusundaki açıklamaları, yaptırım kararının Kongre'de karşılaşabileceği itirazların aşılmasında önemli bir rol oynayabilirdi. Graham, Türkiye Gazetesi'ne verdiği röportajda, İsrail ve Yunanistan'ın muhalefetinin Kongre üzerinde baskı yaratabileceğini ancak çözümün mümkün olduğunu dile getirdi. Graham'ın ani ölümü, bu sürecin geleceğini belirsiz hale getirdi.
Graham'ın Ölümü Neden Tartışma Yarattı?
Graham'ın ani ölümü, sadece Türkiye'de değil, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı buldu. Ölümün zamanlaması, birden fazla komplo teorisinin ortaya çıkmasına neden oldu. Graham, ölümünden sadece günler önce hem Ankara'da NATO Zirvesi'ne katılmış hem de Kiev'de Zelenskiy ile görüşmüştü. Bu yoğun diplomatik temasların hemen ardından gelen ölüm, birçok soruyu beraberinde getirdi.
Türkiye Gazetesi'nin aktardığına göre, Graham'ın ölümü sonrası dünya kamuoyu dört kritik soruya odaklandı: Ölümün gerçek nedeni neydi? Ankara ve Kiev ziyaretlerinin ölümle bir bağlantısı var mıydı? Trump'ın Ankara'daki suikast istihbaratı nedeniyle uçak değiştirmesi olayla ilişkili miydi? Tel Aviv-Tahran gerilimi bağlamında Graham'ın rolü neydi? Bu sorular, ölümün sıradan bir sağlık sorunu olup olmadığı tartışmasını alevlendirdi.
Son Mühür'ün haberine göre, Graham'ın 'Rusya-Ukrayna savaşını bitirelim' ve 'Türkiye'ye F-35 verilmesini artık destekliyorum' açıklamalarının ardından ani vefatı, Rusya, İran ve İsrail merkezli komplo teorilerinin ortaya çıkmasına yol açtı. Kesin ölüm sebebinin detaylı açıklanmaması, bu teorilerin yayılmasını hızlandırdı. Özellikle Graham'ın İran'a yönelik 'iç savaş çıkarın' çağrıları ve İsrail'e verdiği destek, ölümünün arkasında farklı aktörlerin olabileceği yönünde spekülasyonlara zemin hazırladı.
Resmi açıklama ani kalp rahatsızlığı olarak öne çıksa da, bazı analistler Graham'ın son açıklamalarının ABD dış politikasındaki şahin cepheyle çeliştiğini öne sürdü. Graham'ın Ukrayna savaşını bitirme çabası ve Türkiye'ye yönelik yumuşama, ABD Senatosu'ndaki bazı çevrelerin çıkarlarıyla çatışıyor olabilirdi. Ancak bu iddiaların hiçbiri kanıtlanmış değil ve ABD yetkilileri ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiğini teyit etti. Graham'ın ofisi de aileden gelen mahremiyet ricasını tekrarlayarak spekülasyonları reddetti.
Lindsey Graham Kimdir?
Lindsey Graham, 2002'de Güney Carolina'dan Senato'ya seçilen ve Washington'da dış politika konusunda en etkili isimlerden biri haline gelen Cumhuriyetçi siyasetçiydi. Senato Bütçe Komitesi Başkanlığı görevini de yürüten Graham, Trump'ın en sadık müttefiklerinden biriydi. Ancak bu ilişki her zaman sorunsuz değildi ve zaman zaman ciddi krizler yaşandı.
2021'deki ABD Kongre baskınından sonra Graham, Senato kürsüsünde Trump ile yolunu ayırma eğilimi gösterdi. 'Trump ve ben, çok zorlu bir yolculuk geçirdik. Bu şekilde sona ermesinden nefret ediyorum' demiş ve 'Artık yeter' ifadesini kullanmıştı. Ancak daha sonra Trump ile barışarak 2024 seçimlerinde onu destekledi. 2023'te BBC'ye verdiği demeçte, 'Donald Trump'ın karanlık bir yüzü var... ama ona bağlı kalıyorum çünkü yaptıklarını gördüm' demişti.
Graham, ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin güçlü bir savunucusuydu. Savaş yıllarında Ukrayna'yı tam 10 kez ziyaret etti. 2023'te BBC'ye verdiği röportajda, 'Putin Ukrayna ile durmayacak. Ukrayna'da zayıf olmak, Tayvan'da da kaybetmek demektir' demişti. Son Kiev ziyaretinde, Rusya yaptırım tasarısı üzerinde çalıştığını ve Trump'a 'bu savaşı sona erdirmek için araçlar sağlayacağını' söyledi. Zelenskiy, taziye mesajında Graham'ın son ziyaret ettiği yerin ülkesi olduğuna dikkat çekti.
Graham ayrıca İsrail'in sadık bir destekçisiydi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Graham'ı anma mesajında 'Lindsey, İsrail ve Amerika'nın güvenliğinin birbirinden ayrılamaz olduğunu anlamıştı' dedi. Graham'ın İsrail'in Gazze'de nükleer silah kullanabileceğini savunması ve 'Gazze'yi dümdüz edin' ifadeleri, uluslararası kamuoyunda yoğun eleştirilere neden olmuştu. A Haber'in aktardığına göre, Graham bu sözlerinde ABD'nin Hiroşima ve Nagazaki'ye attığı atom bombalarına gönderme yapmış ve 'İkinci Dünya Savaşında Hiroşima ve Nagazaki'ye bomba atarak savaşı sonlandırmaya karar verdik. Bu doğru bir karardı' demişti. Graham ayrıca İran'da iç savaş çağrısı yaparak 'İran halkına silah yüklerdim ki sokaklara silahlı çıkıp savaşı İran'ın içine taşısınlar' ifadelerini kullanmıştı.
Graham'ın Ölümünden Sonra Ne Olacak?
Lindsey Graham'ın ani ölümü, ABD dış politikası ve Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli soruları gündeme getiriyor. Graham, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve Türkiye'nin F-35 programına dönüşü sürecinde Kongre'deki en önemli destekçilerden biriydi. Onsuz bu sürecin nasıl ilerleyeceği belirsiz. Graham'ın F-35 konusunda Kongre'de lobi yapma rolü, boşluğunun hızla doldurulmasını zorlaştırıyor.
Graham'ın ölümü, aynı zamanda ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçi çoğunluğun etkisini de değiştirebilir. Senato Bütçe Komitesi eski Başkanı Graham'ın boş kalan koltuğu için Güney Carolina valisi bir atama yapacak. Bu atamanın Türkiye-ABD ilişkilerine etkisi, yeni senatörün dış politika görüşlerine bağlı olacak. Yeni senatörün Graham'ın Türkiye'ye yumuşayan tutumunu sürdürüp sürdürmeyeceği ise şu an bilinmiyor.
Ukrayna savaşı konusunda da Graham'ın ölümü boşluk yaratacak. Rusya yaptırım tasarısı üzerinde çalışan Graham, Trump'a 'bu savaşı sona erdirmek için araçlar sağlayacağını' söylemişti. Bu tasarının geleceği şimdi belirsiz. Zelenskiy, taziye mesajında Graham'ın 'en çok ihtiyacımız olduğunda bizimle olduğunu' vurguladı. Graham'ın 10 Ukrayna ziyareti, Kiev için sembolik bir öneme sahipti.
Öte yandan, Graham'ın ölümü ABD Senatosu'nda yaşlı üyelerin sağlık durumlarıyla ilgili tartışmaları da alevlendirdi. DW Türkçe'nin aktardığına göre, 84 yaşındaki Cumhuriyetçi Senatör Mitch McConnell'ın sağlık durumu da belirsizliğini koruyor. McConnell, geçen ay ani kalp durması sonucu hastaneye kaldırılmıştı. İki kıdemli Cumhuriyetçi senatörün sağlık sorunları, Senato'nun geleceği ve dış politika kararları hakkında endişelere yol açıyor. McConnell'ın uzun süredir kameralar karşısında donup kaldığı ve yürümekte zorlandığı görüntüleri de gündemdeydi.
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 2019 | Graham, Barış Pınarı Harekâtı nedeniyle Türkiye'ye yaptırım tasarısı sundu |
| 2019-2020 | S-400 alımı nedeniyle CAATSA yaptırımlarını ve F-35'ten çıkarılmayı destekledi |
| 2024 | 'Countering Turkish Aggression Act of 2024' yaptırım tasarısını sundu |
| Mayıs 2025 | Türkiye ziyareti sonrası F-35 dönüşüne açık olduğunu açıkladı |
| 7-8 Temmuz 2026 | Ankara NATO Zirvesi'nde Türkiye'yi 'muazzam müttefik' olarak nitelendirdi |
| 10 Temmuz 2026 | Kiev'de Zelenskiy ile görüştü |
| 11 Temmuz 2026 | Ani kalp durması sonucu 71 yaşında hayatını kaybetti |
Lindsey Graham, NATO Zirvesi'nde Türkiye'yi 'muazzam bir müttefik' ve NATO'nun 'sarsılmaz sütunu' olarak nitelendirdi. Geçmişte Türkiye'ye yaptırım uygulanmasını ve F-35 programından çıkarılmasını savunan Graham, son döneminde F-35 dönüşüne açık olduğunu söylemişti. (Sondakika.com)
Donald Trump, Truth Social'dan paylaştığı mesajında Graham için 'Tanıdığım en harika insanlardan birisi ve gerçek bir vatanseverdi' dedi. İsrail Başbakanı Netanyahu ise Graham'ı 'İsrail'in gerçek bir dostu' sözleriyle andı. (DW Türkçe)
Sık Sorulan Sorular
Lindsey Graham nasıl öldü?
Lindsey Graham, 11 Temmuz 2026 Cumartesi akşamı geçirdiği ani kalp durması sonucu 71 yaşında hayatını kaybetti. Ofisinden yapılan açıklamada 'kısa süren ve ani gelişen bir rahatsızlık' ifadesi kullanıldı. NBC News'in elde ettiği polis telsizi kayıtlarına göre evinden 'ani kalp durması' ihbarı alındı.
Lindsey Graham'ın son ziyareti neresiydi?
Graham'ın son ziyareti 7-8 Temmuz'da Ankara'daki 36. NATO Liderler Zirvesi oldu. Ardından 10 Temmuz'da Ukrayna'nın başkenti Kiev'e geçerek Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüştü. Kiev'den döndükten bir gün sonra hayatını kaybetti.
Lindsey Graham Türkiye'ye karşı ne demişti?
Graham, NATO Zirvesi'nde Türkiye'yi 'muazzam bir müttefik' ve NATO'nun 'sarsılmaz sütunu' olarak nitelendirdi. Türkiye'nin F-35 programına dönmesine açık olduğunu ve Trump'ın kararına destek vermeye hazır olduğunu söyledi. Bu, geçmişteki Türkiye karşıtı tutumundan belirgin bir dönüş anlamına geliyordu.
Graham'ın ölümü Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler?
Graham, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve Türkiye'nin F-35 programına dönüşü sürecinde Kongre'deki en önemli destekçilerden biriydi. Ölümüyle bu sürecin Kongre'de karşılaşabileceği itirazların aşılması zorlaşabilir. Ancak Trump'ın Ankara'daki açıklamaları ve NATO Zirvesi'nde atılan adımlar sürecin temelini oluşturuyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sol medya az yer verdiBu konu 6 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%0
- Merkez%60
- Sağ%40
Bu haber 5 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 0, merkez 3, sağ 2). Sol cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Bu görüşten kaynak yok.
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma