S-400 Satışına Kremlin Yeşil Işık: F-35'lerin Yolu Açılıyor mu?
Rusya, Türkiye'nin kullanmadığı S-400'lerin üçüncü ülkeye satışına onay verdi; depodaki 6 F-35 ve CAATSA yaptırımları gündemde
- Kremlin Sözcüsü Peskov, Türkiye'nin envanterindeki S-400'lerin yeniden satışı konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.
- Sistemin BAE veya Katar'a satılması halinde ABD'nin CAATSA ve NDAA engelleri aşılabilir, depoda bekleyen 6 F-35 uçağı Türkiye'ye teslim edilebilir.
- S-400'ün Türkiye'ye dolaylı maliyeti 10 milyar doları buldu.
Türkiye'nin 2019'da Rusya'dan aldığı ve halihazırda kullanmadığı S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satılması konusunda Kremlin yeşil ışık yaktı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, S-400'lerin olası yeniden satışı konusunda Türkiye ile görüşmelerin devam ettiğini resmen doğruladı. Bu gelişme, NATO Zirvesi'nde ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye F-35 satışı konusunda olumlu konuşmasının ardından geldi.
S-400'lerin satışı gerçekleşirse, ABD'nin CAATSA yaptırımları ve NDAA yasasının önündeki en büyük engel kalkacak. Türkiye'nin 1,4 milyar dolar ödediği ve ABD'de depoda bekleyen 6 F-35 uçağının teslim edilmesi gündeme gelebilir. Ancak sistemin Türkiye'ye toplam dolaylı maliyetinin 10 milyar doları bulduğu belirtiliyor.
Öne Çıkanlar
- Kremlin Sözcüsü Peskov, S-400'lerin yeniden satışı konusunda Türkiye ile görüşmelerin sürdüğünü resmen doğruladı.
- Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, sistemin Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar'a satıldığını yazdı.
- Türkiye'nin 1,4 milyar dolar harcadığı 6 F-35 uçağı yıllardır ABD'de depoda bekletiliyor.
- S-400'ün Türkiye'ye dolaylı maliyeti CAATSA yaptırımlarıyla birlikte 10 milyar dolara ulaştı.
- ABD'nin NDAA yasası, Türkiye'nin F-35 alabilmesi için S-400'lere sahip olmadığına dair kanıt zorunlu kılıyor.
S-400 Satışı Ne Zaman Gündeme Geldi?
S-400'lerin üçüncü ülkeye satılması fikri, Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sonrasında öne çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, zirvenin ilk günü F-35'ler için 'Neden Türkiye'ye satmayalım ki' derken, ikinci gün 'Henüz kararımı vermedim' ifadelerini kullandı. Trump'ın bu olumlu sözlerinin ardından, ABD mevzuatındaki engellerin nasıl aşılacağı sorusu gündeme geldi.
ABD'nin CAATSA (Countering America's Adversaries Through Sanctions Act) ve NDAA (National Defense Authorization Act) yasaları, Türkiye'nin F-35'leri tedarik etmesine engel oluşturuyor. CAATSA'nın kaldırılması konusunda Trump'ın daha fazla inisiyatifi bulunsa da, NDAA'de Türkiye'nin F-35 alabilmesi için S-400'lere sahip olmadığına yönelik bildirim ve kanıt zorunluluğu yer alıyor. S-400'lerin satışı gerçekleşirse, bu kanıt gereksinimi doğal olarak karşılanmış olacak.
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, köşe yazısında Rusya'nın bu formüle ikna olduğunu ve sistemin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ya da Katar'a satıldığını ifade etti. Bunun üzerine Ankara kulisleri hareketlendi ve ilk resmi açıklama Kremlin'den geldi. Peskov, konuyu 'süper hassas' olarak nitelendirerek görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise TRT Haber yayınına konuk oldu ancak kendisine bu konu sorulmadı.
T24'in aktardığına göre Dışişleri kaynakları, F-35 programına tam olarak geri dönmekten farklı olarak, depoda tutulan 6 adet uçağın Türkiye'ye getirilebileceğini belirtti. Bu, programın tümüne geri dönüş değil, Türkiye'nin halihazırda ödediği uçakların teslimi anlamına geliyor. Habertürk'ün manşetlerinde ise 'Dışişleri Bakanı Fidan'dan F-35 ve CAATSA Açıklaması' ifadesi yer aldı.
S-400 Ne Kadara Mal Oldu?
Türkiye, S-400 hava savunma sistemi için Rusya ile 2017 yılında 2,5 milyar dolar karşılığında anlaşma imzaladı. Sistemin ilk parçaları 12 Temmuz 2019'da Ankara'ya ulaştı. Ancak anlaşmanın bedeli 2,5 milyar dolar olsa da, sistemin sadece ilk partisi Türkiye'ye geldi. Dış politika analisti ve eski ticaret müşaviri Aydın Sezer, sistemin Türkiye'ye fiilen 1,25 milyar dolara mâl olduğunu belirtti.
S-400'lerin Türkiye'ye dolaylı maliyeti ise çok daha ağır oldu. Türkiye, ortak üreticisi olduğu ve kritik parçalarını imal ettiği F-35 programından çıkarıldı. Bu hem Türkiye'nin muharip hava gücünde boşluk yarattı hem de Türk savunma şirketlerinin önemli bir gelir kapısını kapattı. Türkiye'nin 1,4 milyar dolar harcadığı 6 F-35 uçağı yıllardır ABD'de depoda bekletiliyor. CAATSA yaptırımları kapsamında Türkiye'ye ek maliyetler yüklendi.
Emekli büyükelçi Ümit Yardım'a göre S-400'lerin Türkiye'ye toplam maliyeti 10 milyar dolarları buldu. Bu rakam, sistemin doğrudan alım bedelinin yanı sıra F-35 programından çıkışın yarattığı kaybı, Türk savunma sanayisinin uğradığı gelir kaybını, CAATSA yaptırımlarının etkisini ve muharip hava gücündeki boşluğun dolması için gereken ek harcamaları kapsıyor. CHP MYK üyesi emekli tümamiral Yankı Bağcıoğlu, 'Milli güvenlik alanında durum muhakemesi yapılmadan, öngörüsüz, sonuçları hesaplanmadan ve siyasi etkiyle verilen kararların bedeli ağır olur' dedi.
BirGün gazetesi, konuyu 'Putin istedi aldı, Trump istedi satıyor: Stratejik sefalette sıra S-400 sistemine geldi' başlığıyla manşete taşırken, Cumhuriyet gazetesi ise 'Neyin karşılığında olacak?' sorusunu gündeme getirdi. Daha önce bu satışa sıcak bakmayan Rusya'nın hangi taviz karşılığında bu adımı attığı kamuoyunda merak konusu oldu.
S-400 Neden Alınmıştı?
Türkiye, S-400 alımının gerekçesi olarak 'Amerikan Patriot sistemi bize satılmadı' söylemine başvurmuştu. Ancak 2010 ile 2014 yılları arasında Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olan CHP'li Namık Tan, Patriot alım sürecini yakından takip ettiğini belirterek önemli bir itirafta bulundu. Tan, 'Bizim temel kriterlerimiz ortak üretim, teknoloji transferi ve uygun maliyetti. ABD tarafının Patriot için sunduğu son teklif oldukça cazipti. Teknoloji transferi konusunda sınırlama olduğunu açıkça söylediler ama diğer iki kriteri karşılamak için ciddi öneriler getirdiler' dedi.
Tan, S-400 alımının 2015'te düşürülen Rus uçağının bir diyeti olduğunu öne sürdü. Ankara'nın ABD'den talep ettiği teknoloji transferi ve ortak üretim, S-400'de de gerçekleşmedi. Rusya'nın son kullanıcı sertifikası şartı nedeniyle Türkiye, sistemi istediği gibi modifiye edemez veya başka bir ülkeye transfer edemezdi. Bu durum, sistemin bir stratejik yük haline gelmesine yol açtı.
2014 ile 2016 yılları arasında Moskova Büyükelçiliği yapan Ümit Yardım da benzer şekilde, S-400 alımında Rusya ile olan sorunların giderilme isteğinin etkili olduğunu belirterek, 'Ayrıca, ABD'ye Türkiye'nin başka seçeneklerinin de olduğu mesajı verilmek istendi' demişti. Kimi emekli diplomatlar ise bu satın alımda 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin payı olduğunu ileri sürdü. Sistemin Batı destekli olası bir darbe girişiminde 'Saray'ı korumak için' alındığı iddia edildi. Bu iddialar resmi olarak doğrulanmadı, ancak S-400'ün aktif olarak kullanılmaması bu spekülasyonları besledi.
Cumhuriyet gazetesinin derlediği bilgilere göre, S-400 alım sürecinde Türkiye'nin NATO müttefikleriyle istişarede bulunmaması ve sistemin NATO radarlarıyla entegre edilememesi, başından beri eleştirilen noktalar oldu. Türkiye'nin bir NATO üyesi olarak Rusya'dan stratejik bir hava savunma sistemi alması, ittifak içinde güven sorunu yarattı ve ABD ile ilişkilerde derin bir krize yol açtı.
S-400 Aktif Olarak Kullanılıyor mu?
Kısa cevap: Hayır. S-400 sistemi ne NATO'nun entegre hava savunma sistemine bağlandı ne de tek başına (stand-alone) olarak aktif edildi. Geçtiğimiz Mart ayında İran'dan Türkiye'ye gelen füzeleri NATO sistemlerinin engellemesi üzerine kamuoyunda 'S-400'ler neden kullanılmıyor?' sorusu doğdu. Millî Savunma Bakanlığı, 12 Mart'ta bu soruyu yanıtlamak zorunda kaldı.
Bakanlık açıklamasında, Türkiye'nin NATO'nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğunu ve bir balistik füze tespit edildiğinde sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlediğini belirtti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ise aynı dönemde, 'Biz S-400'ü tedarik ettikten sonra NATO sistemleri ile entegre etmeden tek başına (stand-alone) kullanma konseptimizi ABD'li muhataplarımıza bildirdik. Biz hâlâ bu fikrin en makul çözüm olduğunu değerlendiriyoruz' açıklamasını yaptı.
Bu iki açıklama, S-400'ün hem NATO sistemine entegre olmadığını hem de tek başına dahi çalışmadığını ortaya koydu. Sistem, Ankara'da bir depoda veya sabit bir konumda bekletiliyor. İran'ın füze saldırılarında NATO sistemleri devreye girerken, Türkiye'nin 2,5 milyar dolar ödediği S-400'ler sessiz kaldı. Bu durum, muhalefet tarafından sürekli gündeme getirildi ve 'kullanılmayan bir sisteme milyarlarca dolar harcandığı' eleştirisi yapıldı.
S-400'lerin aktif edilmemesinin bir nedeni de ABD'nin baskısı. Sistemin NATO radarlarıyla entegre edilmesi, Rusya'nın S-400'ün radar imzasını öğrenmesi riskini doğuruyor. Bu nedenle ABD, sistemin NATO sistemine bağlanmasına şiddetle karşı çıktı. Türkiye ise sistemi tek başına kullanma konseptini savundu, ancak bunu da fiilen hayata geçirmemiş oldu. Sonuç olarak S-400, Türkiye'nin envanterinde 'kullanılmayan bir varlık' olarak kaldı.
F-35 Programına Geri Dönüş Mümkün mü?
Trump'ın NATO Zirvesi'ndeki açıklamaları, F-35 programına geri dönüş umutlarını yeniden canlandırdı. Ancak süreç teknik olarak karmaşık. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda Trump'ın yetkileri daha geniş. Ancak NDAA yasasında, Türkiye'nin F-35 alabilmesi için S-400'lere sahip olmadığına yönelik bildirim ve buna ilişkin kanıt zorunluluğu bulunuyor. Trump'ın olumlu sözlerinden sonra, NDAA'in 'yorum yoluyla' aşılabileceği iddiası gündeme gelmişti.
Ancak S-400'lerin satışı gerçekleşirse, bu 'yoruma' gerek kalmayacak. Çünkü Türkiye fiilen S-400'lerden kurtulmuş olacak ve NDAA'nın aranan koşulu doğal olarak sağlanacak. T24'in aktardığına göre Dışişleri kaynakları, F-35 programına tam olarak geri dönmekten farklı olarak, depoda tutulan 6 adet uçağın Türkiye'ye getirilebileceğini belirtti. Bu, yeni F-35 siparişi anlamına gelmiyor; sadece Türkiye'nin halihazırda üretimine katkı sağladığı ve ödeme yaptığı uçakların teslimi anlamına geliyor.
Türkiye, F-35 programından çıkarılmadan önce uçağın gövde üretiminde önemli bir rol üstleniyordu. Türk savunma şirketleri, F-35'in çeşitli parçalarını imal ediyordu. Türkiye'nin programdan çıkarılması, bu şirketlerin gelir kaybına uğramasına ve Türk savunma sanayisinin beşinci nesil savaş uçağı teknolojisinden mahrum kalmasına yol açtı. Türkiye'nin yerine bu üretim başka ülkelere devredildi.
Habertürk'ün haber bülteninde 'Dışişleri Bakanı Fidan'dan F-35 ve CAATSA Açıklaması' ifadesi yer alırken, İsrail basınında Türkiye'ye F-35 satışından endişe edildiği belirtiliyor. İsrail ve Yunan lobisinin ABD Kongresi'nde Türkiye'nin F-35 almasına karşı lobi faaliyeti yürüttüğü bildirildi. Bu durum, sürecin sadece S-400 satışına bağlı kalmayıp Kongre'deki siyasi dengelere de bağlı olduğunu gösteriyor.
Rusya'nın Pozisyonu Ne?
Rusya, S-400 anlaşmasında 'Son kullanıcı Türkiye'dir' ifadesinin bulunduğunu ve bunun altını çizdiğini sürekli vurguladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'a 2024 yılının sonunda, 'Türkiye'deki S-400'lerin Hindistan'a ya da Pakistan'a satılması önerildi. Bu satışa Rusya nasıl bakar?' sorusu sorulmuştu. Lavrov, 'Silah satış sözleşmelerimizin her birinde son kullanıcı sertifikasına ilişkin bir madde bulunmaktadır. Tedarik edilen bir ürünün bir işleme tabi tutulması, ilk satıcının onayını gerektirir' yanıtını vermişti.
Lavrov geçtiğimiz yılın sonunda da Türkiye'nin bu sistemle ilgili atacağı adımlarda Rusya'ya yükümlülüğü bulunduğunu kaydetmişti. Ancak şu anda Kremlin'in tutumu değişti. Peskov'un 'görüşmeler devam edecek' açıklaması, Rusya'nın satış olasılığını dışlamadığını gösteriyor. Peki Rusya ne karşılığında bu adımı attı? Kamuoyunda bu sorunun cevabı henüz net değil.
Bazı analistler, Rusya'nın Türkiye'den Suriye veya Ukrayna politikalarında destek beklediğini öne sürüyor. Diğer bir görüş ise, Rusya'nın Türkiye ile ticari ilişkilerinde avantaj elde etmeyi hedeflediği yönünde. Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akımı doğal gaz boru hattı ve savunma sanayii işbirliği gibi büyük projeler, Rusya'nın Türkiye üzerindeki etkisini sürdürmesini sağlıyor. S-400 satışına onay vermenin, bu ilişkilerde yeni bir pazarlık unsuru yaratabileceği değerlendiriliyor.
Cumhuriyet gazetesi, 'Daha önce bu satışa sıcak bakmayan Rusya'nın hangi taviz karşılığında bu adımı attığı' sorusunu gündeme getirirken, BirGün gazetesi durumu 'Putin istedi aldı, Trump istedi satıyor' sözleriyle özetledi. Her iki yayın da, S-400 meselesinin Türkiye'nin stratejik özerkliği açısından ne kadar maliyetli olduğunu vurguladı.
| Kalem | Tutar / Durum |
|---|---|
| S-400 alım anlaşması (2017) | 2,5 milyar dolar |
| Türkiye'ye fiilen mâl olan (ilk parti) | 1,25 milyar dolar |
| Depodaki 6 F-35 uçağı | 1,4 milyar dolar |
| Toplam dolaylı maliyet (Ümit Yardım) | ~10 milyar dolar |
| S-400 aktif kullanım durumu | Hayır (ne NATO'ya entegre, ne stand-alone) |
| CAATSA yaptırımları | Uygulandı |
| F-35 programından çıkış | 2019 |
| Sistemin Türkiye'ye varış tarihi | 12 Temmuz 2019 |
Türkiye'nin S-400 ve F-35 Geçmişi Nasıl?
Türkiye'nin S-400 ve F-35 serüveni, 2010'ların başına dayanıyor. Türkiye, uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi ihtiyacı için önce ABD ile Patriot müzakereleri yürüttü. Ancak ABD'nin teknoloji transferi konusundaki çekincesi ve ortak üretim şartlarının karşılanmaması, Türkiye'yi alternatif arayışına itti. 2015'te Rus uçağının düşürülmesi sonrası Türkiye-Rusya ilişkilerinin normalleşmesi sürecinde S-400 konusu hızla gündeme geldi.
2017'de imzalanan anlaşma, NATO içinde şok etkisi yarattı. ABD, bir NATO üyesinin Rusya'dan stratejik savunma sistemi almasını 'ittifak güvenliğine tehdit' olarak nitelendirdi. 2019'da sistemin Türkiye'ye teslim edilmesinin ardından ABD, Türkiye'yi F-35 programından çıkardı ve CAATSA yaptırımlarını devreye soktu. Bu, NATO tarihinde bir üyenin başka bir üyeye uyguladığı en ağır yaptırımlardan biri oldu.
S-400 alımı, Türkiye'nin savunma sanayiinde de derin izler bıraktı. Türkiye, F-35 programında 100'den fazla parçanın üretimini üstleniyordu. Programdan çıkış, Türk şirketlerinin beşinci nesil savaş uçağı ekosisteminden kopmasına yol açtı. Türkiye, bu boşluğu TUSAŞ'ın KAAN milli muharip uçağı projesiyle doldurmaya çalışıyor, ancak KAAN'ın seri üretimi ve operasyonel hale gelmesi yıllar alacak.
Geçtiğimiz aylarda İran'ın Türkiye'ye yönelik füze saldırılarında NATO sistemlerinin devreye girmesi ve S-400'lerin kullanılmaması, kamuoyunda sistemin gerekliliğini sorgulattı. Millî Savunma Bakanlığı'nın açıklamaları, sistemin fiilen kullanılmadığını teyit ederken, muhalefet 'Milyarlarca dolar ödenen bir sistemin neden kullanılmadığı' sorusunu gündeme getirdi. Bu sorgulama, S-400'lerin satılması fikrinin toplumda daha az dirençle karşılanmasına zemin hazırladı.
Cumhuriyet gazetesinin aktardığına göre Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov: 'Rusya ve Türkiye, Ankara'nın envanterinde bulunan S-400'lerin olası yeniden satışı konusunda görüşmeler yaptı. Bu sistemlerin satış olasılığı süper hassas bir konu. Türkiye ile bu konuda görüşmeler devam edecek.'
Bundan Sonra Ne Olacak?
S-400 satışı gerçekleşirse, süreç birkaç aşamada ilerleyebilir. İlk olarak, Türkiye ve Rusya arasında satışın teknik detayları ve son kullanıcı sertifikası konusu netleştirilecek. Sistemin BAE veya Katar'a transfer edilmesi bekleniyor. Ardından, ABD'nin NDAA ve CAATSA engellerinin aşılması için Kongre'de süreç başlatılacak. Trump'ın olumlu tavrı bu süreci hızlandırabilir, ancak Kongre'deki İsrail ve Yunan lobisi karşı çıkabilir.
İkinci aşamada, depoda bekleyen 6 F-35 uçağının Türkiye'ye teslim edilmesi gündeme gelecek. Bu uçaklar Türkiye tarafından halihazırda ödendi ve üretimine katkı sağlandı. Ancak uçakların yazılım güncellemeleri ve Türkiye'nin F-35 altyapısının yeniden kurulması zaman alacak. Türkiye'nin F-35 pilot eğitimi ve bakım altyapısı, programdan çıkarılma sonrası durdurulmuştu.
Üçüncü aşamada, Türkiye'nin F-35 programına tam üye olarak geri dönüp dönmeyeceği sorusu gündeme gelecek. Bu, yeni F-35 siparişi anlamına geliyor ve Kongre onayı gerektiriyor. Dışişleri kaynakları, şu an için tam programa dönüş değil, sadece depodaki uçakların tesliminin gündemde olduğunu belirtti. Ancak Türkiye'nin hava kuvvetlerindeki F-4'lerin emeklilik yaşına gelmesi ve F-16 filosunun yaşlanması, yeni nesil savaş uçağı ihtiyacını acil hale getiriyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CNN Türk yayınında 'Terörsüz Türkiye' sürecinin önemli bir eşik olduğunu ve bu sorunun çözülmesiyle Türkiye'nin büyük bir seviye atlayacağını belirtti. Benzer şekilde, S-400 ve F-35 meselesinin çözülmesi de Türkiye'nin savunma ve dış politika açısından bir dönüm noktası olabilir. Ancak sürecin pürüzsüz ilerleyeceği garanti değil; Rusya'nın talepleri, ABD Kongresi'nin tutumu ve bölgesel dengeler, sonucu şekillendirecek faktörler arasında.
Sık Sorulan Sorular
S-400'ler hangi ülkeye satılacak?
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'ye göre sistem Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar'a satılıyor. Kremlin ise görüşmelerin devam ettiğini doğruladı ancak hedef ülkeyi açıklamadı. Satışın teknik detayları ve son kullanıcı sertifikası süreci Rusya ile görüşülüyor.
Türkiye F-35'leri ne zaman alabilir?
S-400'lerin satışının tamamlanmasının ardından ABD'nin NDAA ve CAATSA engelleri aşılabilir. Depoda bekleyen 6 F-35 uçağının teslimi öncelikli gündem. Dışişleri kaynakları, tam programa dönüşten ziyade bu uçakların teslimine odaklanıldığını belirtti. Sürecin ne kadar süreceği henüz net değil.
S-400'ler şu anda kullanılıyor mu?
Hayır. Millî Savunma Bakanlığı ve Bakan Yaşar Güler'in açıklamaları, S-400'ün ne NATO sistemine entegre edildiğini ne de tek başına (stand-alone) kullanıldığını ortaya koydu. Sistem, Mart 2026'da İran'ın füze saldırılarında dahi devreye girmedi.
S-400'lerin Türkiye'ye toplam maliyeti ne kadar?
Doğrudan alım bedeli 2,5 milyar dolar (sadece ilk parti geldi, fiili maliyet 1,25 milyar dolar). Ancak F-35 programından çıkış, CAATSA yaptırımları ve dolaylı kayıplarla birlikte toplam maliyetin 10 milyar doları bulduğu belirtiliyor.
Bu haber sizde ne uyandırdı?
…Bu habere sor
Yapay zekâ yalnızca bu haberin içeriğine dayanarak yanıtlar.
Kör Nokta Analizi
Kör Nokta· Sağ medya az yer verdiBu konu 7 farklı kaynaktan derlendi. Aşağıdaki dağılım, hangi siyasi eğilimin konuya ne ölçüde yer verdiğini gösterir.
- Sol%57
- Merkez%43
- Sağ%0
Bu haber 7 tanımlı kaynaktan derlendi (sol 4, merkez 3, sağ 0). Sağ cenahı görece az yer verdi.
Görüşlere göre kaynaklar
Rusya'dan Türkiye'nin kullanmadığı S-400'ün satışına 'yeşil ışık': Neyin karşılığında olacak?
CumhuriyetDışişleri kaynakları: Depoda tutulan 6 adet F-35 uçağı Türkiye'ye getirilebilir
T24Putin istedi aldı, Trump istedi satıyor: Stratejik sefalette sıra S-400 sistemine geldi
BirGünKremlin'den S-400 açıklaması
Sözcü
Bu görüşten kaynak yok.
Yorumlar
(0)İlk yorumu siz yapın.
Gündemi kaçırmayın
Günün özetini almak için listeye katılın.
Yakında · 2 dk okuma