İçeriğe geç
Türkiye Arşivi

Türkiye'ye F-35 Satışı Geri Mi Dönüyor? CAATSA Kalkıyor

NATO Ankara Zirvesi'nde Trump'tan tarihi açıklama: Yaptırımlar kaldırılacak, F-35 masada

Türkiye Arşivi Haber Merkezi 8 Temmuz 2026 1 dk okuma
Paylaş
Türkiye'ye F-35 Satışı Geri Mi Dönüyor? CAATSA Kalkıyor
Özet — 30 saniyede
Yapay Zekâ
  • ABD Başkanı Donald Trump, NATO Ankara Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin ardından Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracaklarını ve F-35 satışını değerlendireceklerini açıkladı.
  • İsrail Başbakanı Netanyahu ise olası satışa sert itiraz ederek bölgedeki güç dengesinin bozulacağını savundu.

ABD Başkanı Donald Trump, NATO Ankara Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracaklarını açıkladı. Trump, Beştepe'deki ortak basın toplantısında 'Yaptırımları kaldıracağız' derken, F-35 savaş uçaklarının satışı konusunda da 'Bir karar vereceğiz' ifadelerini kullandı.

Türkiye, 2019'da Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından Temmuz 2019'da F-35 programından çıkarılmış, Aralık 2020'de de CAATSA yaptırımlarına tabi tutulmuştu. Trump'ın açıklaması, yaklaşık altı yıldır süren krizin çözümü için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak sürecin önünde ABD Kongresi'ndeki yasal engeller ve İsrail'in sert itirazları bulunuyor.

Öne Çıkanlar

  • Trump, Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracaklarını resmen açıkladı.
  • F-35 savaş uçağı satışı için 'Bir karar vereceğiz' dedi; süreç değerlendirme aşamasında.
  • Türkiye, F-35 programından çıkarılmadan önce yaklaşık 1,4 milyar dolar ödeme yapmıştı.
  • İsrail Başbakanı Netanyahu, satışa sert itiraz ederek 'Ben olsam satmazdım' dedi.
  • ABD Kongresi'nde F-35 dönüşü için S-400'lerin Türkiye'den kaldırılması şartı aranıyor.
  • NATO Genel Sekreteri Rutte, zirvenin 'dönüştürücü nitelikte' olduğunu vurguladı.

Türkiye'ye F-35 Satışı Ne Zaman Gerçekleşecek?

Trump'ın açıklaması güçlü bir siyasi niyet ortaya koysa da, F-35 satışının önünde henüz aşılması gereken ciddi hukuki engeller bulunuyor. ABD Kongresi'nin 2020 savunma bütçesi yasası uyarınca Türkiye'nin F-35 programına geri dönebilmesi için Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini topraklarından çıkarması gerekiyor. Bu şart şu an için karşılanmış değil.

Trump'ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma yetkisi bulunsa da, F-35 satışı ayrı bir yasal süreç gerektiriyor. Middle East Eye'ın analizine göre, yaptırımları aşarak motor satışı yapmak ile F-35 anlaşmasını Kongre'den geçirmek aynı şey değil. Kongre'de Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne karşı çıkan güçlü bir lobinin varlığı da sürecin karmaşıklığını artırıyor.

Buna karşın Ankara'da diplomatik kaynaklar, S-400'lerin Birleşik Arap Emirlikleri'ne devredilmesi gibi formüllerin masada olduğunu belirtiyor. Gerçek Gündem'in haberine göre, bu 'Dubai Formülü' olarak adlandırılan formül üzerinde Washington, Ankara ve Moskova arasında bir diplomasi trafiği yürütülüyor. Buna göre S-400 bataryaları BAE'ye konuşlandırılacak, karşılığında Türkiye hem F-35 programına geri dönecek hem de Patriot hava savunma sistemi tedarik edecek.

Demokrat Senatör Jeanne Shaheen'in bu formüle açık kapı bırakması, Kongre tarafında da esneklik olabileceğine işaret ediyor. Shaheen, 2019'da Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması için yürütülen yaptırım kampanyasının öncü isimlerinden biriydi. Yine de sürecin aylar, hatta yıllar alabileceği değerlendiriliyor.

CAATSA Yaptırımları Nedir ve Neden Uygulandı?

CAATSA, 'Countering America's Adversaries Through Sanctions Act' (Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası)'nın İngilizce kısaltmasıdır. ABD Kongresi tarafından 2 Ağustos 2017'de yürürlüğe konan yasa, esasen Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yönelik tasarlanmıştı. Ancak bu ülkelerin savunma veya istihbarat sektörleriyle büyük çaplı iş yapan üçüncü ülkeleri de kapsamına aldı.

Türkiye, Rusya'dan S-400 Triumf hava savunma sistemi satın aldığı için CAATSA'nın 231'inci maddesi kapsamında yaptırıma tabi tutuldu. Yaptırımlar 14 Aralık 2020'de resmen devreye girdi ve doğrudan Savunma Sanayii Başkanlığı ile dönemin bazı üst düzey yöneticilerini hedef aldı. Yaptırımlar kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı'na ABD'den lisans gerektiren ihracat, finansman ve kredi imkanları kısıtlandı.

ABD'nin temel gerekçesi, S-400'ün radarları ve komuta kontrol sistemlerinin NATO ağlarına bağlandığında ittifakın operasyonel taktiklerini ve F-35 gibi hayalet uçakların hassas verilerini Rusya'ya aktarabileceği endişesiydi. ABD Savunma Bakanlığı, 'Türkiye hem S-400'e hem F-35'e sahip olamaz' yaklaşımını benimsedi. Türkiye ise bu kararı hukuka aykırı ve müttefiklik ruhuyla bağdaşmayan bir adım olarak nitelendirdi.

CAATSA yaptırımlarının kalkması, Türkiye'nin savunma sanayiinde ABD ile iş birliğini yeniden canlandırabilecek. Lisans kısıtlamalarının kaldırılması, Türk savunma firmalarının ABD'li şirketlerle ortak projeler yürütmesinin önünü açabilir. Ancak yaptırımların kaldırılmasının F-35 satışını otomatik olarak garanti etmediği uzmanlar tarafından vurgulanıyor.

Netanyahu Neden Türkiye'nin F-35 Almasına Karşı Çıkıyor?

Trump'ın açıklamasından sadece birkaç saat sonra İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan sert bir itiraz geldi. Netanyahu, CNN televizyonuna verdiği röportajda Türkiye'ye F-35 satışının 'Orta Doğu'daki güç dengesini yok edeceğini' savundu. 'Ben olsam satmazdım' diyen Netanyahu, 'Onlara bu gücü verdiğinizde, bunun ardından bir saldırganlık göreceksiniz' ifadelerini kullandı.

Netanyahu, Trump ile bu konuyu birkaç kez görüştüğünü de itiraf etti. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Netanyahu'nun itirazını bizzat Trump'a ilettiğini açıklayarak, İsrail'in bölgedeki niteliksel askeri üstünlüğünün korunması gerektiğini savundu. Saar, ABD'nin politikasının da bu üstünlüğü desteklemek olduğunu iddia etti.

CNN Türk'ün aktardığına göre Netanyahu, 'Başkan Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kişisel dostluğunun olması, Türkiye'yi ABD için dost bir ülke yapmaz' diyerek iki lider arasındaki yakın ilişkinin stratejik değerlendirmeleri değiştirmemesi gerektiğini savundu.

Netanyahu'nun itirazlarının ardından ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in İsrail ziyaretinin iptal edildiği bildirildi. T24'ün haberine göre, Hegseth'in Netanyahu ile Türkiye'ye olası F-35 satışı konusunu görüşmek üzere bir araya gelmesi planlanıyordu. Ziyaretin iptali, Washington ile Tel Aviv arasında F-35 konusunun ne kadar hassas bir konu haline geldiğini gösteriyor.

İsrail'in itirazının temelinde, Türkiye'nin bölgedeki askeri gücünün artmasının İsrail'in niteliksel üstünlüğünü zayıflatma endişesi yatıyor. İsrail şu anda Orta Doğu'da F-35 kullanan tek ülke konumunda. Türkiye'nin de F-35'lere sahip olması, İsrail'in hava üstünlüğü tekelini sona erdirebilir.

Türkiye F-35 Programından Ne Zaman ve Nasıl Çıkarılmıştı?

Türkiye, F-35 Müşterek Taarruz Uçağı Programı'nın kurucu ortaklarından biriydi. Program kapsamında Türkiye'de yaklaşık 900 parçanın üretilmesi planlanıyordu ve Ankara, 100 adet F-35 savaş uçağı satın almayı taahhüt etmişti. Türk pilotlar, ABD'de üzeri Türk bayrağı ile boyanan F-35'lerle eğitim almaya başlamıştı.

S-400 krizi patlak verdiğinde her şey değişti. ABD yönetimi, Temmuz 2019'da Türkiye'yi F-35 programından çıkardı ve satışı iptal etti. Türkiye'nin ödediği yaklaşık 1,4 milyar dolarlık tutarın iade süreci de belirsizliğini koruyor. Mülkiyeti Türkiye'ye ait olan ve ABD'ye 1,7 milyar dolar ödenerek satın alınan F-35'ler halen ABD'deki hangarlarda tutuluyor.

Programdan çıkarılmanın ardından Türkiye, filosunu modernize etmek için 2021'de F-16 jetleri ve modernizasyon kitleri talebinde bulundu. Bu talep yıllarca bekletildikten sonra, Ankara'nın 2024'te İsveç'in NATO üyeliğine yeşil ışık yakmasının ardından ABD Kongresi'nden geçti. ABD, Türkiye'ye 40 F-16 savaş jeti ve 79 modernizasyon kiti satılmasına onay verdi.

TarihGelişme
2017CAATSA yasası ABD Kongresi'nde kabul edildi
Temmuz 2019Türkiye Rusya'dan S-400 teslim aldı; F-35 programından çıkarıldı
Aralık 2020CAATSA yaptırımları Türkiye'ye resmen uygulandı
Nisan 2021Türkiye F-35 programından resmen tamamen çıkarıldı
2024F-16 satışı Kongre'den onaylandı (İsveç'in NATO üyeliği sonrası)
7 Temmuz 2026Trump, NATO Ankara Zirvesi'nde CAATSA'yı kaldıracağını açıkladı
8 Temmuz 2026Zirvenin ikinci günü; F-35 ve savunma harcamaları masada

NATO Ankara Zirvesi'nin İkinci Günde Gündemi Nedir?

36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ikinci gününde liderler düzeyindeki resmi oturumlar Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde başladı. 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları ile 100'e yakın bakan, savunma harcamaları, savunma yatırımları, NATO 3.0 vizyonu ve Ukrayna'ya destek başlıklarını masaya yatırıyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin dönüştürücü niteliğinin herkes tarafından tam olarak kavranamadığını belirterek 'Bugün ve yarın yaşanacaklar gerçekten temel bir dönüşümü ifade ediyor' dedi. Rutte'in bu sözleri, ittifakın gelecekteki yapısında köklü değişiklikler olabileceğine işaret ediyor.

2025 Lahey Zirvesi'nde üye ülkelerin savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılması kararlaştırılmıştı. Ankara'daki zirvede bu hedef doğrultusunda kaydedilen ilerleme değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacaklarını ifade etti. ABD Başkanı Trump'ın Avrupa müttefiklerine savunma harcamalarını artırma baskısı da zirvenin ana gündem maddelerinden biri.

Zirvede ayrıca İran krizi, Avrupa'nın güvenliği ve ittifakın genişleme stratejileri de ele alınıyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in de zirve kapsamında Trump ile görüşmesi bekleniyor. Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı bu zirve, NATO'nun 22 yıl sonra ilk kez Türkiye'de düzenlenen liderler düzeyindeki toplantısı olma özelliğini taşıyor.

Türkiye'nin Savunma Sanayii Konumu Nasıl Değişti?

NATO Ankara Zirvesi, Türkiye'nin ittifak içindeki rolündeki dönüşümü de gözler önüne serdi. Eskiden ABD vesayeti altında bir 'uydu müttefik' olarak görülen Türkiye, bugün savunma sanayii atılımları ve askeri gücüyle NATO'nun merkezine yerleşti. Türkiye, NATO içinde en güçlü ikinci konvansiyonel orduya sahip ülke konumunda.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin 230 çeşit savunma ürünü ihraç ettiğini açıkladı. Savunma Sanayii Forumu'nda konuşan Güler, Türkiye'nin savunma sanayiinde üretici bir ülke haline geldiğini vurguladı. Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar da NATO'da işbirliği vurgusu yaparak Türk savunma sanayii firmalarının küresel ölçekte önem kazandığını belirtti.

TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA-3 insansız savaş uçağı, zirve kapsamında uçuş gösterisi düzenledi. Ayrıca ASELSAN ve TÜBİTAK UZAY, NATO'nun yeni savunma projelerinde uydu, askeri haberleşme ve erken uyarı sistemleri alanlarında yer aldı. Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı KAAN programı da F-35 motor teknolojisi ile ilişkilendiriliyor.

Habertürk'ün aktardığına göre, bir zamanlar gelen yabancı devlet adamlarını ağırlayacak altyapısı bile sorgulanan Türkiye, şimdi 40'tan fazla ülkenin liderini NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak tarihi bir dönüşümü temsil ediyor.

Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselişi, F-35 krizinden bağımsız olarak da devam ediyor. ANKA-3, Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi insansız hava araçları, Türk savunma sanayiinin uluslararası alanda tanınmasına yol açtı. KAAN projesinin ise Türkiye'yi F-35'e bağımlılıktan kurtarabilecek bir alternatif olarak görülmesi, Ankara'nın pazarlık gücünü artırıyor.

Uzmanlar F-35 Sürecini Nasıl Değerlendiriyor?

Middle East Eye'ın analizine göre, Trump istese de Türkiye'ye F-35 uçaklarını doğrudan veremez. Kongre'de CAATSA ve F-35 programına dönüşle ilgili yasal engeller bulunduğu için, süreç sihirli bir değnek sallanarak çözülemeyecek. Uzmanlar, Trump'ın CAATSA'yı kaldırma yetkisi olsa da F-35 satışının ayrı bir Kongre onayı gerektirdiğini vurguluyor.

Öte yandan bazı analistler, Trump'ın Kongre üzerindeki etkisinin bu süreci hızlandırabileceğini öne sürüyor. Trump'ın önceki döneminde de benzer adımlar atıldığı; örneğin Türkiye'ye F-16 satışının nihayet onaylanması, Ankara'nın İsveç'in NATO üyeliğini desteklemesi karşılığında sağlanmıştı. Benzer bir 'takas' formülünün S-400 ve F-35 için de geliştirilebileceği konuşuluyor.

Uzmanlar ayrıca, Türkiye'nin F-35'e duyduğu ihtiyacın KAAN projesiyle azaldığını da belirtiyor. Türkiye'nin beşinci nesil yerli savaş uçağı KAAN'ın geliştirilmesi sürerken, F-35'in bir 'geçiş çözümü' mü yoksa uzun vadeli bir tedarik mi olacağı da tartışma konusu. Ancak KAAN'ın operasyonel hale gelmesinin yıllar alacağı göz önüne alındığında, F-35'in hava kuvvetlerinin modernizasyonu için kritik olduğu değerlendiriliyor.

Cumhuriyet gazetesinde Mustafa Balbay, Trump'ın 'Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılabileceğini söyleyebilirim' sözünün Türkçesinin 'şu aşamada kaldırılmayacak' anlamına geldiğini öne sürerek, açıklamanın ihtiyatlı okunması gerektiğini savundu. Bu görüş, sürecin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve somut adımların zaman alacağını gösteriyor.

Bundan Sonra Ne Olacak? Süreç Nasıl İşleyecek?

Trump'ın açıklamasının ardından gözler Washington'daki Kongre sürecine çevrildi. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Trump yönetiminin Kongre'ye bir teklif sunması ve bunun yasalaşması gerekiyor. F-35 satışı için ise ayrı bir süreç işleyecek; 2020 savunma bütçesi yasasındaki S-400 çıkarma şartının yerine getirilmesi gerekiyor.

S-400'lerin akıbeti sürecin en kritik noktası. 'Dubai Formülü' gibi yaratıcı diplomasi çözümleri masada olsa da, Rusya'nın bu formüle onay verip vermeyeceği belirsiz. Moskova, S-400'lerin bir üçüncü ülkeye devredilmesini sözleşmeye aykırı görebilir. Ayrıca ABD Kongresi'ndeki Türkiye karşıtı lobilerin bu formüle itiraz etmesi de muhtemel.

İsrail'in itirazları da süreci zorlaştıran bir faktör. Netanyahu'nun CNN, Fox News ve Newsmax gibi Amerikan medyasına peş peşe röportajlar vererek Türkiye'ye F-35 satışına karşı kampanya yürütmesi, Kongre'deki İsrail yanlısı lobiyi harekete geçirebilir. İsrail Dışişleri Bakanı Saar'ın 'niteliksel askeri üstünlük' vurgusu, bu itirazın sadece geçici bir tepki değil, stratejik bir pozisyon olduğunu gösteriyor.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ise Trump ve Erdoğan'ın açıklamalarına yorum yapmaktan kaçındı. Ancak Yunanistan'ın da Türkiye'nin F-35 almasından endişe duyduğu biliniyor. Ege'deki dengeyi değiştirebilecek bu gelişme, Atina'da da tedirginlik yarattı. Tüm bu faktörler, F-35 sürecinin aylar hatta yıllar sürebilecek karmaşık bir pazarlık olacağını gösteriyor.

Sık Sorulan Sorular

Türkiye'ye F-35 satışı kesinleşti mi?

Hayır, henüz kesinleşmedi. Trump, F-35 satışı konusunda 'Bir karar vereceğiz' diyerek sürecin değerlendirme aşamasında olduğunu belirtti. Satışın gerçekleşmesi için ABD Kongresi'nden onay alınması ve S-400'lerin Türkiye'den kaldırılması gerekiyor.

CAATSA yaptırımları ne zaman kalkacak?

Trump, yaptırımları kaldıracaklarını açıkladı ancak bunun için Kongre'ye bir teklif sunulması ve yasalaşması gerekiyor. Sürecin ne kadar süreceği şu an için belirsiz. Yaptırımların kaldırılması F-35 satışını otomatik olarak garanti etmiyor.

Türkiye F-35 programına neden çıkarılmıştı?

Türkiye, 2019'da Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarıldı. ABD, S-400'ün radarlarının F-35'lerin hassas teknolojilerini tehlikeye atabileceğini ve NATO sistemleriyle uyumsuz olduğunu savundu.

Türkiye F-35 için ne kadar ödeme yapmıştı?

Türkiye, F-35 programı kapsamında ABD'ye yaklaşık 1,4 milyar dolar ödeme yaptı. Programdan çıkarılmasının ardından bu tutarın iade süreci belirsizliğini koruyor. Mülkiyeti Türkiye'ye ait olan F-35'ler halen ABD'deki hangarlarda tutuluyor.

Bu haber sizde ne uyandırdı?

Bu habere sor

Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.

Kör Nokta Analizi

Kör Nokta· Sol medya az yer verdi

Bu konu 10 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.

  • Sol%20
  • Merkez%50
  • Sağ%30

Bu haber 10 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 2, merkez 5, sağ 3). Sol cenahı görece az yer verdi.

Tüm kaynakları ve kör nokta detayını gör

Yorumlar

(0)

İlk yorumu siz yapın.

·

İlgili Haberler