İçeriğe geç
Türkiye Arşivi

NATO Ankara Zirvesi Kapanış Günü: Deklarasyon, Trump'ın Üç Kritik Görüşmesi

32 liderin imzası Ankara'da: Yüzde 5 savunma hedefi, 70 milyar avro Ukrayna desteği ve Trump'ın Zelensky–Şara diplomasisi

Türkiye Arşivi Haber Merkezi 7 Temmuz 2026 1 dk okuma
Paylaş
NATO Ankara Zirvesi Kapanış Günü: Deklarasyon, Trump'ın Üç Kritik Görüşmesi
Özet — 30 saniyede
Yapay Zekâ
  • Liderler Zirvesi'nin 8 Temmuz kapanış gününde Kuzey Atlantik Konseyi ana oturumu yapıldı ve Ankara Deklarasyonu yayımlandı.
  • ABD Başkanı Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ikili görüşmeler gerçekleştirirken, müttefikler yüzde 5 savunma harcaması hedefini ve Ukrayna'ya 2026 için 70 milyar avro desteğini teyit etti.

NATO Ankara Zirvesi'nin 8 Temmuz kapanış gününde, 32 devlet ve hükümet başkanı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Kuzey Atlantik Konseyi'nin ana oturumunda bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ortak ev sahipliğindeki oturumda, savunma harcamalarının GSYİH'nin yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin uygulanması, Ukrayna'ya 2026 yılı için 70 milyar avro askeri destek taahhüdü ve savunma sanayii üretiminin artırılması karar altına alındı. Zirve, Mark Rutte'nin kapanış basın toplantısı ve Ankara Deklarasyonu'nun yayımlanmasıyla resmen sona erdi.

İkinci günün en dikkat çekici anı, ABD Başkanı Donald Trump'ın arka arkaya üç kritik ikili görüşme gerçekleştirmesi oldu. Trump, saat 14.30'da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 15.30'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile ayrı ayrı görüştü ve 16.15'te basın toplantısı düzenleyerek Ankara'daki temaslarını tamamladı. Bu görüşmeler, zirve öncesinde Trump'ın Putin ile 1 saat 25 dakikalık telefon görüşmesi yapmasının ardından gelen diplomatik hamleler olarak değerlendirildi.

Öne Çıkanlar

  • NATO liderleri 8 Temmuz'da Ankara Deklarasyonu'nu yayımlayarak yüzde 5 savunma harcaması hedefini ve Ukrayna'ya 70 milyar avro desteğini teyit etti.
  • Trump, Zelenskiy ve Ahmed Şara ile arka arkaya ikili görüşmeler yaparak Ukrayna barışı ve Suriye'nin yeniden inşası için yeni diplomasi trafiği başlattı.
  • Avrupa müttefikleri ve Kanada'nın 2025'te savunma yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırdığı deklarasyonda vurgulandı.
  • NATO Savunma Sanayii Forumu'nda milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmesi duyuruldu; Türkiye savunma sanayii kapasitesini öne çıkardı.
  • Zirve öncesinde Trump'ın Putin ile 1 saat 25 dakikalık görüşmesi, Ankara'da barış diplomasisi için zemin oluşturdu.

NATO Ankara Zirvesi'nin kapanış gününde neler oldu?

8 Temmuz Çarşamba sabahı saat 10.45'te Cumhurbaşkanı Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefik ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. Saat 11.00'de liderlerin aile fotoğrafı çekildi ve 11.15'te Kuzey Atlantik Konseyi Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı başladı. Bu ana oturum, zirvenin en kritik kararlarının alındığı platform oldu.

Ana oturumda liderler, 2025 Lahey Zirvesi'nde alınan yüzde 5 savunma harcaması taahhüdünün uygulama takvimini değerlendirdi. NATO'nun resmi açıklamasına göre, bazı müttefikler 2026'da bile bu hedefe ulaşmayı bekliyor. Avrupa müttefikleri ve Kanada'nın 2025'te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolar üzerinde artırdığı deklarasyon metninde özellikle vurgulandı. Rutte, 2025 ve 2026 birlikte değerlendirildiğinde 258 milyar dolarlık ek savunma yatırımından bahsedilebileceğini belirtti.

Saat 15.00'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin kapanış basın toplantısıyla zirve resmen sona erdi. Rutte, zirvenin büyük ölçüde sonuçlara odaklandığını ve yüzde 5 hedefe ulaşmak için güvenilir harcama planlarının görüşüldüğünü ifade etti. Rutte ayrıca Türkiye'yi NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip, son derece donanımlı ve eğitimli bir müttefik olarak tanımladı ve savunma sanayindeki yaklaşık 3 bin şirketlik ekosistemin başarısını dile getirdi.

Deklarasyon taslağında yer alan ifadelere göre liderler, Avrupa müttefikleri ve Kanada'nın ABD ile birlikte ittifakın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Metinde, Rusya'nın uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlandığı ve 5. Madde'nin sarsılmaz olduğu belirtildi. İtalya'nın Ukrayna taahhütleri konusunda son ana kadar blokaj uyguladığı ve metnin son günlerde netleştiği bildirildi.

Trump-Zelenskiy görüşmesinde ne konuşuldu?

ABD Başkanı Trump'ın 8 Temmuz saat 14.30'da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı ikili görüşme, NATO zirvesinin en çok beklenen diplomatik anlarından biriydi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi, askeri destek ve diplomatik çözüm arayışları ele alındı. Trump, zirve öncesinde hem Putin hem de Zelenskiy ile telefon görüşmesi yaparak Ankara'da yüz yüze temasların sürdürülmesi konusunda mutabakat sağlamıştı.

Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, Putin-Trump telefon görüşmesinin 1 saat 25 dakika sürdüğünü ve iki liderin özellikle Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Rusya-Ukrayna savaşına çözüm arayışlarını değerlendirdiğini açıklamıştı. Uşakov, görüşmenin iş odaklı ve son derece yapıcı geçtiğini belirtti. Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un uygun bir zamanda Moskova'yı ziyaret etmeye hazır olduğu da duyuruldu.

Türkiye uzun zamandır Putin ve Zelenskiy'ye İstanbul'da buluşma çağrısı yapıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki lideri İstanbul'da bir araya getirerek şehri bir barış merkezi haline getirmek istediğini defalarca ifade etmişti. BBC Türkçe'nin aktardığına göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Haziran ayında Rusya'ya gerçekleştirdiği ziyaret ve hem Putin hem de Lavrov ile görüşmesi, Ankara'nın Ukrayna ile de yakın istişare içinde olduğunu gösterdi.

Trump'ın savaşın sona erdirilmesi için yeni bir girişimde bulunacağı sinyali, Avrupa'da da yankı buldu. İngiliz basınına göre Zelenskiy, Avrupalı müttefiklerinden Rusya'ya baskı yapmak ve Kiev'in şartlarına göre barış yapmaya zorlamak için Trump'ı kendi tarafına çekmeye çalışacak. Ancak Rusya ve Ukrayna'nın toprak sorunu konusundaki pozisyonları hala önemli ölçüde farklı.

Trump'ın Ahmed Şara ile görüşmesi ne anlama geliyor?

Trump'ın 8 Temmuz saat 15.30'da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile yaptığı ikili görüşme, Ankara zirvesinin Orta Doğu boyutunu öne çıkardı. Şara, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özel davetiyle Ankara'ya geldi ve bir NATO üyesi olmayan lider olarak Trump ile görüşen iki isimden biri oldu. Yetkin Report'ün analizine göre, bu görüşme Suriye'nin yeniden inşasının NATO etki alanı ve Körfez sermayesiyle ilişkilendirilmesini amaçlıyordu.

Erdoğan-Trump görüşmesinde de Suriye'nin yeniden inşası, terörle mücadele ve bölgenin terörden arındırılması başlıkları masaya yatırıldı. Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığı ve güvenlik çıkarları, ABD'nin bölgesel stratejisiyle kesişen noktalardan biriydi. Görüşmede ayrıca ABD'deki FETÖ elebaşlarının faaliyetlerinin durdurulması konusunun da gündeme gelmesi bekleniyordu.

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın geçtiğimiz günlerde Irak'ta hem hükümet hem de Kürt özerk yönetimi yetkilileriyle görüşmesinin hemen ardından, Erdoğan'ın hukuk başdanışmanı Mehmet Uçum'un PKK'nın silah bırakması yoluyla Kürt sorununa siyasi çözüm için çerçeve yasasının Temmuz sonuna dek Meclis'e geleceğini açıklaması, NATO Zirvesi öncesinde tüm Orta Doğu'yu ilgilendiren bir gelişme oldu. Bu bağlamda Trump-Şara görüşmesi, bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesinde önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Türkiye, ABD Başkanı Trump'ın liderlik ettiği Gazze Barış Kurulu'nun üyeleri arasında bulunuyor ve Dışişleri Bakanı Fidan da Gazze Yönetim Kurulu'nda yer alıyor. Bu durum, Ankara görüşmesinde Gazze'nin yeniden imarı ve İsrail'in ateşkes ihlallerinin önlenmesi konularının da ağırlıklı ele alınacağını gösteriyordu.

Savunma harcamaları yüzde 5 hedefi ne durumda?

2025 Lahey Zirvesi'nde Trump'ın baskısı sonucu kabul edilen ve savunma harcamalarının 2035'e kadar GSYİH'nin yüzde 5'ine çıkarılmasını öngören karar, Ankara'da artık siyasi bir taahhüt olmanın ötesine geçerek uygulama sürecine girdi. Hedefin yüzde 3,5'i doğrudan savunmaya, yüzde 1,5'i ise savunma ile bağlantılı kışla, demiryolu gibi altyapı harcamalarına ayrılması öngörülüyor.

NATO'nun resmi bilgilendirmesine göre, 2025'te Avrupa müttefikleri ve Kanada temel savunma harcamalarını bir önceki yıla göre yüzde 20 artırdı. 2025 ve 2026 birlikte değerlendirildiğinde 258 milyar dolarlık ek savunma yatırımından bahsedilmek mümkün. Bazı müttefikler 2026'da bile yüzde 5 hedefine ulaşmayı bekliyor ve bu, planlanandan çok daha hızlı bir ilerleme anlamına geliyor.

Ankara'daki zirvede yeni bir hedef müzakere edilmesi beklenmiyor; bunun yerine mevcut taahhütlerin uygulanma takvimi ve güvenilir harcama planları konuşuldu. Avrupalı liderler, Lahey'de verdikleri sözü tuttuklarını Trump'a göstermeyi amaçladı. Trump yönetiminin baskısı sonucunda müttefikler, savunma bütçelerini 2035'e kadar yüzde 5'e çıkarma taahhüdünü kabul etmişti.

Ancak Pentagon eski Savunma Bakanı Pete Hegseth'nin zirve öncesinde Avrupa'daki ABD askeri varlığının daha da azaltılacağını açıklama niyeti, müttefikler arasında endişe yarattı. Bu açıklamanın meslektaşları tarafından durdurulduğu bildirildi, ancak konunun zirve gölgesinde kaldığı ifade edildi.

BaşlıkDetay
Savunma harcaması hedefiGSYİH'nin yüzde 5'ine 2035'e kadar
2025 artışı (Avrupa + Kanada)139 milyar dolar (yüzde 20 artış)
2025-2026 toplam ek yatırım258 milyar dolar
Ukrayna desteği 202670 milyar avro askeri ekipman ve eğitim
AB kredi mekanizması (2026-2027)60 milyar avro
ABD'nin Ukrayna fonuna katkısıBeklenmiyor
Katılımcı lider sayısı32 devlet ve hükümet başkanı

Erdoğan-Trump görüşmesinde F-35 ve KAAN ne konuşuldu?

7 Temmuz saat 15.15'te Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Erdoğan-Trump ikili görüşmesi, NATO zirvesinin en kritik başlıklarından biriydi. Görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, KAAN savaş uçağı için F110 motorlarının tedariki ve yeni savunma projeleri masaya yatırıldı. Trump, daha önce Türkiye'ye 700 milyon dolarlık jet motoru satışını Kongre'ye bildirmiş ve Muhtemelen Türkiye'yi mutlu edecek bir şey yapacağını söylemişti.

New York Times'ın dört üst düzey yetkiliye dayandırdığı habere göre Trump, Ankara ziyaretinde Türkiye'nin F-35 programına dönüşünü duyuracaktı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Haziran ayında F-35 konusunda neler yapılabileceğine ilişkin Pentagon ile yoğun bir çalışma içinde olduklarını açıklamıştı. Yeni Şafak'ın aktardığına göre, Trump'ın 7 yıllık F-35 düğümünü çözecek yeni bir askeri formülü masaya getireceği iddia edildi.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre, Ankara'nın temel beklentileri ABD'nin CAATSA yaptırımlarını kaldırması, Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programına geri alması yönünde adım atması ve F110 savaş uçağı motorlarını satması yönünde.

Ancak sürecin önündeki engeller de kayda değer. Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Jim Risch de dahil olmak üzere İsrail ile yakın ilişkileri bulunan bazı Cumhuriyetçiler Türkiye'ye F-35 satışına doğrudan destek vermekten kaçındı. Kongre'deki yasal engel, S-400 sorunu ve Netanyahu'nun muhalefeti süreci zorluyor. Trump'ın tam olarak ne söyleyeceği belirsizliğini korurken, ABD'li kaynaklar F-35 sürecini başlatmak için taraflar arasında görüşmeler yürütüldüğünü öne sürdü.

Türk basınında yer alan haberlere karşın, ABD tarafından açıklanan programda Trump'ın Anıtkabir'i ziyaret edeceğine dair herhangi bir bilgi yer almıyordu. Reuters Beyaz Saray muhabiri Hümeyra Pamuk, resmi takvimde Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığını belirterek, değişmeyeceği anlamına gelmediğini ama şimdilik durumun bu olduğunu ifade etti.

Ukrayna'ya 70 milyar avro destek nasıl finanse edilecek?

Reuters'ın ulaştığı zirve bildirisi taslağına göre müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askeri ekipman, yardım ve eğitim kapsamında 70 milyar avro destek taahhüdünde bulundu. Aynı metinde 2027'de de en az eşdeğer seviyede desteğin sürdürülmesi hedefi yer alıyor. Bu, Ukrayna'ya verilen en büyük yıllık toplu taahhütlerden biri anlamına geliyor.

Bu finansmanın bir bölümü mevcut ikili taahhütlerden, önemli bir kısmı ise Avrupa Birliği'nin 2026-2027 döneminde Ukrayna savunma yatırımları ve silah alımları için oluşturduğu 60 milyar avroluk kredi programından karşılanacak. ABD'nin bu finansmana doğrudan katkı yapması beklenmiyor. Bu durum, Trump'ın Avrupa'dan savunma harcamalarını artırması baskısıyla uyumlu bir tablo çiziyor.

Türkiye, savaşın başlarında Baykar aracılığıyla Ukrayna'ya yüzlerce İHA göndermiş ve Ukrayna ordusunun belkemiği haline gelen İHA ordusunun ilk tedarikçisi olmuştu. DW Türkçe'nin aktardığına göre, NATO üyelerinin zirvede Ukrayna'ya desteklerini yinelemesi ve yeni yardım paketlerini açıklaması bekleniyordu. Zelenskiy'nin de katıldığı zirvede, Kiev'in mücadelede güçlü kalması ve barış görüşmeleri başladığında mümkün olan en iyi konumda bulunması için ihtiyaç duyduğu desteğin sağlanması hedeflendi.

Ancak Avrupa'da Ukrayna'ya verilen desteğin devamı konusunda bir ayrışma yaşandığı da gözlemlendi. İngiliz basınına göre Zelenskiy, Avrupa'nın yetersiz olduğunu düşündüğü desteğin artırılmasını talep etti. İtalya'nın Ukrayna taahhütleri konusunda deklarasyon taslağına itiraz ettiği ve metnin son ana kadar müzakere edildiği bildirildi.

NATO Savunma Sanayii Forumu'nda neler duyuruldu?

Zirvenin ilk günü Ankara Ticaret Odası Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen NATO Savunma Sanayii Forumu (NSDIF26), NATO tarihinde ilk kez resmi programa dahil edilen bir etkinlik oldu. Forumda, müttefiklerin yüzde 5 savunma yatırım planına ilerleyişi ve bu kaynakların daha fazla üretim, ortak tedarik ve sanayi iş birliğine nasıl dönüştürüleceği ele alındı.

NATO Genel Sekreteri Rutte, forumdaki konuşmasında gün içinde Atlantik'in iki tarafından da müttefiklerin ve sanayilerin büyük projeleri duyuracağını ve milyarlarca dolar değerinde anlaşmalar imzalayacağını belirtti. Rutte, bunun güvenliklerine yatırım yapacağını, ekonomilerini güçlendireceğini ve yüz binlerce yeni istihdam sağlayacağını ifade etti. Türkiye'nin savunma sanayindeki yaklaşık 3 bin şirketlik ekosisteminin başarısı da özellikle vurgulandı.

Türk savunma ve havacılık sanayii son 12 ayda ilk kez 11 milyar dolar ihracat eşiğini geçmişti. 2026 ilk yarıda 4,67 milyar dolarlık ihracat gerçekleşirken, bu bir önceki yıla göre yüzde 29,5 artış anlamına geliyordu. NATO ülkelerine yapılan ihracat toplamın yüzde 57'sini oluşturuyordu. ASELSAN'ın NATO IFF (Dost-Düşman Tanıma) ihalesini kazanması da zirve öncesinde duyurulan önemli gelişmelerden biriydi.

Hürriyet'in aktardığına göre, dünya basını Türkiye'nin gelişen savunma sanayisi ve Erdoğan-Trump arasındaki yakın ilişki sayesinde NATO'daki stratejik ağırlığını pekiştirdiğini yorumu yaptı. Ankara'nın hem Washington hem de Moskova ile yürüttüğü dengeli dış politika, Avrupa ülkelerinin Türkiye'yi vazgeçilmez bir ortak olarak görmesini sağladı. Washington Post, Trump-Erdoğan dostluğu ve silah üretimi ihtiyacının diğer NATO ülkelerinin Türkiye'ye yaklaşımını değiştirdiğini yazdı.

Türkiye'nin NATO içindeki konumu nasıl değişiyor?

New York Times, Ankara'nın NATO zirvesini Türkiye'nin yükselen bir güç statüsünü sergilemek için kullandığını yazdı. Gazete, Ben Hubbard'ın bir düzine NATO ülkesi yetkilisiyle yaptığı görüşmelere dayanarak, küresel gelişmelerin Türkiye'ye yeni bir el dağıttığını ve ülkenin değerini artırdığını aktardı. Ukrayna ve İran savaşları ile Trump'ın geri dönüşü, Türkiye'yi müttefiklerinin gözünde daha kritik bir ortak haline getirdi.

Türkiye 1952'de NATO'ya katıldı, ancak ilişkiler her zaman sorunsuz olmadı. Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alınması, bazı müttefiklerin Türkiye'yi bir ana rakibe fazla yakın görmesine yol açmıştı. Bu endişeler, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya yönelik tam ölçekli işgalinin ardından Türkiye'nin Rus petrol ve gazı almaya devam etmesiyle derinleşmişti. Ancak Türkiye'nin Karadeniz'deki denge politikası, drone üretim kapasitesi ve bölgesel diplomasi gücü, bu algıyı değiştiren faktörler oldu.

Hürriyet'in aktardığına göre, dünya basını Ankara'daki NATO zirvesinde Türkiye'nin ittifak içinde yeniden şekillenen dengelerin merkezine oturduğu yorumunu yaptı. Türkiye'nin jeopolitik konumu ve savunma stratejilerindeki dönüşüm, dünya siyasetinde dengeleri yeniden kuruyor.

Baran Dergisi'nin derlediği stratejist görüşlere göre, Türkiye'nin Batı'nın yörüngesinde dönen bir uydu konumundan sıyrılarak kendi savunma sanayisiyle, otonom dış politikasıyla ve jeopolitik vizyonuyla oyun kurucu bir mertebeye eriştiği değerlendirildi. Gümrük Birliği'nin modernizasyonunu Avrupa'ya karşı jeoekonomik bir koz olarak kullanan Türkiye, Karadeniz'deki denge politikasında da Batı başkentlerine kendi kurallarını dikte ediyor.

Ancak bu yükselişin gölgesinde eleştiriler de vardı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve yerel hak savunucuları, zirve öncesinde 200'den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. T24 editörü Buse Söğütlü ve OdaTV editörü Ceren Erdoğdu dahil gazeteciler, avukatlar ve akademisyenler gözaltında tutuluyordu. Ankara Valiliği, 28 Haziran'dan 10 Temmuz'a kadar her tür eylem ve gösteriyi yasaklamıştı. BBC Türkçe, NATO zirvesi öncesi başkentte detaylı tadilat ve temizlik çalışmaları yapıldığını, ancak aynı zamanda geniş çaplı gözaltı operasyonları yürütüldüğünü aktardı.

Sık Sorulan Sorular

NATO Ankara Zirvesi ne zaman bitti?

NATO'nun 36. Liderler Zirvesi 8 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 15.00'te NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin kapanış basın toplantısıyla resmen sona erdi. Zirve boyunca alınan kararlar Ankara Deklarasyonu olarak yayımlandı.

Trump Zelenskiy ile ne zaman görüştü?

ABD Başkanı Donald Trump, 8 Temmuz saat 14.30'da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi, askeri destek ve diplomatik çözüm arayışları ele alındı. Bu görüşme, Trump'ın zirve öncesinde Putin ile yaptığı 1 saat 25 dakikalık telefon görüşmesinin ardından geldi.

NATO savunma harcaması yüzde 5 hedefi ne demek?

2025 Lahey Zirvesi'nde kabul edilen karara göre NATO ülkeleri, 2035'e kadar GSYİH'lerinin yüzde 5'ini savunma ve savunmayla bağlantılı alanlara ayırmayı taahhüt etti. Bu tutarın yüzde 3,5'u doğrudan savunmaya, yüzde 1,5'u kışla ve demiryolu gibi altyapı harcamalarına gidiyor. Bazı müttefikler 2026'da bu hedefe ulaşmayı bekliyor.

Türkiye F-35 programına geri dönecek mi?

Trump'ın Ankara'da Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne ilişkin bir açıklama yapması bekleniyordu. New York Times'ın haberine göre Trump, Erdoğan'a Türkiye'nin programa dönebileceğini söyleyecek. Ancak Kongre'deki yasal engel, S-400 sorunu ve bazı Cumhuriyetçilerin muhalefeti süreci zorluyor. Trump'ın tam olarak ne söyleyeceği belirsizliğini koruyor.

Bu haber sizde ne uyandırdı?

Bu habere sor

Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.

Kör Nokta Analizi

Kör Nokta· Sağ medya az yer verdi

Bu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.

  • Sol%25
  • Merkez%63
  • Sağ%12

Bu haber 8 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 2, merkez 5, sağ 1). Sağ cenahı görece az yer verdi.

Tüm kaynakları ve kör nokta detayını gör

Yorumlar

(0)

İlk yorumu siz yapın.

·

İlgili Haberler