S-400 BAE'ye Satılıyor mu? Peskov ve Fidan Açıkladı
Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400'lerin üçüncü ülkeye devri gündemde; Kremlin görüşmeleri doğruladı, F-35 ve CAATSA kapısı aralanıyor
- Türkiye'nin envanterindeki S-400 hava savunma sistemlerinin BAE veya Katar'a satılması için Rusya'nın onayı bekleniyor.
- Kremlin Sözcüsü Peskov görüşmeleri doğrularken, Dışişleri Bakanı Fidan Rusya'nın sürece dahil olması gerektiğini belirtti.
- Gelişme, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35'lerin Türkiye'ye dönmesi yolunu açabilir.
Türkiye'nin Rusya'dan tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılması gündemde. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Türkiye ile S-400'lerin olası yeniden satışı konusunda görüşmeler yapıldığını doğruladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Rusya'nın da sürecin bir parçası olması gerektiğini ifade etti. Söz konusu ülkenin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) veya Katar olacağı öne sürülüyor.
Gelişme, Ankara'da düzenlenen 2026 NATO Liderler Zirvesi sonrası hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın F-35'ler için olumlu mesajlar vermesinin ardından, S-400'lerin Türkiye dışına çıkması formülü masaya yatırıldı. Bu adım, Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve parası ödenen altı F-35 uçağının teslimatı için kritik öneme sahip.
Öne Çıkanlar
- Kremlin Sözcüsü Peskov, S-400'lerin üçüncü ülkeye satışı konusunda Türkiye ile görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya'nın görüşmelerin bir parçası olması gerektiğini, F-35 sürecinde çözümün yakın olduğunu belirtti.
- S-400'lerin hiç kullanılmadan BAE veya Katar'a satılması bekleniyor; sistem Ankara Mürted Hava Üssü'nde konuşlandırılmıştı.
- Türkiye'nin parasını ödediği 6 F-35 uçağı yıllardır ABD'de depoda bekletiliyor; bedeli 1,4 milyar dolar.
- CAATSA yaptırımlarının kalıcı olarak kaldırılması için Kongre'den yasal değişiklik veya Başkan'ın muafiyet yetkisi gerekiyor.
S-400'ler Neden Satılıyor?
Türkiye, 2017 yılında Rusya ile yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde S-400 hava savunma sistemi anlaşması imzalamıştı. Sistemin ilk ekipmanları 12 Temmuz 2019'da Ankara'ya ulaşmış, Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda konuşlandırılmıştı. Ancak bu tedarik, Türkiye-ABD ilişkilerinde derin bir krize yol açtı.
ABD, NATO üyesi Türkiye'nin Rusya'dan stratejik bir hava savunma sistemi almasının ittifakın ortak güvenlik mimarisini zayıflattığını gerekçe gösterdi. Bunun üzerine Ankara, ortak üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı programından çıkarıldı ve CAATSA (Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) kapsamında yaptırımlara maruz kaldı. Savunma Sanayii Başkanlığı'nın bazı savunma sanayi ürünlerine erişimi ve finansmanı sınırlandırıldı.
Trump'ın ikinci döneminde iki ülke ilişkilerinin rayına girmesi, yaptırımların kaldırılması arayışlarını hızlandırdı. Taraflar bir süredir formüller üzerinde çalışıyordu. Yasada açık şekilde Türkiye'nin S-400'leri elinde bulundurduğu sürece yaptırımlara maruz kalacağı vurgulandığından, diplomatik kaynaklar kalıcı çözüm için S-400'lerin Türkiye dışına çıkması gerektiğini ifade etti. Böylece üçüncü ülkeye satış formülü gündeme geldi.
CNN Türk'ün haberinde, S-400'lerin hiç kullanılmadan bir Körfez ülkesine satılmasının beklendiği, söz konusu ülkenin BAE veya Katar olacağının iddialar arasında yer aldığı belirtildi. Bu formül, hem CAATSA engelini aşacak hem de F-35 yolunu açacak bir çıkış olarak değerlendiriliyor. Sistemin ambalajı bile açılmamış olması, satışın teknik olarak kolaylaştırılmasını sağlıyor.
S-400'ler Hangi Ülkeye Satılacak?
Basında öne çıkan iki aday var: Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Rusya'nın bu formüle ikna olduğunu ve sistemin BAE veya Katar'a satıldığını yazdı. İki ülke de İran savaşı sonrası hava savunma sistemlerini takviye etme arayışında.
BAE'nin envanterinde halihazırda ABD yapımı Patriot, İsrail yapımı Arrow ve Güney Kore yapımı Cheongung-II sistemleri bulunuyor. BAE'nin 2022'de tedarik ettiği 10 adet Cheongung-II bataryasının teslimat takvimini hızlandırmak istediği haberleri basına yansımıştı. İran'ın Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef alması, bu ülkelerin savunma ihtiyaçlarını yeniden değerlendirmesine yol açtı.
Ancak satışın BAE'ye yapılmasına ilişkin bir engel de var. CNN Türk'ün aktardığına göre, BAE ile iyi ilişkilere sahip olan İsrail'in satışa karşı çıkabileceği iddialar arasında. İsrail, bölgede S-400 gibi gelişmiş bir Rus sisteminin bulunmasından çekinebilir. Bu nedenle Katar'ın da alternatif olarak masada kaldığı belirtiliyor.
Karar gazetesinin haberinde ise sürecin sonuna gelindiği, ambalajı bile açılmayan S-400'lerin gideceği vurgulandı. Haberde, Trump'ın CAATSA yaptırımlarını kaldırmak için Rus füzelerini işaret etmesi sonrası S-400'lerin üçüncü bir ülkeye gönderilmesi formülü üzerinde uzlaşıldığı ve gelişmeyi Moskova'nın da doğruladığı belirtildi. Körfez ülkelerinin İran tehdidine karşı hava savunma arayışında olması, satışın alıcı tarafında da talep yaratıyor.
Kremlin Ne Diyor? Peskov Açıklaması
S-400'lerin üçüncü ülkeye satışı konusunda en kritik açıklama Kremlin'den geldi. Rusya ile Türkiye arasındaki anlaşmada yer alan son kullanıcı maddesi, sistemin başka bir ülkeye devredilmesi için Moskova'nın onayını zorunlu kılıyordu. Gözler bu nedenle Moskova'ya çevrilmişti.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, konuya ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
Bu, çok hassas bir konu. Türkiye ile bu konuda temaslarımız oldu. Türk tarafıyla bu konudaki temasları sürdüreceğiz.Peskov'un açıklaması, satış ihtimalini dışlamadığı için diplomatik kulislerde formülün masada olduğu olarak yorumlandı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise 2024 yılının sonunda konuya ilişkin farklı bir tutum sergilemişti. Lavrov, S-400'lerin Hindistan veya Pakistan'a satılması önerisine karşılık son kullanıcı sertifikası maddesine işaret ederek, tedarik edilen bir ürünün işlemeye tabi tutulmasının ilk satıcının onayını gerektirdiğini belirtmişti. Rusya'nın şimdi yeşil ışık yakması, kamuoyunda hangi taviz karşılığında gerçekleştiği sorusunu doğurdu.
Cumhuriyet gazetesinin haberinde, Rusya'nın bu adımı hangi taviz karşılığında attığının belirsizliği vurgulandı. Daha önce satışa sıcak bakmayan Moskova'nın pozisyon değişikliği, Ankara-Moskova-Washington üçgeninde yeni bir diplomatik dengenin oluştuğuna işaret ediyor. Peskov'un ifadelerindeki hassasiyet vurgusu, müzakerelerin henüz tamamlanmadığını da gösteriyor.
F-35'ler Türkiye'ye Ne Zaman Gelecek?
S-400'lerin Türkiye dışına çıkması, en çok F-35 savaş uçağı programına geri dönüş için beklenen adım. Türkiye, F-35 programının ortak üreticisiydi ve kritik parçalarını imal ediyordu. Programdan çıkarılma hem Türkiye'nin muharip hava gücünde boşluk yarattı hem de Türk savunma şirketlerinin gelir kapısını kapattı.
Türkiye'nin parasını ödediği 6 F-35 uçağı yıllardır ABD'de depoda bekletiliyor. Bu uçaklar için yaklaşık 1,4 milyar dolar harcama yapılmıştı. NATO Zirvesi'nde Trump, F-35'ler için zirvenin ilk günü Neden Türkiye'ye satmayalım ki demiş, ikinci gün ise Henüz kararımı vermedim demişti. Bu sarkaç, sürecin henüz kesinleşmediğini gösteriyor.
Bakan Fidan, The National gazetesine verdiği röportajda F-35 sürecinde çözümün yakın olduğunu belirtti. Fidan'ın CAATSA ve F-35 konusundaki açıklaması, TRT Haber canlı yayınında da gündeme geldi. Cumhuriyet'in haberine göre Fidan, ABD'nin CAATSA ve F-35 konusunda Türkiye'nin beklentisini Trump'ın da ifade ettiğini söyledi ve yakında neticeye ulaşacaklarını kaydetti.
Ancak F-35 teslimatının önünde sadece CAATSA değil, NDAA (Ulusal Savunma Yetki Yasası) engeli de var. NDAA'de Türkiye'nin F-35 alabilmesi için S-400'lere sahip olmadığına yönelik bildirim ve kanıt zorunluluğu bulunuyor. S-400'lerin satışı gerçekleşirse, bu yoruma gerek kalmadan sorunun kökten çözülmesi mümkün olacak. F-35'lerin Türkiye'ye ne zaman geleceği ise sürecin tüm adımlarının tamamlanmasına bağlı olarak aylar sürebilir.
CAATSA Yaptırımları Ne Zaman Kalkacak?
Türkiye'ye dönük CAATSA yaptırımlarının kalıcı olarak kaldırılması yasal değişiklik gerektiriyor. ABD Kongresi bunu daha önce Rusya'dan S-400 satın alan Hindistan için 2022'de yapmış ve bir yasa çıkartmıştı. Bu emsal, Türkiye için de benzer bir yasal düzenlemenin mümkün olduğunu gösteriyor.
Yaptırımların geçici bir süre için uygulanmamasının yolu ise muafiyetten geçiyor. ABD Başkanı'na tanınan bir muafiyet hakkı yetkisi var. Bu yöntem için Başkan'ın somut bilgi ve gelişmeleri içeren kapsamlı bir raporu Kongre'ye sunması gerekiyor. Raporun, Türkiye'nin S-400'leri kullanmayacağı ve Rusya ile benzer bir anlaşma yapmayacağı garantisini içermesi şart.
Bir süredir Trump'ın bu yetkisini kullanacağı beklentisi hakimdi. Ancak kalıcı çözüm için S-400'lerin fiziken Türkiye dışına çıkması gerekiyor. NTV'nin aktardığına göre Bakan Fidan, NATO Zirvesi sonrası yaptığı açıklamada bölgesel güvenlik ve savunma işbirliği konularına da değindi. Fidan, Netanyahu hükümetinin politikalarının bölge için büyük bir yük olduğunu söylerken, Türkiye-ABD savunma işbirliğinin normalleşmesinin bölge istikrarına katkı sağlayacağını vurguladı.
T24'ün haberinde, Fidan'ın S-400 konusunda Rusya'nın görüşmelerin bir parçası olması gerektiğini söylediği belirtildi. Bu açıklama, sürecin sadece Türkiye-ABD ikili ilişkisinde değil, üçlü bir diplomatik müzakere zemininde yürüdüğünü gösteriyor. ABD Başkanı'nın muafiyet yetkisini kullanması durumunda bile Kongre'de Türkiye karşıtı lobinin gücü belirsizliğini koruyor.
S-400'ler Türkiye'ye Ne Kadar Mal Oldu?
S-400'ler için Rusya ile yapılan anlaşmanın bedeli 2,5 milyar dolar olsa da bu sistemin sadece ilk partisi Türkiye'ye geldi. Dış politika analisti ve eski ticaret müşaviri Aydın Sezer, sistemin Türkiye'ye 1,25 milyar dolara mâl olduğunu belirtti. Ancak dolaylı maliyet çok daha ağır oldu.
Türkiye, F-35 programından çıkarıldı. Bu hem muharip hava gücünde boşluk yarattı hem de Türk savunma şirketlerinin gelir kapısını kapattı. Türkiye'nin 1,4 milyar dolar harcadığı 6 F-35 uçağı yıllardır ABD'de depoda bekletiliyor. CAATSA yaptırımları kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı'nın bazı savunma sanayi ürünlerine erişimi ve finansmanı sınırlandırıldı.
Emekli büyükelçi Ümit Yardım'a göre toplam maliyet on milyar dolarları buldu. Yardım, 2014-2016 yılları arasında Moskova Büyükelçiliği yapmıştı ve S-400 alımında Rusya ile olan sorunların giderilme isteğinin etkili olduğunu belirterek, ABD'ye Türkiye'nin başka seçeneklerinin de olduğu mesajı verilmek istendiğini söyledi.
| Kalem | Tutar / Durum |
|---|---|
| S-400 anlaşma bedeli (toplam) | 2,5 milyar dolar |
| Türkiye'ye mâl olan (ilk parti) | 1,25 milyar dolar |
| Ödenen 6 F-35 uçağı (depoda) | 1,4 milyar dolar |
| Tahmini toplam dolaylı maliyet | ~10 milyar dolar |
| S-400 teslim tarihi | 12 Temmuz 2019 |
| Konuşlandırma yeri | Mürted Hava Meydan K., Ankara |
| Operasyonel kullanım | Yok (NATO sistemine entegre değil) |
S-400'ler Bugüne Kadar Kullanıldı mı?
S-400'lerin operasyonel durumu, kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri. Geçtiğimiz Mart ayında İran'dan Türkiye'ye gelen füzeleri NATO sistemlerinin engellemesi üzerine S-400'ler neden kullanılmıyor sorusu gündeme gelmişti.
Millî Savunma Bakanlığı, 12 Mart'ta bu soruyu yanıtladı: Türkiye'nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğü, en uygun savunma unsurunun tehdit değerlendirmesi ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiği belirtildi. Açıklamada, Türkiye'nin NATO'nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu ve balistik füze tespit edildiğinde sistemin en uygun önleme aracını otomatik olarak seçtiği vurgulandı.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ise aynı dönemde önemli bir itirafta bulundu:
Biz S-400'ü tedarik ettikten sonra NATO sistemleri ile entegre etmeden tek başına (stand-alone) kullanma konseptimizi ABD'li muhataplarımıza bildirdik. Biz hâlâ bu fikrin en makul çözüm olduğunu değerlendiriyoruz.Bu iki açıklama, S-400'ün hem NATO sistemine entegre olmadığını hem de tek başına dahi çalışmadığını ortaya koydu.
Sistemin hiç kullanılmamış olması, satış formülünün uygulanabilirliğini kolaylaştırıyor. Karar gazetesinin de belirttiği gibi, S-400'lerin ambalajı bile açılmadan üçüncü bir ülkeye gönderilmesi planlanıyor. Bu durum, sistemin ikinci el değerinin korunmasına da yardımcı olabilir. Yedi yıldır depoda bekleyen sistemin teknik durumu hakkında resmi bir değerlendirme yapılmamış olsa da, kullanılmamış olması alıcı için cazip bir faktör.
Uzmanlar ve Muhalefet Ne Diyor?
S-400 süreci, Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın da bir yansıması oldu. CHP'li eski Washington Büyükelçisi Namık Tan, Patriot alım sürecini bizzat yürüttüğünü belirterek ABD'nin son teklifinin oldukça cazip olduğunu söyledi. Tan, teknoloji transferinde sınırlama olduğunu ancak ortak üretim ve uygun maliyet kriterlerinde ciddi öneriler getirildiğini ifade etti. Tan'a göre S-400 alımı, 2015'te düşürülen Rus uçağının bir diyeti niteliğindeydi.
CHP'de Özgür Özel'in MYK'sında yer alan emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu ise sert bir eleştiri yöneltti:
Milli güvenlik alanında durum muhakemesi yapılmadan, öngörüsüz, sonuçları hesaplanmadan ve siyasi etkiyle verilen kararların bedeli ağır olur. Kaybedilen yılların, harcanan milli kaynakların, geciken milli projelerin ve zarar gören devlet itibarının sorumluluğu üstlenilmeli, bunun hesabı Türk milletine verilmelidir.
BirGün'ün haberinde, Bakan Fidan'ın CAATSA ve F-35 konusunda yakında neticeye ulaşacaklarını söylemesi ele alındı. Haberde, iktidar kanadının S-400 alımını bir başarı olarak sunarken, muhalefetin bunu stratejik bir hata olarak gördüğü belirtildi. A Haber köşe yazarı Melih Altınok ise NATO Zirvesi'nde CAATSA yaptırımları ve F-35'lerle ilgili pozitif mesajlar verilmesinin ardından S-400'ler konusunun yeniden gündeme geldiğini yazdı.
Sabah gazetesinde de aynı yazar, S-400'lerin Türkiye'ye zaman kazandırdığını savundu. İktidara yakın çevreler, S-400 alımının Türkiye'ye bağımsız dış politika yürütme konusunda manevra alanı açtığını öne sürerken, muhalif çevreler sistemin kullanılmamasının bu tezi çürüttüğünü belirtiyor. Rusya'nın satışa yeşil ışık yakması ise her iki cenahın da beklemediği bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sürecin Geçmişi ve Bundan Sonra Ne Olacak?
S-400 krizinin kökleri 2013'lere dayanıyor. Türkiye, o dönem Çin'den hava savunma sistemi almayı düşündü ancak NATO baskısıyla vazgeçti. ABD'den Patriot talep etti ancak ortak üretim ve teknoloji transferi talepleri karşılanmadı. 2017'de Rusya ile anlaşma imzalandı ve 2019'da teslimat gerçekleşti. Aradan geçen yedi yılda sistem hiç kullanılmadı.
Geçmişte S-400'lerin akıbetine ilişkin çeşitli iddialar gündeme gelmişti. Ukrayna savaşında bu sisteme ihtiyaç duyan Rusya'ya iade edilmesi, KKTC'ye yerleştirilmesi ve Suriye'ye satılması gibi senaryolar tartışılmıştı. Ancak hiçbiri somut bir adıma dönüşmedi. Şimdi ise BAE veya Katar'a satış formülü, en somut adım olarak öne çıkıyor.
Sürecin bundan sonraki aşamaları şöyle işleyebilir: Önce Rusya'nın resmi onayı gelecek, ardından S-400'ler Türkiye'den taşınacak. Bu adımdan sonra Trump, CAATSA muafiyet yetkisini kullanarak Kongre'ye rapor sunacak. Eğer Kongre itiraz etmezse yaptırımlar kalkacak ve F-35 teslimat süreci başlayacak. Tüm bu adımların aylar alması bekleniyor.
Ancak belirsizlikler de var. Rusya'nın hangi taviz karşılığında onay verdiği net değil. Kongre'de Türkiye karşıtı lobinin gücü hâlâ önemli bir faktör. Ayrıca İsrail'in BAE'ye S-400 satışına karşı çıkması, alternatif ülke arayışını gündeme getirebilir. Süreç, diplomatik müzakerelerin hızına ve üç tarafın da uzlaşısına bağlı olarak şekillenecek.
Sık Sorulan Sorular
S-400'ler BAE'ye satılırsa ne olur?
S-400'lerin Türkiye dışına çıkması, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için önündeki en büyük engeli ortadan kaldırır. Bu adım, Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesi ve parası ödenen altı uçağın teslim alınması yolunu açar. Ayrıca savunma sanayii erişim kısıtlamaları da kalkabilir.
Rusya S-400 satışına neden onay veriyor?
Rusya, S-400 anlaşmasındaki son kullanıcı maddesi gereği satışa onay verme yetkisine sahip. Daha önce bu onayı vermeyen Moskova'nın pozisyon değiştirmesinin arkasında hangi taviz olduğu kamuoyunda tartışılıyor. Kremlin, konuyu son derece hassas olarak nitelendiriyor ve görüşmelerin devam ettiğini belirtiyor.
Türkiye'nin ödediği F-35'ler ne durumda?
Türkiye'nin yaklaşık 1,4 milyar dolar ödediği 6 F-35 uçağı, yıllardır ABD'de depoda bekletiliyor. Trump, NATO Zirvesi'nde F-35'ler için olumlu mesajlar verdi ancak kesin kararını vermedi. S-400'lerin satılması halinde F-35 teslimat sürecinin başlaması bekleniyor.
S-400'ler hiç kullanıldı mı?
Hayır. S-400'ler, NATO sistemlerine entegre edilmedi ve tek başına da çalıştırılmadı. Mart 2026'da İran füzelerine karşı NATO sistemleri devreye girdi, S-400 kullanılmadı. Millî Savunma Bakanı Güler, sistemin stand-alone kullanım konseptini ABD'ye bildirdiklerini açıklamıştı.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sağ medya az yer verdiBu konu 8 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%50
- Merkez%25
- Sağ%25
Bu haber 8 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 4, merkez 2, sağ 2). Sağ cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Rusya'dan Türkiye'nin kullanmadığı S-400'ün satışına yeşil ışık: Neyin karşılığında olacak?
CumhuriyetBakan Fidan'dan S-400 açıklaması: Rusya da görüşmelerin bir parçası olmalı
T24Hakan Fidan'dan CAATSA ve F-35 açıklaması: Yakında neticeye ulaşacağız
BirGünBakan Fidan'dan CAATSA yaptırımları ve F-110 motoru açıklaması
Cumhuriyet
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma