NATO Ankara Zirvesi Sonuç Bildirgesi: Erdoğan'dan Netanyahu ve Miçotakis'e Net Yanıt
36. NATO Zirvesi'nin ardından 5. madde vurgusu ve 50 milyar dolarlık savunma tedariki açıklandı
- Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen 36.
- NATO Zirvesi'nin ardından sonuç bildirgesi yayımlandı.
- Bildirgede 5.
Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirgede, NATO'nun kolektif savunma ilkesini oluşturan 5. maddeye ve transatlantik bağa olan sarsılmaz bağlılık bir kez daha teyit edilirken, müttefikler arasında 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşması sağlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve sonrası düzenlediği basın toplantısında İsrail Başbakanı Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Türkiye'ye F-35 satışına yönelik itirazlarına net yanıt verdi.
Zirvenin ikinci gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya gelen 32 NATO üyesi ülkenin liderleri, Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde Türkiye'nin ev sahipliğinde toplandı. Erdoğan, 22 yıl aradan sonra Türkiye'de ikinci, Ankara'da ise ilk kez düzenlenen zirvenin başarıyla tamamlandığını duyurarak, daha güçlü bir NATO'nun temellerinin atıldığını ifade etti. Trump'ın CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü, Çelik Kubbe projesine 24 milyar dolarlık bütçe ayrılması ve Rusya-Ukrayna savaşında arabuluculuk teklifi zirvenin öne çıkan başlıkları oldu.
Öne Çıkanlar
- NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirgesinde 5. maddeye sarsılmaz bağlılık teyit edildi, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşması duyuruldu.
- ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıkladı, F-35 satışını değerlendireceklerini söyledi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çelik Kubbe hava savunma projesi için 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldığını duyurdu.
- Erdoğan, Netanyahu ve Miçotakis'in F-35 itirazlarına 'Açıklamalarının benim dünyamda yeri yok' diyerek yanıt verdi.
- İsrail Başbakanı Netanyahu'nun önümüzdeki hafta ABD'yi ziyaret ederek Trump ile görüşeceği ve F-35 dosyasını gündeme taşıyacağı iddia edildi.
- NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bir sonraki NATO Zirvesi'nin Arnavutluk'ta yapılacağını açıkladı.
NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirgesinde neler var?
NATO'nun 36. Liderler Zirvesi'nin sonuç bildirgesi, İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yayımlandı. Bildirgede, Washington Antlaşması'nın 5. maddesi kapsamındaki ortak savunma taahhüdüne ve transatlantik bağa olan sarsılmaz bağlılık bir kez daha teyit edildi. 'Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır' mesajı verilen belgede, NATO'nun caydırıcılık kapasitesinin nükleer, konvansiyonel ve füze savunma sistemlerinin yanı sıra uzay ve siber yeteneklerle desteklendiği vurgulandı.
Bildirgede, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırdığı belirtildi. Müttefikler, 'Bugün Ankara'da, 50 milyar doların üzerinde yeni alım duyurusu yapıyoruz ve kolektif üretim kapasitemizi genişletmeye ve inovasyonu hızlandırmak için sektörle birlikte çalışmaya kararlıyız' ifadelerini kullandı. Ukrayna'ya uzun vadeli destek taahhüdü yinelenirken, İran'ın nükleer silah edinmemesi gerektiği ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine saygı çağrısı da bildirgede yer aldı.
BBC Türkçe'nin aktardığına göre, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte basın toplantısında 'Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti' dedi. Rutte ayrıca Trump'ın NATO eleştirilerine de yönelik, 'Trump ve ABD'nin NATO'ya tamamen bağlı olduğunu her zaman biliyorum. Harcamalar konusunda bir sıkıntı vardı. ABD Başkanı bunu çözmeyi başardı' değerlendirmesinde bulundu. Habertürk'ün haberine göre, üye ülkeler arasında 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağlanırken, Ukrayna'ya 80 milyar dolar büyüklüğünde bir askeri fon paketi taahhüdü verildi.
Bildirgede derin hassas vuruş sistemleri, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, yapay zekâ, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetlerine yönelik yatırımların artırılacağı da kaydedildi. Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, NATO boru hattı ağının ittifakın doğu kanadına kadar uzatılmasını sağlamak amacıyla çaba göstereceğini açıkladı. Zirvenin Avrupa ile ABD arasındaki işbirliğinin kalıcılığını teyit ettiğini belirten Nawrocki, 'Avrupa-Atlantik bağının bugün çok iyi bir seviyede olduğu kanaatiyle zirveden ayrılıyoruz' dedi.
Erdoğan'ın Netanyahu ve Miçotakis yanıtı ne oldu?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısında bir gazetecinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye'ye F-35 satılmasını istemedikleri yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine sert bir yanıt verdi. Erdoğan, 'Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi' ifadelerini kullandı.
Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis'in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi.
Erdoğan, Miçotakis'e yönelik olarak da 'Biz, Sayın Miçotakis'in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına, niçin bunları aldın veya niçin bunları alıyorsun diye bugüne kadar bir düşünce sarf ettik mi?' diye sorarak, Türkiye'nin Yunanistan'ın savunma tedariklerine itiraz etmediğini vurguladı. Erdoğan, 'Türkiye şu an bunları üretiyor. Üretmenin yanında elbette satın alma hakkına da sahiptir' dedi. Reuters muhabirinin F-35'lerle ilgili sorusuna ise Erdoğan 'Bizi izlemeye devam edin' şeklinde yanıt verdi.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 9 Temmuz'da gerçekleştirdiği haftalık basın bilgilendirme toplantısında da Miçotakis'in açıklamalarına yanıt verdi. T24'nin aktardığına göre Bakanlık, 'Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz' açıklamasını yaptı. MSB ayrıca Trump'ın CAATSA açıklamalarını memnuniyetle karşıladıklarını ve müttefikler arasında kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşım benimsediklerini belirtti.
Erdoğan, Ege Denizi sorunlarını çözmek için gerektiğinde Miçotakis'le görüşmeye hazır olduğunu da ifade etti. Miçotakis ile sorunlarını çözme düşüncesini paylaştığını belirten Erdoğan, iki ülke arasında diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğinin altını çizdi. Ancak Miçotakis'in 'savaş tehdidi' dilini kullanması, Ankara'da tepkiyle karşılandı ve ikili ilişkilerde yeni bir gerilim noktası oluşturdu.
CAATSA yaptırımları ne zaman kalkacak?
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme sırasında basına yaptığı açıklamada Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını söyledi. CAATSA, 'Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası'nın İngilizce kısaltması olup, Aralık 2020'den bu yana Türkiye'ye uygulanıyor. BBC Türkçe'nin haberine göre, Trump 'Yaptırımları kaldıracağız, F-35'leri değerlendireceğiz' mesajını verdi.
CNN Türk'ün aktardığına göre, Washington-Ankara hattında iki ayrı kilit bulunuyor: CAATSA yaptırımları ve F-35 satışı. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması F-35 meselesini otomatik olarak çözmez; ancak F-35 sürecinin önündeki en büyük siyasi ve hukuki engellerden birinin aşılması anlamına geliyor. CAATSA, ABD Başkanı'na ulusal güvenlik gerekçesiyle yaptırımlardan belirli şartlar altında feragat etme yetkisi tanıyor. Türkiye'ye özel getirilen FY2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) hükümleri çerçevesinde, Türkiye'nin artık S-400 sistemini envanterinde bulundurmaması ve gelecekte Rusya'dan benzer sistem almayacağına ilişkin güvence vermesi gerekiyor.
Hürriyet yazarı Hande Fırat'ın köşesinde aktardığına göre, S-400 dosyasının çözümü için masada üçüncü bir ülkeye satış formülü çalışılıyor. Amerikalı yetkililer, en güçlü seçeneğin bölgede bir Körfez ülkesine satış olduğu görüşünde. Ancak Rusya ile yapılan son kullanıcı anlaşması gereği sistemlerin üçüncü bir ülkeye devredilebilmesi için Rusya'nın onayı gerekiyor. Rus tarafının prensipte buna itiraz etmediği ifade ediliyor. CAATSA'nın kaldırılması Ankara ile Washington arasında hem psikolojik hem de hukuki açıdan önemli bir eşiğin aşılması anlamına gelecek.
F-35 süreci nasıl işleyecek?
Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması CAATSA ile bağlantılıydı; ancak bu karar yalnızca CAATSA yaptırımlarının otomatik sonucu değildi. Kongre, savunma bütçe yasalarına Türkiye'ye F-35 teslimatını sınırlandıran ayrı hükümler ekledi. Bu nedenle CAATSA yaptırımları kaldırılsa bile Türkiye'nin F-35 programına dönüşü için ayrıca siyasi, teknik ve hukuki süreçlerin tamamlanması gerekiyor. Erdoğan, Trump'tan 5 uçak için söz aldıklarını belirterek, zirveden hayırlı bir karar çıkacağına inandığını ifade etti.
Türkiye, başlangıçta 100 adet F-35 alınması planlanan program kapsamında 1,4 milyar dolar ödeme yapmış durumda. İlk etapta parasını ödediği altı uçağın teslim edilmesi ara formül olarak değerlendiriliyor. Bu uçaklardan ilki 2018'de, altıncısı 2019 yılı ortalarında üretildi. Ancak Türkiye programdan çıkarıldığı için uçaklar ABD'de kaldı ve hiçbir zaman teslim edilmedi. Uçakların teslimi gündeme gelince 2018'den bu yana ABD'de bekleyen uçakların yeniden bakım süreçlerinden geçirilmesi, yeni pilotların eğitilmesi ve teknik altyapının güncellenmesi gerekecek.
Erdoğan, Trump ile savaş uçağı motorları konusunda da görüştüklerini ve olumlu bir yaklaşım sergilendiğini açıkladı. Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN için 80 adet F110 motoru teslim edilmesi bekleniyor. Her savaş uçağına ikişer motor monte edilecek ve ilk etapta 40 KAAN üretilebilecek. 700 milyon doların üzerindeki bu anlaşma kapsamında Kongre'nin itiraz süresi dolmuş durumda. Türkiye bir yandan da tamamen yerli motor geliştirme çalışmalarını sürdürüyor; seri üretim için 2035 sonrası hedefleniyor.
Türkiye'nin ön ödemesini yaptığı 40 adet yeni F-16 savaş uçağı dosyasında ise ABD'nin ilave üretim hattı maliyetlerini ve yeni görev bilgisayarlarının bedelini pakete dahil etmek istemesi nedeniyle pazarlık sürüyor. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 dosyasında ilerleme sağlanması halinde F-16 paketinin de yeniden ele alınma ihtimalinin güçleneceği belirtiliyor.
Çelik Kubbe projesi nedir ve neden önemli?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hava ve füze savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla geliştirilen Çelik Kubbe projesi için 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayrıldığını açıkladı. Savunma SanayiST'nin aktardığına göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda ASELSAN, ROKETSAN, MKE ve TÜBİTAK SAGE gibi ana yükleniciler tarafından geliştirilen Çelik Kubbe, Türkiye'nin hava sahasını katmanlı bir mimariyle korumayı hedefleyen 'sistemler sistemi' olarak öne çıkıyor.
AESA teknolojili arama ve atış kontrol radarları ile entegre çalışan sistem, dünyada çok az ülkenin sahip olduğu 'Ağ Merkezli Hava Savunma' yeteneğini Türkiye'ye kazandırıyor. Sistem, tehdit türüne göre (İHA, seyir füzesi, savaş uçağı, balistik füze) en optimal önleyici füzeyi otomatik olarak seçebilmektedir. Erdoğan, 'Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde Çelik Kubbe var' diyerek Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli kapasitesini vurguladı.
Çelik Kubbe Projesi, aynı zamanda NATO'nun bulunduğumuz bölgedeki en güçlü savunma unsurlarından biri olacaktır. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa bizde Çelik Kubbe var.
Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayiinde üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdiğini belirterek, NATO tarafından Türkiye'ye verilen 361 yetenek hedefinin büyük bölümünün planlanandan önce tamamlanacağını açıkladı. Türkiye'nin savunma harcamalarının milli gelir içindeki payını 2030 yılı beklenmeden yüzde 3,5 seviyesine çıkarmayı hedeflediğini de duyuran Erdoğan, NATO'nun öngördüğü yüzde 5 hedefine 2035'ten 5 yıl önce ulaşmayı planladıklarını belirtti. Bu hedefler, Türkiye'nin ittifak içindeki askeri ağırlığının artacağını gösteriyor.
Netanyahu ve Miçotakis neden F-35'e karşı çıkıyor?
ABD Başkanı Trump'ın Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne yeşil ışık yakmasının ardından, İsrail ve Yunanistan'dan peş peşe itiraz açıklamaları geldi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Fox News'e verdiği röportajda Türkiye'ye F-35 satışının 'Orta Doğu'daki güç dengesini bozacağını' ileri sürdü. CNN'in haberine göre Netanyahu, Trump'ın açıklamasından saatler sonra bu karşı çıkışını dile getirdi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da ABD'nin İsrail'in 'niteliksel askeri üstünlüğünü' koruması gerektiğini savundu.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail güvenlik kabinesi 7 Temmuz akşamı yaptığı toplantıda ABD ile Türkiye arasındaki F-35 müzakerelerini değerlendirdi. Netanyahu'nun önümüzdeki hafta ABD'yi ziyaret ederek Trump ile görüşeceği ve Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına erişimini gündeme getireceği iddia edildi. Tel Aviv yönetiminin, Ankara'nın F-35 alımını engellemek için girişimlerde bulunacağı, bunu başaramaması halinde ise Türkiye'ye uçakların kabiliyeti sınırlandırılmış versiyonlarının verilmesini talep edeceği öne sürüldü.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis ise Ankara'daki zirve öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Trump ve Erdoğan'ın açıklamaları hakkında yorum yapmayacağını belirterek 'Bir ittifak, iyi komşuluk ilişkilerinin temel ilkesine dayanmalıdır. Ülkem hâlâ Türkiye'nin açık savaş tehdidiyle karşı karşıya' dedi. Sözcü gazetesinin aktardığına göre Miçotakis, Yunanistan'ın karasularını genişletme hakkını kullanması durumunda Türkiye tarafından savaş tehdidiyle karşı karşıya kalacağını öne sürdü. Miçotakis, Yunanistan'ın savunma harcamaları bakımından NATO'nun ilk beş ülkesi arasında yer aldığını ve silahlı kuvvetler için 25 milyar avroluk modernizasyon programı yürüttüğünü de sözlerine ekledi.
Erdoğan'ın 'Netanyahu'nun hangi sularda yüzdüğü belli' çıkışı, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına atıfta bulunarak Netanyahu'nun itirazlarının moral zemininin bulunmadığını ima etti. Miçotakis'e yönelik 'böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi' ifadesi ise, Yunanistan'ın bir NATO müttefikinin meşru savunma tedarik hakkına itiraz etmesinin ittifak ruhuna aykırı olduğunu vurguladı. Her iki liderin itirazlarının F-35 sürecini doğrudan durdurma gücü olmasa da, ABD Kongresi'ndeki lobi faaliyetleri üzerinden dolaylı bir baskı unsuru oluşturabileceği değerlendiriliyor.
NATO Ankara Zirvesi'nin Türkiye için anlamı ne?
Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ağırlığının bir kez daha teyit edildiği bir platform oldu. Erdoğan, 'NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır' diyerek, Türkiye'nin ittifaka katkılarının altını çizdi. Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci kara ordusunu sevk ve idare ettiğini hatırlatan Erdoğan, on yıllardır ittifakın güneydoğu kanadının güvenliğinin önemli ölçüde Türkiye'ye emanet edildiğini vurguladı.
Sabah gazetesinin aktardığına göre, Erdoğan'ın müttefikler arasındaki savunma sanayi ürünleri ticaretine yönelik kısıtlamaların kaldırılması çağrısı NATO bildirgesine yansıdı. Erdoğan, 'Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da hâlâ devam ediyor. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık' dedi. Bu çağrı, CAATSA yaptırımları ve F-35 süreci bağlamında doğrudan ABD'ye yönelik bir mesaj olarak değerlendirildi.
Erdoğan, NATO Zirvesi kapsamında Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ile de bir araya geldi. Görüşmede Türkiye'nin AB üyelik sürecinin yeniden canlandırılması mesajı verildi. Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin savunma girişimlerine NATO'yu tamamlayıcı özellik taşıması kaydıyla destek verebileceği vurgulandı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile görüşmesinde ise Erdoğan, transatlantik bağın muhafazasının önemli olduğunu belirtti.
Trump'ın zirve sonrası 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'a fantastik başarılarından ötürü teşekkür ediyorum. Harika bir adam. Ankara'da çok başarılı bir NATO geçirdik' ifadeleri, iki lider arasındaki yakın ilişkinin NATO zirvesi üzerinden teyit edildiğini gösterdi. Milliyet'in aktardığına göre Trump, 'Erdoğan harika bir iş çıkardı' dedi. Erdoğan da Trump'ın zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurguladığını hatırlattı. Zirve kapsamında Trump'ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile ikili görüşmeler gerçekleştirmesi de Ankara'nın küresel diplomasi merkezi konumunu pekiştirdi.
Bundan sonra ne olacak?
NATO Zirvesi'nin tamamlanmasının ardından diplomasi trafiği Ankara'da hız kesmedi. Milliyet gazetesinin haberine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün Karadağ Başbakanı Milojko Spajić, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile baş başa görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından İletişim Başkanlığı'ndan peş peşe açıklamalar bekleniyor. Ayrıca Erdoğan, 19-20 Kasım tarihlerinde COP31 İklim Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceklerini duyurdu.
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sürecinde önümüzdeki dönemde kritik adımların atılması bekleniyor. ABD yönetiminin Kongre'ye Türkiye'nin ilgili mevzuatta öngörülen şartları karşıladığı ve F-35 sürecinin yeniden değerlendirilmesinin önünde hukuki engel kalmadığı yönünde bildirimde bulunması bekleniyor. Bu süreçte 15 günlük Kongre inceleme süreci işleyecek. Ankara'nın ABD yönetiminden aldığı mesaj, bu süreçte Kongre'den yeni bir siyasi engel çıkmasının beklenmediği yönünde. Pentagon ile F-35 Ortak Program Ofisi'nin teknik güvenlik değerlendirmelerinin tamamlanması da gerekiyor.
Rusya-Ukrayna savaşında ise Erdoğan, 'Tarafları Türkiye'de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum' diyerek arabuluculuk teklifini yineledi. Trump'ın İran ile ateşkesin bittiğini açıklaması üzerine Erdoğan, 'Masa kolay değil. Adil bir barışın kaybedeni olmaz' mesajını verdi. Orta Doğu'da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunu vurgulayan Erdoğan, Gazze ve Lübnan'da sükûnetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etti. Bir sonraki NATO Zirvesi'nin Arnavutluk'ta yapılacağının açıklanması, ittifakın Balkanlar'a yönelik stratejik ilgisinin de bir göstergesi oldu.
| Konu | Detay |
|---|---|
| Zirve Tarihi | 7-8 Temmuz 2026, Ankara |
| NATO Sırası | 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi |
| 5. Madde | Sarsılmaz bağlılık teyit edildi |
| Savunma Tedariki | 50 milyar doları aşan yeni anlaşma |
| Ukrayna Fonu | 80 milyar dolar askeri fon taahhüdü |
| CAATSA | Trump kaldırılacağını açıkladı |
| F-35 Sözü | Erdoğan 5 uçak için söz alındığını belirtti |
| Çelik Kubbe Bütçesi | 24 milyar dolar ilave yatırım |
| Savunma Harcaması Hedefi | 2030'da GSYH'nin yüzde 3,5'i |
| Sonraki Zirve | Arnavutluk |
Sık Sorulan Sorular
NATO Ankara Zirvesi ne zaman yapıldı?
NATO'nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Türkiye'nin başkenti Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlendi. Türkiye, 22 yıl aradan sonra ikinci kez, Ankara'da ise ilk kez NATO zirvesine ev sahipliği yaptı.
CAATSA yaptırımları ne zaman kalkacak?
ABD Başkanı Donald Trump, 7 Temmuz'da Ankara'da yaptırımların kaldırılacağını açıkladı. Sürecin tamamlanması için Başkan'ın Kongre'ye sertifikasyon sunması, 15 günlük Kongre inceleme sürecinin işlemesi ve Türkiye'nin S-400 sistemini envanterinden çıkarması gerekiyor. Kesin takvim henüz açıklanmadı.
Türkiye'ye kaç F-35 teslim edilecek?
Erdoğan, Trump'tan 5 uçak için söz aldıklarını açıkladı. Türkiye başlangıçta 100 adet F-35 almayı planlamış ve 1,4 milyar dolar ödeme yapmıştı. İlk etapta parasını ödediği 6 uçağın teslim edilmesi gündemde. Ancak CAATSA'nın kalkması F-35 sürecini otomatik olarak çözmüyor; ayrı bir Kongre ve Pentagon süreci gerekiyor.
Netanyahu neden Türkiye'ye F-35 satılmasına karşı çıkıyor?
Netanyahu, Türkiye'ye F-35 satışının Orta Doğu'daki güç dengesini bozacağını ve İsrail'in hava üstünlüğünü zedeleyeceğini öne sürüyor. ABD mevzuatında yer alan 'niteliksel askeri üstünlük' ilkesine dayanarak, Türkiye'ye en azından kabiliyeti düşürülmüş versiyonların verilmesini talep edeceği iddia ediliyor. Netanyahu'nun önümüzdeki hafta ABD'yi ziyaret ederek konuyu Trump ile görüşmesi bekleniyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sol medya az yer verdiBu konu 10 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%20
- Merkez%60
- Sağ%20
Bu haber 10 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 2, merkez 6, sağ 2). Sol cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Bu görüşten kaynak yok.
Bu görüşten kaynak yok.
Bu görüşten kaynak yok.
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma